



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR
|


CY
Editörü'nden Güncelleme:
08.06.2001
Homofobi
Belli
bir önermenin ilgili birey veya grup tarafından kabul edilmesine 'inanış'
deriz. Bir şeyin olgusal olarak doğru olduğuna ilişkin, daha kişisel
ve duygusal boyutlu inanışlara 'kanı' deriz. Duygusal boyutu
daha belirgin, ilgili olduğu nesneye, kişiye, olaya veya gruba belli bir
değer biçen ve görece zor değişen kanılar ise 'tutum'u oluşturur.

Bir
kişinin bir konudaki tutumunun duygusal, bilişsel ve davranışsal
boyutları vardır. Tutumlarımızı oluştururken, zihnimiz genellemeler,
daha yapılanmış genellemeler olarak kategoriler, aşırı kategorize
edilmiş, kalıplaşmış kavramlar olan klişeler kullanır. Sosyal psikolojide
'ön yargı',belli bir gruba ilişkin, yanlış ve eksik bilgilenişten
kaynaklanan bazı genellemelere, klişelere dayalı, yeni bilgi ve deneyimle
değişime oldukça dirençli, olumsuz veya düşmanca bir tutum olarak
tanımlanır.

Eşcinsellere ilişkin önyargılar, homofobik tutum, toplumun hemen
her kesiminde, hatta kimi eşcinseller arasında bile çok yaygındır.

Dünya üzerinde çok çeşitli canlı türü ve insan yaşar. Dünyaya bakış
açımızı belirleyen görüşlerin hemen hepsine göre de, bu dünya üzerinde
yaşayan tüm canlılara aittir. Değişkenlik ve farklılıklar yaşamın
sadece rengi değil, aynı zamanda gereğidir. Buna rağmen,
her çeşit ayırımcılık, türe, ırka, cinse, etnik kökene, dine, mezhebe,
sosyal sınıfa, kültüre ilişkin olduğu gibi cinsel kimliğe ilişkin
olarak da her zaman var olmuştur.

Genel
anlamda ayrımcılık, insanları birbirini dışlayan iki kesin kategoriye
ayırmaktır. Benim içinde bulunduğum grup, biz ve bizden olmayanlar,
ötekiler. Hemen her özellik için de yaygın olan ve azınlıkta
kalanlar olacaktır. Toplumlarda heteroseksüel cinsel yönelim
yaygındır. Azınlıkta kalan biseksüel ve eşcinsel
yönelimli bireyler, tüm önyargılara, olumsuz ve düşmanca tutumlara açıktır.
Oysa cinsel yönelimimiz, aynen göz rengimiz gibi, kişisel bir özelliğimizdir.
Bizim toplumumuzda kahverengi gözlü insanlar daha fazladır,mavi veya yeşil
gözlüler azınlıktadır. Başka bir toplumda ise açık renk gözlüler çoğunlukta
olabilir. Ancak bizim toplumumuzda göz rengine ilişkin önyargılar
ve ayırımcılık yoktur, onun için de açık renk gözlü kişileri dışlamayız
veya düşman saymayız. Ama eşcinsellikle ilgili önyargılarımız vardır ve
onları dışlama eğilimimiz buna dayanır.

Eşcinsel yönelim, kendi cinsinden bir cinsel eş isteme davranışı,
heteroseksüellerin karşı cinsten bir cinsel eş istemesinden farksız bir
durumdur. Hiçbirimiz cinsel yönelimimizi, irademizle, düşünerek, karar
vererek seçemeyiz ve değiştiremeyiz. Göz rengimizi de, renkli lens
gibi yapay ve geçici yollar dışında, değiştiremeyiz. Eşcinsellik de heteroseksüellik
gibi, keyfî, istemli ya da ahlakî bir seçim değil, bir cinsel yönelimdir,
insanî bir durumdur.

İnsan cinselliği konusundaki bilimsel veriler gibi cinsel yönelim
kavramı da son 30 yılın ürünüdür. Ama elbette ki doğada, çeşitli canlı
türlerinde ve insanlarda her zaman var olmuş, sadece bilimsel gündeme
son yıllarda girmiştir. Bilimsel gelişmeler ve buluşlar, toplumların yaşamında
ilerlemeler, kolaylıklar sağladığı gibi, bilimsel yargıları da yeniden
oluşturur. Bilim, yapısı gereği değişime ve ilerlemeye açıktır.

Eşcinsellik de yıllarca psikiyatrik sınıflamalarda bir bozukluk
olarak yer almış, ama diğer birçok tanıdaki değişimler gibi, 20 yıl önce
psikiyatrik tanı sınıflamalarından çıkarılmıştır. Bugün dünyanın
hiçbir yerinde, psikiyatri ve psikoloji bilimleri, eşcinselliği anormallik,
normalden sapma, pataloji, hastalık veya bozukluk olarak kabul etmemekte
ve değiştirmeye çalışmamaktadır.

Ama toplumsal değer yargıları, zaman içinde ve bilimsel ilerlemeye göre
çok daha yavaş değişir. Bu nedenle homofobi her toplumda, toplumların
her kesiminde farklı boyutlarda olsa da, ne yazık ki daha uzun yıllar
varlığını koruyacak gibi görünmektedir.



Diğer
yazıları için tıklayın
|

CİNSEL
YAŞAM

CY
EDİTÖRÜ'NDEN



CİNSEL
YASALAR
YASAKLAR

SORULARINIZIN
CEVAPLARI
Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|