



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR |


CY
Editörü'nden Güncelleme:
20.07.2001
Bedensel
Cinsel Haz
Cinsel
dürtülerimiz doğduğumuz andan beri vardır, ama bedenimizin cinsel
hazlarını adım adım keşfeder ve cinsel davranışlarımızı yaşam
boyu geliştiririz. Bebekler elleri, ayakları gibi cinsel organlarını
da merak eder, kurcalar, tanır; bu arada bedenlerinin hangi bölgelerine,
nasıl dokunulmasının, nasıl bir haz verdiğini de öğrenmeye başlar.
Birçok konuda olduğu gibi, bedenimizin cinsel yanıtları konusunda
da çeşitli denemeler yapar ve deneye yanıla bir şeyler öğreniriz.
Yaşadığımız toplumun yemek kültürü ve ailemizin ağız tadı içinde, zamanla
hangi yemekleri daha çok sevdiğimiz, nasıl tatları tercih ettiğimiz de
belirlenir. Tatmadığımız bir yemeği aramadığımız gibi, cinsel davranışların
da hangilerinden haz alacağımızı denemeden bilemeyiz.

Bedenimizin cinsel hazlarını keşfederken, önce kendi dokunmalarımıza
bedenimizin verdiği yanıtları tanırız. Bu dokunmaları farklılaştırarak,
hazlarımızı çeşitlendiririz. Yani önce masturbasyon davranışı ile
cinsel hazzı öğreniriz. Çocuklar, başkalarının bedenini de merak
eder, kendi cinsinden ve karşı cinsten çocukların ve erişkinlerin bedenlerinin,
cinsel organlarının nasıl olduğunu, kendisininkinden farklı
olup olmadığını da merak eder. Başkalarına dokunmanın ve başkalarının
kendisine dokunmasının nasıl bir şey olduğunu da deneyerek öğrenir.

Çocukluk dönemlerinde, kendi cinsinden veya karşı cinsten yaşıtlarıyla
cinsel oyunlar oynayabilir. Çocuklar bu oyunlardan erişkinlerin
cinsel hazzı ile tam da aynı olmayan cinsel içerikli hazlar
alabilirler. Bazen çevrelerindeki erişkinlerin cinsellikle ilgili olmayan
davranış ve dokunmalarından da cinsel hazlar alabilirler.

Her birimiz farklı dokunmalardan, farklı şekilde haz alabiliriz.
Bu dönemlerde toplumun cinsel ön yargıları etkisindeki erişkinler,
genellikle çocuğun cinsel içerikli bulduğu davranışlarını engellemeye
çalışır ve bir biçimde yasaklar. Hepimiz için bu engellenme
farklı biçimde ve farklı boyutta olur, ama genellikle kısıtlanırız.
Bu nedenle de genellikle bedensel hazları keşfetme sürecimiz kesintiye
uğrar, bastırılır.

Aslında
bu sürecin herkes için, kendi gereksinimlerine uygun olarak kesintisiz
gelişmesi ileri yaşlardaki cinsel yaşamımız için büyük önem taşır.
Ergenlik ve erişkinlik dönemlerindeki çekingenliklerin, cinsel
kaçınmaların, cinsel sorunların çoğu, erken dönemlerdeki bu bastırmalarla
bağlantılıdır. Erişkinlerin cinsel terapi gerektiren cinsel işlev
bozukluklarının temelinde, erken yaşlarda cinsel ilgilerin ve davranışların
bastırılmasının, cinsel hazların öğrenilememesinin etkilerini
görebiliriz.

Ergenlik döneminde cinsel dürtülerimiz artar, masturbasyon ile
keşfettiğimiz bedensel hazlara, eşli cinsel etkinliklerin verdiği
fiziksel ve duygusal boyutları olan hazlar eklenir. İlk dokunuş ve
öpüşmelerin hazzını çoğumuz uzun süre unutmayız. Eşli cinsel etkinliklerden
aldığımız hazzın fiziksel ve duygusal boyutları vardır. Karşımızdaki
kişiye hiçbir duygusal çekim duymasak da, fiziksel olarak cinsel arzu
duyabilir ve onunla cinsel ilişkiden fiziksel olarak büyük cinsel hazlar
alabiliriz. Aslında bedensel cinsel hazlarımızın gelişiminin ikinci adımı,
bir cinsel eşle girilen cinsel ilişkiden alınan fiziksel hazların öğrenilmesidir.

Eşli cinsel etkinlik deneyimimiz arttıkça, farklı cinsel ilişkilerden
farklı hazlar alır, hangi cinsel davranışların, nasıl davranan cinsel
eşlerin bize nasıl bir haz verdiğini de öğreniriz.

Ancak bu temel yapı üzerinde, haz verici ve doyumlu bir cinsel yaşamımız
olması için, nasıl cinsel eşlerle, hangi cinsel davranışları yapmamız,
nasıl cinsel ilişkilere girişmemiz gerektiğini bilebiliriz. Bu eşli
cinsel etkinliklerin gelişimi süreci, çok daha fazla engel ve yasaklarla
yaşanır. Toplumsal kurallar, ailemizin kısıtlamaları, kendi ön yargılarımız,
ilişki kurma olanaklarımız, seçtiğimiz cinsel eşlerin getirdiği kısıtlamalar,
hepsi bu sürecin kendiliğinden gelişimine engeldir.

Diğer
yazıları için tıklayın
|

CİNSEL
YAŞAM

CY
EDİTÖRÜ'NDEN



CİNSEL
YASALAR
YASAKLAR

SORULARINIZIN
CEVAPLARI
Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|