|

Sorular
/ Cevaplar

SORU
91: sayın doğan bey, sizin 'iyi düşün doğru karar ver'isimli
kitabınızı bazı kararları vermekte ve kendimi motivite etmekte zorlandığım
için bana bir başucu kitabı olur diye alıp okudum.Açıkçası hikaye
tarzındaki kitabınızı çok beğendim ne yazık ki sorunlarıma uygun
bir çözüm yolu bulamadım ve inanın beni bu tam bir karamsarlık çukurana
itti.Benim asıl sornum şu kendime olan güvenimi kaybetmem ve bana
bir can dostluğu gösteren bir arkadaşımın olmaması.Acaba ara sıra
yazışsak sizin için bir sorun olur mu diye sormak istemiştim hem
ben sizin için bir denek hem siz benim için bir arkadaş olmuş olursunuz.Şİmdiden
teşekkürler.Açıkçası son çarem olarak siz kaldınız.

CEVAP
91: Sevgili okurum: Bu tür çağrılar benim için önemli ama, bu
tür çağrıların çokluğu nedeniyle "evet!" demem olanaksız. Zaten
bu tür çağrıların çokluğu nedeniyle ben BRT televizyonundaki programa
başladım. Ve yine aynı nedenle kitap yazmaya devam ediyorum. Bir
insanın kendini anlaması uzun süren bir yolculuk. Bir kitap okumakla
veya bir kişiyle sohbet etmekle hemen gerçekleştirilebilecek kolay
bir süreç değil. Sürekli gözlemleyen bilinçle gözlemler yapmaya,
anlamaya, sezgi yoluyla değerlendirmeye gereksinim duyuran bir yolculuk.
Bu yolculukta benim kitaplardan İçimizdeki Çocuk, İçimizdeki
Biz, ve son kitabım Savaşçı size yardımcı olabilir umudundayım.
Eğer bu kitapları alıp okuma olanağınız varsa, bu sırayla okumanızı
öneririm. Eğer şimdi ancak bir kitap alıp okuma olanakları içinde
iseniz, o zaman, Savaşçı kitabı ile başlayabilirsiniz.
Size anlamlı bir yolculuk diliyorum. Bu yolculuk kolay değildir,
ama, yaşamınızın anlamlı olmasının da başka çaresi yoktur.

SORU 92: yasamımım
gayesı gelisim ve iyi insan duyarlı birey olmaktı.ama çevremde giderek
kötüleşen yozlaşan o kadar çok insan var ki ben bu ortamda alf (melmaklı)
gibi yabancılaşıyorum. sevgisiz bir çevreden birşeyler yaratamadım.
ne ögretmenliğimde ne de evliliğimde yaşam iksirini; coşkuyu; bulamadım.
üstelik 24 yaşındayım ama ruhum yaşadığım ölü şehir ve mış gibi
insanlarla kuruyor. mayday mayday hocam.sevgiler............

CEVAP 92: 24 yaşındasınız ve hemen hemen umudunuzu kesmiş
durumdasınız. Lütfen 91. Soruya verdiğim cevabı okuyun. Ek olarak
size söyleyeceklerim şunlar: Çevre kişinin yaşamının önemli bir
parçası ve insanı etkileyen en önemli faktör. Eğer çevreniz dediğiniz
gibi ise, o zaman sizi o yönde etkilemeye devam edecektir. Ne var
ki, siz bende kendi yaşamından pek sorumluluk almayan, çok rahatlıkla
suçu bir başkasına ve çevreye yükleyen bir insan izlenimi uyandırdınız.
Nasıl mı? Şöyle:
1- Sizi zorla mı evlendirdiler? Evliliğiniz altında yatan
bilinçten pek sorumluluk almıyorsunuz izlenimi verdiniz bana. Evliliğinizden
sorumluluk aldıktan sonra, "Ben ne gibi temel hatalar yaparak bu
evliliği kurdum ki, şimdi bu evlilik benim ruhumu kurutuyor?" sorusunu
sorabilirsiniz.
2- Aynı düşünüşü öğretmenliği seçmenizle ilgili olarak da
uyguluyorum. Sizi birisi zorla mı öğretmen yaptı, yoksa siz mi öğretmen
olmaya karar verdiniz? Eğer siz kendiniz karar verdiyseniz, öğretmenlik
mesleğinin hangi ortamda, nasıl yapıldığı ile ilgili gerçekçi bir
fikriniz var mıydı? Eğer yoksa, bunun sorumluluğunu alıyor musunuz?
Eğer varsa, şimdi kimden niçin şikayet ediyorsunuz? Sevgili okurum,
size Savaşçı kitabını okumanızı öneririm. Yoksa, tüm hayatınızın
mezarla noktalanan bir şikayetler dizisinden oluşacağından kaygılıyım.
Daha uzun yıllar var önünüzde; anlamlı ve coşkulu bir yaşamınız
olabilir. İlk adım yaşamınızın her saatinden sorumluluk almakla
başlar.

SORU 93: Sayın hocam.
Çok sevdiğim bir eşe ve bir hayata sahibim. Ancak ilişkimiz içerisinde
bazen soğukluk ve donukluk yaşayabiliyoruz. Bunun sonucu olarak
bazen bu günlerce ve haftalarca sürebiliyor. Acaba ilişkiyi her
zaman taze tutabilmek için ne yapılabilir?

CEVAP 93: İlişkilerde bu tür devreleri yaşamak çok doğal.
Bu devrelerle ilgili üç tür yaklaşım izleyebilirsiniz:
1- Bunlar yokmuş gibi davranabilirsiniz;
2- Bunlardan kurtulmaya çalışır, bir daha donukluk ve soğukluk
olsun istemezsiniz;
3- Bu devreleri birbiriniz hakkında bir öğrenme ve gelişme
fırsatı olarak görür ve değerlendirirsiniz. Genellikle bu tür soğukluklar
farklı düşünce ve duygulara sahip olduğunuz zaman, yani çatışma
durumlarında ortaya çıkar. BRT'de her pazar sabahı 10:30'da yayınlanan
Temiz Aile Temiz Gelecek - Doğan Cüceloğlu ile Sohbetler Programı
çerçevesinde, ben Ocak sonlarına doğru başlayıp, Şubat ayında iyice
içine girerek çatışma konusunu işleyeceğim. Lütfen bu konuyu dikkatle
izleyin. Orada bu soğukluk devresini yakınlaşmak için nasıl kullanabileceğinizi
anlatacağım.

SORU 94: sayın cüceloğlu(
bu beni güldürdü afedersiniz)ben 20 yaşında ve üniversite öğrencisiyim.
sanırım sadece soruları yayınlayıp kısaltıyosunuz o yüzden uzun
yazacam ki daha iyi anlaşılabileyim(ama kısa yaz derseniz o da olur).
öncelikle böle bişe yaptığınız için size teşekkür ediyorum yani
hepimizin soruları oluyo ama doğru kişiye sorabilmek çok zor. Normal
olarak arkadaşlarımda 20 yaşında (deneyimler hemen hemen aynı yani).
O yüzden bu yapmakta olduğunuz çok önemli. tabi keşke sade bu siteye
takılabilenlerle sınırlı kalmasa. Neyse sorum şu geçen sene ye kadar
hep üniversite sınawı wardı gençliğimde ama sınav bitince akademik
olmasa da hayatta bi çok şey örendim gibi gelyo ve bunların en önemliside
kendimi tanımıyor olmam galiba. belki bu gerçekten böle ya da okuduğum
kitaplardan etkileniyo olabilirim. ama ölede olmayabilir çünkü orta
okuldayken etrafımdakilere bakıp tanımaya çalışıyodum sonra dikkat
ettim ben daha kendimi tanımıyom ve wazgeçtim sonra malesef bu çok
kötü we yanlış eğitim sistemi içinde lise başlınca derslerin önemi
arttı sanki şimdi o zamana geni döndüm bu son bi sene artık sorularım
gene bana döndü.neyse kendimi tanımamın çok önemli olduğunu düşünüyorum
sade zekam (IQ) hakkında biraz bilgim war o da güvenilmez bi test
olabilir bilgisayarda yapmıştım(135 :)). yani başka mesela insanın
kendiyle ilgili herşeyi işte. belki de diyeceksiniz ki bu zamanla
olur .sen şimdi gözlemek yeri ne yaşama ya bak kendini daha iyi
anlicaksın ama zor gibi geliyo çünkü ben şu şudur diyemeyen biriyim
aklım da hep bişe war ( yani buna bilimsel gerçekler katılamaz heralde)
mesela ortada bişe war diyelim olay olabilir durum olabilir neyse
insanların bu şeyin etrafında bi küre gibi durduğu ve üstelik bu
insanların duruş mesafelerinide farklı olduğu. demek ki diyom kendime
herkez farklı bi açodan bakıyosa farklı bişe göryo yani benim tam
180 derece karşımdaki bambaşka şeyler görüyo.1 derece yanımda ki
ile çok şey paylaşsak ta bi farklı noktaları göryoz. hatta benim
yerimde kimse olamaz orda ben warım ama açı we doğrultu aynı kalsa
bile (bölümüm fizik te) arkamdaki biri daha az net ama daha çok
şey görüyo ya da ben tam göremiyom ama o rakamda olsa bile daha
çok we ayrıntılı görüyo fakat bizim çok daha önümüzdeki kadar ayrıntılı
deil o öndeki de daha az şey göryo ama.işte bütün bunlar benim kendi
doğrularım ve bakış açılarım oluşmasına engel olyo çünkü herzaman
yanlış eksik olabilirim. ayrıca olayım ne çıkar.bilmem farkındamısınız
ben farkındayım hep yazarken ''galiba, olabilir '' diyorum. işte
bundan bilerek yapmıyom ama çünkü gerçekten emin deilim bakın burda
da kafam karışıyo şimdi desem ki ben bölebiri olduğumdan bu kelimeleri
kullanıyom . ama bu düşünmeden yaptığım bişe yani bende war işte
ben bu özelliklerimi bilmek istiyom yani düşünerek yaptıklarım deil.fakat
böle biri olmamda kendimi tanımama engel olyomuş gibi geliyo{:)}.
yani dışardan nasılım hep çok merak etmişimdir kimseyede sorulmaz
ki yaw beni nası bilirsin die cewaplarda tam objektif olunamayabilir)
neyse yaa soru neydi :) ha nası olacak bu iş yani kitapcılarda yok
kendinizi tanıyın falan die kitaplar war bunlardan hangileri okunabilinir
ya da kendimi daha mı çok gözlemlemeliyim veya daha önce dediğim
gibi yaşamaya daha çok bakıp bunun kendilinden olgunlaşarak mı olmasını
beklemeli. okuduğunuz için teşekkür ediyorum. size sorular sormaya
ya da böyle başka şeyleri yazmaya dewam edecem cewap vermeseniz
bile okumanız yeterli çünkü toplum bi bireyi olarak kendimi başka
konulardanda çok tipik bi bireyi olarak görüyom( bi de nedendir
bilmem ufaklığımdan beri başarısızlıklarımda bile hep kendimi özel
görmüşümdür ama şimdi tipik diyom çünkü herkezi özel görmeye başladım
öle olmasa küre olamazdı heralde) neyse size içimden gelen saygılarımı
sunuyorum ve böle bi maillerle uraşmanın zor olduğunu düşümdünden
kolay gelsin diyorum ..saygılarımla..

CEVAP 94: Sevgili okurum, Gelişim içinde olduğunuzu;
yaşamı, kendinizi, algılamanızı, tüm süreçleri sorguladığınızı görüyorum.
Bu tutumunuz iyi ve sizi gelişmeye götürecek temel tutum bu. Bir
gözlem yapmama izin verin: İçinizden geldiği gibi yazmış, düzeltme
dahi yapmadan olduğu gibi bana yazmışsınız. Önce bir müsvedde yapsanız,
sorularınızın farkına varıp, onları tane tane yazarak benden cevap
isteseniz daha saygılı olmaz mıydı? Saygılı derken bana olan saygınızdan
söz etmiyorum; üzerinde durduğum, sizin kendi iç dünyanıza, oradaki
sorulara ve öğrenme isteğine saygı. Bana öyle geliyor ki, bu konuda
çevrenizde pek örnek görmediğiniz için, yani kendi iç dünyasına
saygılı olup, kendi gelişimini ciddiye alan büyükler görmediğiniz
için, bu tür soru sormanın doğal olduğunu sanıyorsunuz. Daha doğrusu
başka bir seçim olduğunun farkında değilsiniz. Seçim var. Sorularınız
üzerinde düşünüp taşınıp onları açık seçik bir dille ifade ederek
bana yazabilirdiniz. Bunu yapmayı bana bırakmışsınız. Farkında iseniz,
kendi iç dünyanıza göstermediğiniz saygıyı ve ciddiyeti, benim zamanıma
da göstermemişsiniz. Ama, yukarıdan belirttiğim gibi bunun farkında
değilsiniz. Kasten böyle bir davranışta bulunmuş değilsiniz. Evet,
kişinin kendini anlaması, o kişinin yaşamının temeli. Gözlemleyen
bilincinizi canlı tutarak sürekli gelişim içinde olabilirsiniz (Savaşçı
kitabımda gözlemleyen bilinci tanımlıyorum). Size, Sistem Yayıncılık'tan
çıkan Geliştiren Kitaplar Dizisi'ndeki kitapların tümünü
tavsiye ederim. Eğer okumadı iseniz, lütfen benim İnsan İnsana
ve İçimizdeki Çocuk kitaplarını da okuyun. Anlamlı bir yolculuk
içindesiniz. Sizi destekliyor ve kutluyorum. İyi yolculuklar.

SORU 95: Birkaç cümleye
sığmayacak kadar zor şartlar altında babasız bir çocukluk, ergenlik
çağında aktif ama yetersiz hayata dair yaşanan sadece 3 sene, 19
yaşta problemli evlilik 20'sinde annelik ve 30'unda kimim? Kim olabilirim
kim olarak hayata devam edicem? Zamansız yaşanmış erken ve yine
zorlu tecrübeler, sonuç; olmayan ben. Yapmak istediğim çok şey varken
kendime ait olmadığını düşündüğüm bir dünyada yok olduğumu görerek
varoluşun engebeli arayışı. YORGUNUM. Herkes gibi yaşamak istiyorum.
Psk.felsefe ilgi alanım ve kaybettirdikleri beni bulmaya çalışıyorum.
Sizin ve siz kadar değerli yazarların kitapları, psikologlar, terapiler.
KORKU;KORKU;KORKU. Soruma gelince; Bana sorulmadan verilen yaşamda
yine bana sormadan parçaladıkları ben sağlıksız ailenin küçük çocuğu
ben ne dersiniz bir gün kaybettiğim umutlarımı, ideallerimi, sevgilerimi,
en önemlisi içimdeki ufak çocuğu yakalayıp elinden tutabilir miyim?

CEVAP
95: Sevgili okurum; Lütfen Cevap 91'i okuyun. Ayrıca
Cevap 92'yi de okuyun. Eğer okumadıysanız Savaşçı
kitabını önce, daha sonra Townsend ve Cloud'un yazdıkları,
Sistem Yayıncılık'tan çıkan Sınırlar kitabını okuyun. Sizin
iki şeyi iyice öğrenmeniz gerekiyor: Sınırlar ve sorumluluk. Bunu
öğrenme fırsatı bulamamışsınız şimdiye kadar. Öğrenemediğiniz sürece
de, hayatınız böyle anlamsız, boş ve korku ile geçecektir. Bu dediklerimi
yapıp yapmama sorumluluğu sizin. Kendi hayatınızı yaşayıp yaşamama
sorumluluğu da.

ÖNEMLİ NOT: Doğan Cüceloğlu,
yoğun iş temposu nedeniye kendisine gönderilen mesajları okuyamamakta
dolayısıyla yanıtlayamamaktadır. Okurlarımıza duyururuz.
|
|