



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR |


CY
Editörü'nden Güncelleme:
03.07.2001
Sevgi
ve Cinsellik II
Kendi
bedenimizin cinsel hazlarını üç basamaklık bir süreç halinde öğreniriz;
masturbasyon ile bireysel cinsel haz, eşli cinsel etkinliklerin
fiziksel cinsel hazzı ve sevişmenin fiziksel ve duygusal hazzı.
İnsan cinselliğinin dürtüsel bir boyutu olduğu kadar, öğrenilen
bir tarafı da vardır. Burada söz konusu olan öğrenme, yalnızca
bilimsel bir takım gerçeklerin bilinmesi değil, aynı zamanda kişisel
deneyimle, o kişi için geçerli olanların da öğrenilmesidir.

İnsan ilişkilerinde cinselliğin yeri ya da cinsel hazlarımızda sevginin
yeri konusundaki en temel yanlış inanış, "birbirini seven eşlerin
nasıl sevişeceklerini de bildikleri"dir. İnsan cinselliği konusundaki
bilgilerimiz, insan ilişkileri konusundaki görgümüz, bunun pek de böyle
gerçekleşmediğini göstermekte.

Sevginin, aşkın, tutkunun cinsel arzumuzu arttırdığını, cinsellikten
aldığımız hazzı farklılaştırdığını hepimiz biliriz. Ancak, bir kişiye
duyduğumuz sevgi, cinsellikle ilgili ön yargılarımızı düzeltmez,
bizi bir anda cinsel konularda bilgili ve deneyimli biri haline getiremez.
Bir aşk ilişkisinde de, hangi cinsel davranışların kendimize
ve cinsel eşimize, nasıl bir haz vereceğini, zaman içinde ve deneyimle
öğreniriz.

Birine duyduğumuz sevgi, elbette genelde cinselliğe ilgimizi
de, özelde o kişiye duyduğumuz cinsel arzuyu da arttırabilir,
ama bize nasıl sevişeceğimizi öğretmez, sevilen kişiyle cinsel
ilişkimizin istediğimiz gibi olması için de yeterli olmayabilir.
Cinsel işlev bozukluğu nedeniyle, cinsel tedavi uzmanlarına başvuran çiftlerin
büyük bir çoğunluğu birbirlerini sevmektedir. Belki de birbirini seven
eşler, cinsel sorun yaşamalarına rağmen, ilişkilerini sürdürür ve profesyonel
yardım da arayarak, sorunlarını çözümlemek isterler.

Sevgi
tek başına, her alanda olduğu gibi, cinsellik alanında da sorunların
oluşmasını engellemez, düzelmesini de sağlamaz, olsa olsa kesip atmak
ya da katlanmak yerine, sorunu çözümleme davranışına götürebilir.
Belki de bu yanlış inanışın kişiler ve çiftler üzerindeki en olumsuz
etkilerinden biri, cinsel sorun ortaya çıktığında, eşlerin ötekinin
sevgisini sorgulamaya başlamalarıdır. Oysa, birini sevebiliriz,
ama onunla cinsel ilişkimizde sorunlar yaşayabiliriz. Hatta, sevginin
iyi bir cinsellik için tek başına yeterli olduğuna inanıyorsak, kendi
sevgimizi bile sorgulamaya başlayabiliriz.

Bu sevgi ile cinsellik bağlantısıyla ilgili yanlış inanışta, madalyonunun
diğer yüzünde, sevgi olmayan ilişkilerdeki cinsel hazzın yok sayılması
yer alır. Oysa bedensel cinsel hazlarımızın gelişiminde ikinci basamak,
eşli cinsel ilişkilerdeki fiziksel cinsel hazdır. Para karşılığı
kurulan cinsel ilişkilerin çoğunda,duygusal etkenler rol oynamaz,
fiziksel cinsel haz olmasaydı, bu ilişkiler bu kadar yaygın
olmazdı. Oysa para (ya da başka bir çıkar) karşılığı cinsellik, yüzyıllardır
önemli bir ticari sektör olarak yerini korumaktadır. Paranın söz
konusu olmadığı, fiziksel cinsel hazza dayalı ilişkiler de sanıldığından
çok daha yaygındır.

Kişi olarak onaylamadığımız, sevmediğimiz birini cinsel açıdan çekici
bulabilir ve onunla başka bir yaşam parçasını paylaşmayı düşünmediğimiz
halde, cinsel ilişkiden fiziksel olarak haz alabiliriz.

Bedenimizin cinsel haz potansiyeli, düşündüğümüzden ve kullandığımızdan
çok daha fazladır. Bu hazların hiçbiri bir diğeri ile karşılanamaz.
Örneğin, masturbasyon, yalnızca eşli cinsel etkinliklerin kurulamadığı
durumlarda değil, yaşamımız boyunca her zaman bireysel bir haz
kaynağı olarak varlığını sürdürür.

İnsan
cinselliğinde fiziksel cinsel hazların da duygusal sevişmelerin
hazzı kadar yeri vardır.

Diğer
yazıları için tıklayın
|

CİNSEL
YAŞAM

CY
EDİTÖRÜ'NDEN



CİNSEL
YASALAR
YASAKLAR

SORULARINIZIN
CEVAPLARI
Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|