Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR




CY Editörü'nden                            Güncelleme: 11.01.2002

Cinsel Birleşme Pozisyonları

Cinsel birleşme pozisyonları, cinsellikle ilgili konularda en fazla ilgi çeken ama hakkında en fazla yanlış bilgi olan konulardan biridir. İnsanlık tarihinin çok eski devirlerinden beri, cinsel birleşmenin birçok pozisyonu tanımlanmış ve yaygın ilgi görmüştür. Hatta Hindu dininde cinsel birleşme kutsallaştırılmış ve yüzlerce pozisyon 'Kamasutra' adlı aşk sanatı kitabında toplanmıştır. Bu kitap ve daha sonraki dönemlerde düzenlenen birçok cinsel pozisyon kitabı, yüzyıllardır yaygın okuyucu bulmaktadır. İnsanların çeşitli pozisyonlara duyduğu merak, pornografinin de en önemli varlık nedenlerinden birini oluşturur.

Buna rağmen büyük olasılıkla dünyada en yaygın kullanılan, misyoner pozisyonu da denilen, kadının altta, bacakları açık yattığı, erkeğin üstte ve hareketli olduğu, klasik birleşme pozisyonudur. Bu klasik pozisyona verilen 'misyoner pozisyonu' adı bile aslında kapalı bir cinsellik anlayışına gönderme yapmaktadır. Kadının cinsellikle ilgilenmediği, cinsel hazzının önemsenmediği, hatta pek de istenmediği, cinsel birleşmeye etkin olarak katılmasının gerekmediği bir cinsellik anlayışı. Ayrıca bu pozisyon erkeğin cinsel birleşmeyi yönetmesi ve etkin hareketleri için kolaylık sağlar. Üstelik döllenme için uygundur, yani cinselliği yalnızca üreme amacıyla hoş gören bir bakış açısı için de biçilmiş kaftandır.

Aradan geçen yüzyıllar boyunca, cinsel fizyoloji bilgileri artmış, toplumların cinselliğe bakış açılarında yavaş da olsa genişleme olmuş, farklı cinsel yaşam biçimleri görece yaygılaşmıştır. Ama tüm bu gelişmeler klasik cinsel birleşme pozisyonunda büyük bir değişim yaratmamıştır.

Erkeğin üstte olduğu cinsel birleşme pozisyonu, elbette cinsel birleşme biçimlerinden biridir ama tek seçenek değildir. Kadın cinsel fizyolojisi konusunda son 30 yılda artan bilgilerimiz, bize erkeğin üstte olduğu cinsel birleşmenin kadının orgazmı açısından en uygunsuz biçim olduğunu söylemektedir.

Kadın cinsel organlarının yapısına ve cinsel işlevlerine baktığımız zaman, kadının en duyarlı bölgesinin klitoris olduğunu ve kadın orgazmının tetiğini her zaman klitorisin çektiğini görürüz. Tüm cinsel birleşme biçimlerinde, klitoris dışarıda, doğrudan uyarıdan uzakta kalmaktadır.

Ancak kadının cinsel deneyimi arttıkça, cinsel birleşme sırasında, klitorisinin cinsel eşinin bedenine sürtünmesini sağlamayı öğrenmesi mümkündür, bu birçok kadının orgazmını çok kolaylaştırmaktadır.

Cinsel birleşme pozisyonları içinde, eş zamanlı klitoris sürtünmesini sağlamaya en uygunsuz olanı, erkeğin üstte ve kadının bedensel hareketlerinin en kısıtlı olduğu klasik pozisyondur. Aynı nedenle, kadın orgazmı açısından en uygun pozisyon kadının üstte ve hareketli olduğu durumdur.

Tabii ki bazı kadınların daha az doğrudan klitoris uyarısıyla ve daha kısa sürede orgazm olma yetisi gibi bir şansları olabilir. Ama kadınların çoğu için, cinsel birleşmenin yarattığı dolaylı uyarıyla orgazm olmak pek de mümkün değildir. Elbette üst pozisyonda olmak daha fazla bedensel hareket, yani sevişmeye daha etkin bir katılım da gerektirir.

Yaygın cinsellik anlayışına uygun olarak, kadın, kendi cinsel hazzını ve orgazmını da erkekten beklediğinde, ya da sevişme sırasında pek bir fiziksel etkinlik göstermediğinde, klitoris sürtünmesini de sağlayamayacaktır. Bu durumda, orgazm sorununun ya da doyumsuz cinsel yaşamının sorumlusu da aslında kendi cinsellik anlayışı olacaktır.

Her cinsel birleşme pozisyonunun kendisine özgü cinsel hazları vardır. Birinde çok kolay sağlanan bir haz, diğerinde olmayabilir.

En sevdiğimiz yemeği bile her gün yemediğimizi anımsayarak, cinsel ilişkilerimizi de çeşitlendirmek, cinsel yaşamımıza çok şey katabilir.

Diğer yazıları için tıklayın


CİNSEL YAŞAM

CY EDİTÖRÜ'NDEN


CİNSEL SAĞLIK
KURULUŞLARI


LİNKLER

CİNSEL
YASALAR
YASAKLAR


SORULARINIZIN
CEVAPLARI


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla