Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR







ÇOCUK MERKEZLİ AİLE OLMAK
Güncelleme: 19.10.2000

Bu yazımda, SORU 31'i cevaplarken verdiğim sözü tutarak 'Çocuk Merkezli Aile' üzerinde duracağım. Yirmi yedi yaşlarında bir anne, beş yaşındaki oğlu ile ilgili olarak şu gözlemlerde bulunmuştu:

Nerede olursak olalım her zaman o konuşmak istiyor; onu
dinlememizi istiyor; her şey onun istediği gibi gelişsin istiyor. Bu
nedenle bazan çok zor durumda kalıyorum. Bu konuda neler
yapmam gerektiğini bilemiyorum. Arkadaşlarını çok seçiyor;
bütün herkes onun etrafında pervane olsun istiyor. Olmayınca
da mutsuz oluyor, kızıyor sinirleniyor. "Benimle oynamıyorlar,"
diyor.

Sadece oğlumun olumsuz taraflarını anlatığım için üzgünüm ama
ilerde problem yaşar diye endişe ediyorum.

Bu gözlemlerden sonra, "Ne yapmamız gerek?" sorusuna soran anneye verdiğim cevapta:

"Sizin çocuk yetiştirme durumunuzun ayrıntılarını bilmiyorum; ama söylediklerinizden, sanki "çocuk merkezli bir aile" haline geldiğinizi sezdim. Çocuk merkezli aile konusunda bir makale yazmayı düşünüyorum. Lütfen yazılarımı izleyin; o makalede sizin sorunuzun cevabını bulacaksınız," demiştim. Söz verdiğim makaleyi şimdi yazıyorum.


Ait Olma - Bağımsız Olma
Her insan ait olma ve bağımsız olma gereksinmeleri ile doğar. Ait olma birlikte olma, paylaşma, yardımlaşma, hizmet etme, arkadaşlıklar, dostluklar kurma, aile oluşturma, dernekler, gruplar içinde yer alma biçiminden kendini ifade eder; kısacası bizim sosyal yönümüzü ifade eder. Bu gereksinme her normal insanda vardır.


Bağımsız olma, birey olma, istediğini yapabilme gücünü elde etme, düşüncesini ve duygularını ifade edebilme özgürlüğünü gerçekleştirme eğilimi olarak yaşama yansır ve bu gereksinme de her normal insanda vardır.

Bu iki gereksinme bireyin yaşamında ya dengeli ya da dengesiz olarak yer alır. Eğer bağımsız olma ve ait olma dengeli bir biçimde yaşamda yer alıyor ise, kişi kendi düşünce ve duygularını kaybetmeden evlilikler, dostluklar, arkadaşlıklar kurar; kendi istedikleri ile şirketin istediklerini sürekli dengeleyerek iş yaşamını sürdürür. Böyle insanlardan oluşmuş toplumlarda devlet ve vatandaş ilişkisi dengelidir; devletine seve seve vergi veren ve hizmet etmeye hazır vatandaşlar olduğu gibi; varoluşunun nedenini vatandaşına hizmet etme bilincinde bulan bir devlet vardır.


Ait olma ve bağımsız olma dengesini oluşturmuş ilişkilerde, her iki taraf da hem konuşmanın, hem dinlemenin gerekli olduğunu bilirler; birbirleriyle hem konuşurlar, hem de birbirlerini dinlerler.

Ait olma ve bağımsız birey olmanın dengesinin bozulduğu durumlarda ya ait olma baskındır ya da bağımsız olma. Ait olmanın baskın olduğu ilişkilerde kişi evliliğinde, dostluk ve arkadaşlıklarında kendi düşünce ve duygularını ifade etme olanağını bulamaz. Çalıştığı iş yerinde emir kuludur, kendi düşüncesini kimse kaale almaz. En acısı bu kişi de kendinin, duygularının ve düşüncelerinin kaale alınmasını beklemez. Böyle insanlardan oluşmuş toplumlarda devlet ve vatandaş ilişkisi de dengesizdir; vatandaş devlet için vardır, teba zihniyeti hakimdir.

Bağımsız birey olmanın baskın olduğu ilişkilerde kişi evliliğinde, dostluk ve arkadaşlıklarında sadece kendi düşünce ve duygularını ifade etmekle yetinir; karşıdakinin duygu ve düşüncesiyle ilgilenmez. Hep kendisi konuşsun ister. Çalıştığı iş yerinde kendisinden başka herkesi emir kulu olarak görür. Bu kişi devlete vergi vermek istemez, askerlik yapmak istemez, ama devletin bütün hizmetlerinden yararlanmak ister.

Çocuk Merkezli Aile'de
Çocuk merkezli ailelerde ait olma ve bağımsız birey olma dengesi çocuğun bağımsız olması yönünde bozulmuştur. Ne demek bu? Bu şu demek: Ailede herşey çocuğun isteğine göre düzenlenir, ayarlanır ve herkesin çocuğun isteği yönünde fedakarlık yapması beklenir.

Böyle bir aile ortamı içinde büyüyen çocuk normal sosyal ortamlarda, yani aile toplantılarında, oyunlarda, diğer grup faaliyetlerinde hep kendi konuşsun ve hep kendi dediği olsun ister. Bana soruyu gönderen annenin betimlemesinden böyle bir izlenim elde ettim.


Peki, Ne Yapmalı?
Peki ne yapmalı ki çocuk ait olma ve bağımsız birey olma dengesini bilerek büyüsün? Burada en önemli yön ailenin hangi değerleri aile yaşamında yaşadığı ve yaşattığıdır. Değerler bireylerin ait olma yönleriyle ilgilidir; yani, insan ilişkilerini ilgilendirir değerler. Sevgi bir değerdir ve insanların birbirleriyle ilişkilerini ilgilendirir. Hakkaniyet bir değerdir ve yine insan ilişkilerini tanımlar. Onura saygı bir değerdir ve her değer gibi bu değer de insanların birbirleriyle nasıl ilişki içinde olmaları gerektiğine yol gösterir, pusula görevi görür. Bu önemli bir konudur ve bu konuya hakkını vermek için geniş olarak tartışmak gerekir. Ben İyi Düşün Doğru Karar Ver, İçimizdeki Biz, ve Savaşçı kitaplarımda değerler ve ilkeler konusunu değişik açılardan ayrıntılı olarak tartıştım.

Ailede Nasıl Bir Yol İzleyelim?
"Peki ne yapalım, ailede nasıl bir yol izleyelim?" sorusu akla geliyor hemen. Önerim, her ana babanın kendi aileleriyle ilgili olarak hangi temel değerleri pusula olarak kabul edeceğine karar vermesi ve şimden sonra tüm davranışlarını bu değerlerle ahenk içinde yürütmesidir. Bu değerler ailenin vizyonunun temelini oluşturur. Çocuğun davranışı bu değerlere uymadığı zaman hemen bu davranışla ilgilenmek ve takip etmek gerekir. Bu davranışın hangi değeri ihlal ettiği, bu değerin aile için, yaşam için anlamının ne olduğu anlatılır. Ve bu konuda hiç taviz verilmez, hiç göz yumulmaz. Çocuk kendisine sabırla ve ısrarla anlatılan değerleri öğrenir ve onu gelişen vicdanının ögesi yapar. Çocuğun vicdanı içerikleştirdiği değerlerden oluşur. Aile vizyonunuzun temelini oluşturan değerler üzerinde ciddi olarak çalışmayı, zaman harcamayı tüm karı kocalara, ana babalara ısrarla öneririm.



Diğer yazıları için tıklayın



DC İLE İLETİŞİM DÜNYASI

DOĞAN CÜCELOĞLU'NDAN

BASAMAK TAŞLARI

CEVAPLAR

ALINTILAR

MAKALELERİ

BİBLİYOGRAFYA

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 




Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla