



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR
|


CY Editörü'nden
Güncelleme:
22.09.2000
KADIN VE ERKEK CİNSEL YANITLARININ FARKLARI

Kadın ve erkeğin, bedensel yapılarında ve cinsel organlarında olduğu gibi,
cinsel yanıtlarında da fizyolojik olarak benzerlikler ve
farklar vardır. Bunların her iki eş tarafından bilinmesi, daha
doyumlu cinsel birliktelikler geliştirmeye yardımcı olabilir. İnsanların
cinsel yanıtı, düzenli fizyolojik olaylar halinde oluşur.
İki insan arasında, cinsel çekim olduğunda cinsel istek ortaya
çıkar. Cinsel istek, anlık ve bireysel özelliklere göre değişerek, görme,
işitme, koku veya dokunma gibi duyusal uyaranlarla
veya düşünsel, duygusal nedenlerle ortaya çıkabilir. Kadında
da erkekte de, cinsel istek olduğunda, cinsel etkinliğe girişme
isteği ve cinsel uyarılma başlar. Cinsel uyarılma aşamasında, her
iki cinste de, kan dolaşımı ve solunum hızlanır, kas gerginliği artar,
cinsel organların duruşları değişir. Cinsel uyarılmaya istemsiz
bir refleks yanıt olarak, cinsel organlar bölgesindeki kan damarları
genişler, kanla dolar ve şişer. Bu erkekte ereksiyona yani
penisin sertleşmesine, kadında kabarma ve ıslanmaya
neden olur. Bu ıslanmayı vajina duvarlarındaki bartolin bezlerinden
salgılanan bir sıvı sağlar. Cinsel yanıtlarda kişiye ve ortama
göre değişiklikler olabilirse de, genellikle kadınların cinsel
açıdan uyarılmaları erkeklerden daha uzun sürer. Bireysel
farkların dışında, erkeklerin özellikle görsel-duyusal uyaranlara,
kadınların dokunma ve duygusal uyaranlara daha çabuk yanıt
verdiği bilinir. Erkeklerin yaşları ilerledikçe, cinsel açıdan uyarılmaları
için, daha fazla uyarana gereksinimleri olur. Örneğin, 15 yaşında
bir erkek, uzaktan cazip bir kadın gördüğünde uyarılabilir,
cinsel etkinliğe girişmeden de penisi sertleşebilir. Yirmili-otuzlu
yaşlarda cinsel uyaranlar daha tanıdıktır, aynı cinsel yanıtın oluşması
için daha uzun sevişme, daha fazla cinsel uyaran gerekebilir.
Kırklı-ellili yaşlarda, birçok erkeğin cinsel açıdan uyarılması,
penisin sertleşmesi için, doğrudan penisinin okşanması gerekir.
Bu fizyolojik değişikliğin bilinmemesi, eskisi kadar çabuk uyarılamamak,
birçok erkekte gereksiz kaygılar yaratabilir. Bu fizyolojik değişiklik,
sevişme süreleri kısa ve kadının cinsel etkinliğe katılımı düşük olan
çiftler için, önemli bir cinsel sorun da yaratabilir. Kadınlar
için durum farklıdır; deneyimsiz genç kadınlar daha uzun
zamanda uyarılırken, yaşları ve cinsel deneyimleri ilerledikçe
kendi bedenlerinin tepkilerini öğrenirler ve daha çabuk uyarılırlar.

Her iki cinste de cinsel uyarılma ilerledikçe, karın içindeki ve
cinsel organlar çevresindeki kasların ritmik kasılmaları ve buna eşlik
eden zevkli duyumlardan ibaret olan orgazm ortaya çıkar. Orgazmın
tetiğini çeken erkekte penis başı, kadında klitoristir.
Orgazm, erkekte penis tabanı ve çevresindeki kasların, kadında
klitorisle bağlantılı olan vajina girişi ve çevresindeki kasların saniyeler
boyu kasılmasıyla oluşur. Sevişme dakikalar, saatler boyu sürebilir;
orgazm bunun saniyelerle ifade edilen kısa bir bölümünü oluşturur. Orgazm
aşamasında, erkekte spermleri, erkek üreme hücrelerini taşıyan
meni boşalması olur. Kadında bu aşamada herhangi bir özel sıvı
gelmez.

Orgazmdan
sonraki çözülme aşamasında, bedensel işlevler ve cinsel organlar
uyarılma öncesindeki durumlarına geri dönerler. Bu aşamada
kadınla erkek arasında önemli bir fizyolojik farklılık vardır.
Erkeklerin boşalma sonrasında,cinsel ilgilerinin azaldığı, cinsel
olarak uyarılmak ve cinsel etkinliğe devam etmek istemedikleri,
penisin yeniden sertleşemeyeceği yanıtsız bir dönemleri vardır.
Bu yanıtsız dönem, kişiden kişiye, aynı erkek için günden güne
değişiklik gösterebilir. Birkaç dakika olabildiği gibi saatlerce
de sürebilir. Erkek cinsel işlevi konusundaki yazımda ayrıntılı olarak
anlattığım gibi, yaş ilerledikçe yanıtsız dönemin süresi de uzar.
Fizyolojik olarak kadınlarda böyle yanıtsız bir dönem yoktur.
Kadınlar orgazm olduktan sonra, cinsel ilgilerini kaybetmezler,
cinsel uyarılmaları devam edebilir, cinsel etkinliğe devam ederlerse
tekrar tekrar orgazm olabilirler. Bu fizyolojik farklılığın bilinmesi,
kadın ve erkeğin cinsel etkinlik sonrasında birbirlerinin tepkilerini
anlamalarını kolaylaştırır.
Dr. Nesrin Yetkin
|

CİNSEL
YAŞAM

CY
EDİTÖRÜ'NDEN



CİNSEL
YASALAR
YASAKLAR

SORULARINIZIN
CEVAPLARI
Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|