



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR |


CY
Editörü'nden
Güncelleme:
08. 02. 2002
Cinsellik gündemde mi?

Cinsellik temel gereksinimlerimizden biri. Ama yokluğu,
açlık, susuzluk, uykusuzluk gibi yaşamı sürdürmeye engel teşkil
etmiyor. Cinsel yoksunluk ya da cinsel doyumsuzluk halinde de yaşamayı
sürdürebiliyoruz. Mutsuz, sinirli, gergin oluyoruz, ama yaşıyoruz.

Herkesin
yaşamının belli dönemlerinde, farklı yaşam olayları, gündemde öncelik
alabilir. Toplumsal ya da kişisel olarak çok önemli bir olay bazen tüm
gündemimizi işgal edip, diğer tüm gereksinimlerimizin ertelenmesine,
yokmuş gibi gündemimizden düşmesine neden olabilir. Örneğin deprem
gibi doğal afetler, savaş, terör gibi insan ürünü felaketler, toplumda
herkesin gündemini bir süre için tamamen işgal eder.

Kişisel yaşamımızda da, kendimizin ya da yakınlarımızın hastalığı, geçici
ya da kalıcı olarak sakatlanması, ölümü, iş yoğunluğu ya da iş kaybı,
evimizle ilgili bir sorun, taşınma, yangın, hırsızlık olayları, yeni bir
bebeğin yaşamımıza girmesi gibi yalnızca bizim için önemli olan bazı olaylar,
bir süre tüm gündemimizi belirleyebilir.

Böyle dönemlerde, kişilerin gündelik yaşamı, gündemi, öncelikleri
çok değişebilir. Aynı kişi için, başka zamanlarda çok önemli olan şeyler,
öz bakım, akademik kariyer, sosyal yaşam, cinsellik, geçici olarak
önemini kaybedebilir. Böyle bir durum hemen herkes için olmuştur.
Genellikle bir süre sonra olağan yaşam koşullarına döner ya da kalıcı
değişikliklere uyum sağlarız.

Olağan dışı koşulların çok uzun sürdüğü ya da kişinin yeni koşullara
uyum sağlayamadığı durumlarda, cinsellik gündemde kaybettiği yere
bir türlü geri gelmez ve sorunlar başlar. Burada olağan yaşamın
ne zaman başladığına ilişkin kesin sınırlardan söz edemeyiz. Farklı kişilerin
yeni koşullara uyum sağlamalarında, kişisel farklılıklar olması
doğaldır. Birçok kişinin yaşadığı bir örnekten yola çıkarsak, bir bebeğin
doğumu, kadının, çiftin cinsel yaşamını mutlaka etkileyecektir.
Ama farklı çiftler için bu etkilenme çok değişik düzeylerde olabilir.
Bazı kişiler, gebelik anlaşıldığı anda cinsel yaşamlarını kısıtlarlar.

Oysa, kadın hastalıkları uzmanı tarafından özel bir yasak getirilmemişse,
cinsellik gebeliğin son ayına kadar rahatça ve bebek için herhangi
bir tehlike oluşturmadan sürdürülebilir. Bebeğin doğumunu izleyen
ilk bir-iki ayda cinsel ilişki uygun olmayabilir, ancak bazı çiftler bu
kısıtlamaları aylarca sürdürür.

Evde küçük bir bebeğin varlığı, elbette kadının da erkeğin de yaşamını
ciddi bir şekilde etkileyecektir. Bebek ağlaması, süt ya da pudra kokusu
da erotik uyaranlar olmadığına göre, çiftin bu dönemde cinsel isteğinin
pek fazla olmaması da beklenebilir. Ancak cinsellikten uzaklaşmanın aylar,
yıllar sürdüğü durumlarda, cinselliğin yeniden gündeme girmesinde
de zorluk başlar.

Olağan
koşullarda bir bebek doğumu sürecinde, en fazla doğumdan önce bir ay ve
doğumdan sonra 2 ay, cinsel yaşamın kısıtlanması gerekir. Oysa bazı çiftler,
gebelik boyunca 8-9 ay, bebek doğduktan sonra da 1 yılı aşkın bir zaman
cinsel yaşamlarını kısıtlarlar. Bir çift 3 ay yerine 3 yıl cinselliği
rafa kaldırdığında, yeniden 'olağan' cinsel yaşamın başlaması da
sancılı olur.

Peki uzun bir aradan sonra, cinselliği yeniden gündemimize sokmak için
neler yapabiliriz?

Kendiliğinden cinsel istek duymayı beklemeden, eskiden kendimize
ve eşimize cazip geldiğini bildiğimiz, cinsel etkinliklere girişebiliriz.

Romantik ve/veya erotik ortamlar yaratabiliriz.

Gündemimizi değiştiren olaydan önceki ortam koşullarını yeniden, hiç değilse
geçici olarak sağlayabilirsek, cinsel istek duymamıza yardım edebilir.

Daha önce kullanma gereğini duymuyor olsak da, erotik öyküler okuyup,
birlikte erotik filmler izlemek, cinselliğin yeniden yaşamımıza
girmesine yardımcı olabilir.

Cinsellik üzerine düşünüp, konuşarak da bu süreci hızlandırabiliriz.

Ancak öncelikle şunu bilmeliyiz ki, uzunca bir süre gündem dışı kalan
cinselliği yeniden devreye sokmak için, çaba harcamamız ve bunu önemsememiz
gerekecektir.

Diğer yazıları için
tıklayın
|

CİNSEL
YAŞAM

CY
EDİTÖRÜ'NDEN



CİNSEL
YASALAR
YASAKLAR

SORULARINIZIN
CEVAPLARI
Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|