



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR |


CY
Editörü'nden Güncelleme:
14.12.2001
Cinsel
isteksizlik-2
Cinsel
istek, en karmaşık cinsel işlevlerden biridir. Cinsel isteği etkileyen
çok sayıda değişken vardır; bedensel hastalıklar, kullanılan ilaçlar,
cinselliğe karşı tutumumuz, var olan cinsellikten aldığımız keyif, genel
ruh halimiz, yaşam olayları gibi. Cinsel isteği etkileyen bu kişisel
değişkenler, genel anlamda cinsel isteği etkiler ve cinselliğin kişinin
gündemindeki yerini değiştirir.

Cinsel isteği azaltan veya arttıran en önemli değişkenlerden biri ise
ikili ilişkilerdir. Elbette herkesin cinsel dürtüleri vardır,
yaşamında hiç kimse olmadan da bireysel cinsel etkinliklerden haz alır.
Ancak cinsel isteksizlik sorunu, genellikle başka insanlarla cinsel
yaşamın paylaşılması ile ortaya çıkar.

Hemen herkesin bildiği gibi, yeni aşık olan insanların cinsel isteği
artar. İkili bir ilişkinin başlangıcında, cinsel eşin her davranışı cinsel
uyarılma yaratabilir. Bunu yaratan en önemli etken, ilişki başlangıçlarında,
o kişiyi tamamen veya büyük ölçüde olumlu algılamamızdır. Taze
bir ilişkide yalnızca olumlu şeyler olur, cinsel eşler birbirleri
için yalnızca keyif ve heyecan kaynağıdır.

İki insanın farklı kişilik özellikleri ve farklı yaşam alışkanlıkları
henüz ilişkide sorunlar yaratmaya başlamamıştır. Başlangıç dönemlerinde,
iki taraf da ilişkiye, kendine ve ötekine özen gösterir.
Oluşabilecek sorunlar genellikle çatışmaya dönüşmez. Dolayısıyla ikili
ilişkilerin başlangıç dönemlerinde, kişilerin cinsel
isteği genellikle olumlu etkilenir ve artar.

Uzun
süreli ilişkilerde, olumlu şeylerin yanı sıra olumsuz şeyler de
yaşanmaya başlar. İnsanların ilişkiye, kendilerine ve birbirlerine gösterdiği
özen genellikle azalır. Günlük yaşamda, hoş sürprizlerin
yerini kolayca hayal kırıklıkları alır. Çeşitli yaşam olaylarında
görüş farklılıkları oluşabilir, farklı kişilik özellikleri ve kişisel
alışkanlıklar belirginleşip, sürekli kavga nedeni olabilir. Sorunlar kolayca
çatışmaya dönüşebilir. Uzun süreli bir ilişkide sorun çıkmaması
neredeyse mümkün değildir.

Burada önemli olan eşlerin bu sorunları çözümleme becerileridir.
Sorunlar konuşulup çözümlendiğinde, ilişkiyi olumsuz etkilemezler. Ancak
konuşulmayan, çözümlenmeyen çatışmalar birikir ve ilişkinin birçok
boyutunu olumsuz etkilemeye başlar. Birçok insan için cinsel istek,
bu sürekli sorunlardan ve kavgalardan en çok etkilenen bölümdür.

Çok az çift, sürekli kavgalarından etkilenmeyen tek bölümün cinsel yaşamları
olduğunu söyler. Genellikle kadınlar da erkekler de, genel ilişkideki
öfke, kırgınlık, hayal kırıklığı gibi olumsuz duygularının cinsel isteklerini
de azalttığını söyler.

Cinsel ilişki özellikleri, kişilerin cinsel beceri ya da davranışları
hakkında çatışma, özellikle kişisel aşağılama içeren kavgalar
varsa, hemen herkesin cinsel isteği olumsuz etkilenir.

Cinsel
işlev bozuklukları, yarattıkları sürekli hayal kırıklığı nedeniyle
iki tarafın da cinsel isteğini azaltabilir. Ancak cinsellikle ilgisiz
sanılan birçok çatışma da, özellikle kişisel aşağılama davranışları,
cinsel isteği olumsuz etkiler. Eşlerin cinsellikle tamamen
ilgisiz görünen bir konuda, örneğin birbirlerinin aileleriyle ilişkiler
konusundaki kavgası bile, sürekli tekrarlandığında, kişide eşin gözünde
değeri olmadığı duygusunu yaratarak cinsel isteği azaltabilir.

Hemen
her konuda aldırış edilmemek, önemsenmemek, düşünülmemek, fark
edilmemek, özen gösterilmemek hayal kırıklığı yaratır. Birçok insan
için bu hayal kırıklıkları cinsel isteği olumsuz etkiler. Uzun
süreli ilişkilerde bu tekrarlayan hayal kırıklıkları ve kırgınlıklar birikir
ve kalıcı bir cinsel isteksizlik nedeni olabilir.

Sürekli
ilişkilerde karşılıklı özenin sürdürülmesi, ilişkinin her boyutu
için olduğu kadar, cinsel yaşam için de önemlidir. Belki de her eşin,
'eskiden böyle davranmazdı' diye düşünürken, ilişkinin başlangıcında kendisinin
de ne kadar farklı davrandığını hatırlaması yararlı olur.

Diğer
yazıları için tıklayın
|

CİNSEL
YAŞAM

CY
EDİTÖRÜ'NDEN



CİNSEL
YASALAR
YASAKLAR

SORULARINIZIN
CEVAPLARI
Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|