Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR




CY Editörü'nden                            Güncelleme: 25. 01 .2002

Cinsellik şart mıdır?

Cinsel dürtülerimiz doğuştan itibaren var. Bireysel ya da eşli cinsel etkinliklerden haz almayı hepimiz öğrenebiliriz. Herkesin cinsel haz alma biçimi de, kendisine uygun bulduğu cinsel yaşam biçimi de farklı olabilir. Haz verici cinsel eylemlerin ya da doyum sağlayan cinsel yaşam biçiminin bedelleri de olabilir. Var olan cinsel yaşamımız ya da var olduğu biçimiyle cinsel işlevimiz bize doyum sağlar ya da sağlamaz. Bunu haz verici, doyum sağlayacak biçime dönüştürebiliriz ya da değiştiremeyiz.

Sorunlarımız, doyumsuzluklarımız, bedelleri göze alamamamız sonucunda, cinselliği tümden gündemimizden çıkarabiliriz. Çünkü cinsel haz ertelenebilir, cinsel eylem seçilebilir, cinsel doyum yaşamsal bir gereklilik değildir.

Peki ama cinsellik rafa kalktığında, gündemimizden çıktığında, kişisel kaybımız nedir? Belki bunun en uygun yanıtı, yaşam kalitemizdeki düşüştür. Düzenli ve doyumlu bir cinsel yaşamın yaşam kalitemizi çok yükselttiği bilinen bir gerçek. Cinsel doyum, dünyaya bakışımızı, yaşamı algılayışımızı, karşımıza çıkan sorunları çözümlememizi, insanlarla ilişkilerimizi çok olumlu etkileyebilir.

Cinsellik şart mıdır? Herkes için, her zaman ve her koşulda gerekli midir? Elbette en kısa yanıtı, hayır...

Erişkin insan, yaşamında neyin olup, neyin olmayacağına yalnızca kendisi karar verebilir. Bu karara ne başkalarının ne de bilimin karışmaya hakkı yoktur. İnsanların iş yaşamında, mesleklerinde, akademik ilerlemelerinde, cinsel yaşamlarının ya da doyumlarının önemli bir payı olduğunu söylemek de mümkün değil.

İnsanların sosyal yaşamları, dostluk, arkadaşlık ilişkileri de cinsellik yaşasalar da yaşamasalar da çok farklı olmayabilir. Yani gerçekten istediğimiz buysa, cinselliği gündemimizden çıkararak da yaşayabiliriz. Eğer gerçekten istediğimiz buysa, zarar da görmez ve mutlu, doyumlu yaşamayı sürdürebiliriz.

Ancak, cinselliği gündeminden çıkaran ya da cinsel yaşamı olmayan kişilerin durumu genellikle bu istemli bireysel seçim haline pek uymaz. Yaşam kalitesinde düşüşü ve tüm işlevlerin olumsuz etkilenmesini yaratan da budur.

Cinsel yönelimim, toplumda dışlanmama ya da zorlanmama neden oluşturabilir, bununla başa çıkamayıp, bedelleri ödemeyi reddederim, kendimi cinsellikten soyutlarım ya da onaylanan bir cinsel yönelimim varmış ve öyle yaşıyormuş gibi yaparım.

* Biseksüelsem, eşcinsel yanımı yok sayarım, yalnızca karşı cinsle ilişki kurarım, hatta evlenebilir ve çocuk sahibi de olabilirim.

* Eşcinselsem, cinsel ilişki kurmayabilirim ya da karşı cinsle ilişki kurarmış gibi yaparım.

* İstediğim cinsel yaşam biçimini uygulama olanağım yoktur, bunu sağlamaya savaşamam, toplumsal kurallara uygun bir yaşam biçiminin içine seçerek ya da zorla itilirim.

* İstemediğim biriyle evlenirim ya da çok eşli bir yaşam istememe rağmen tek bir eşle sürekli birlikte yaşarım.

* Ekonomik ya da toplumsal nedenlerle, cinsel yaşam biçimimi benim yerime, sürekli cinsel eşim seçer.

* Cinsel işlevimden ya da var olan cinsel yaşamımdan hoşnut değilimdir, bu sorunu çözümlemek, eşimle konuşmak ya da profesyonel yardım almak yerine, cinselliği yok sayar, cinsellik çağrıştırabilecek her şeyden kaçınır ve sorunu sonsuzlaştırırım.

* Yaşım ilerlemiş ve cinsel işlevlerimde olağan fizyolojik değişiklikler olmuştur, bunları bilmem, bilen bir uzmana da danışmam, eşimle de konuşmam, onun yerine cinsellik benim için bitti derim.

Bu farklı durumlarda, aynı olan bir şey vardır: Cinsellik gündemden düşmüştür, ama aslında bu istemli bir durum değildir. Cinselliğin yerine gündeme, yaşlılık, cinsel sorun, cinsel doyumsuzluk, cinsel haz yoksunluğu oturmuştur...

İş
te yaşam kalitesini ciddi bir şekilde düşüren, insanı yaşamdan bezdiren böyle durumlardır.

Ve bu durumlarda, yanıt değişir; evet, cinsellik şarttır!

Hepimiz, cinselliği gündemimizden düşüren kaygımız ne olursa olsun, bunu değiştirebilecek bir yol bulabilir ve doyumlu, mutlu bir yaşam sürdürebiliriz.

Diğer yazıları için tıklayın


CİNSEL YAŞAM

CY EDİTÖRÜ'NDEN


CİNSEL SAĞLIK
KURULUŞLARI


LİNKLER

CİNSEL
YASALAR
YASAKLAR


SORULARINIZIN
CEVAPLARI


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla