Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR




CY Editörü'nden                            Güncelleme: 31.08.2001

Cinsel tedavilerin etkileri

Günümüzde cinsel sorunların toplumda sanılandan çok daha yaygın olduğu düşünülmektedir. Bunların bir bölümü, cinsel istek, uyarılma ve orgazm bozuklukları veya vajinismus gibi hemen her tanı sisteminde ayrıntılı olarak tanımlanmış cinsel işlev bozukluklarıdır.

Cinsel işlev bozuklukları dışında, sürekli cinsel eşlerin bir bölümünün 'Cinsel ilişki sıklığına ilişkin doyumsuzluk', cinsel ilişki özelliklerinde uyuşmazlık, cinselliğin başlatılması, eşin cinsel isteğinin kabul veya reddedilmesinde beceriksizlik gibi sorunları vardır. Bazı bireylerin de kendi bedensel veya cinsel özelliklerinden hoşnutsuzluk, cinselliğin belli bazı alanlarından kaçınma, cinsel yönelimi veya cinsel yaşamı ile barışık olmama gibi sorunları vardır.

Cinsel terapistler, genellikle tanımlanmış cinsel işlev bozukluğu olgularının tedavi sonuçlarını yayınlarlar. Bunun bir nedeni insanların cinsel işlev bozukluğu nedeniyle profesyonel yardım ararken, cinsel yaşamın keyfini en az onlar kadar kaçıran diğer cinsel sorunları çözümsüz sanmasıdır. Bir diğer neden her bireyin veya her çiftin cinsel sorunlarının birbirinden çok farklı olması, bu cinsel sorunları tedavi etkinliğini ölçebilmek için, eşdeğer gruplar halinde toplamanın güçlüğüdür.

Ama cinsel tedavinin cinsel işlev bozukluklarındaki başarılı sonuçlara, diğer cinsel sorunlar konusunda da ulaştığını rahatça söyleyebiliriz.

Cinselliğin insan yaşamında önemli bir yeri olduğunu pek kimse reddetmez. Cinsel dürtünün gereğince doyurulmaması, açlık, susuzluk gibi ölümcül sonuçlar yaratmaz, ama kişinin yaşam kalitesini ciddi bir şekilde bozar. Yaşamımızın başka alanlarındaki sorunlarımız için, çeşitli profesyonellerden yardım almak, alışıldık davranışlarımızdandır. Yaşamımızdaki sorunları çözmek veya yaşam kalitemizi arttırmak için, hepimiz zaman zaman mimara, terziye, boyacıya, kasaba, avukata, kuaföre, öğretmene gideriz. Çeşitli sağlık sorunları ya da kontrol muayenelerimiz için de birçoğumuz çeşitli doktorlara başvurmuşuzdur. Ama cinsel yaşamından memnun olmayan insanların çok az bir bölümü cinsel terapistlere başvurur.

Cinsellik konusunda bilgilenmek amacıyla bir danışman gereksinimi çok yaygın olmakla beraber, cinsel tedavi merkezlerinde danışma oranı da çok düşüktür. Bu durum, cinsellik konusundaki yaygın bilgisizlik ve utanmaların sonucudur.

Oysa cinsel tedaviler oldukça kısa sürede kişilerin yaşamında büyük değişiklikler yaratır. Cinsel işlev bozukluklarının vajinismus ve erken boşalma gibi bazılarında, cinsel tedavi ile düzelme oranları % 90´ın üzerindedir. Birçok cinsel işlev bozukluğu da % 70-80 oranında düzelebilmektedir.

Cinsel tedavilerin ortalama süresi 2-3 ayda 6-8 görüşme gibi oldukça kısadır. Karmaşık olgularda bu süre 6 aya uzayabildiği gibi, daha basit durumlarda 1 ay içinde 2-3 görüşmeye kadar da inebilmektedir. Bu görece kısa sürelerde kişilerin cinsel yaşamları belirgin olarak değişmekte, buna paralel olarak zaman içinde yaşamın başka alanlarında da olumlu değişiklikler gerçekleşmektedir.

Genellikle çiftin cinsel iletişimi gelişirken genel iletişiminde de gelişme olur. Eşlerin önemli bir sorunu birlikte çaba harcayarak çözümlemeleri, ileride karşılaşacakları sorunların üzerine birlikte gitme heveslerine ve sorun çözümleme becerilerine katkıda bulunur. Ayrıca kişilerin cinsel doyumları arttıkça, genelde yaşama ve kendilerine bakışlarında da olumlu değişiklikler görülür. Genel mutluluk ve kendisiyle barışıklık oranları yükselir.

Cinsel işlevsellik ve doyum düzeyi, tedavi kesildikten sonraki yıllarda da gelişmeye devam eder. Burada adeta kapalı bir kapı açılmıştır ve kişiler bu yolda ilerlemeyi sürdürürler. İzleme çalışmaları, yaşam kalitesindeki bu olumlu değişikliklerin, tedavi tamamlandıktan sonra da devam ettiğini gösterir.

Diğer yazıları için tıklayın


CİNSEL YAŞAM

CY EDİTÖRÜ'NDEN


CİNSEL SAĞLIK
KURULUŞLARI


LİNKLER

CİNSEL
YASALAR
YASAKLAR


SORULARINIZIN
CEVAPLARI


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla