



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR
|


CY
Editörü'nden Güncelleme:
01.06.2001
Cinsellik,
cinsel birleşmeden mi ibarettir?
Cinsellik
belki de yaşamımızın en kolay ulaşabileceğimiz keyiflerinden
biri. Doğduğumuz andan itibaren, yaşamımız boyunca en azından kendi
bedenimiz hep elimizin altındadır. Cinsel hazlar çok çeşitli,
çok değişken ve herkes için farklı olmakla birlikte, cinselliğimizin yasaklardan
arınarak ve deneyimlere izin vererek, çok zenginleşebileceğini söyleyebiliriz.
Oysa cinsellikle ilgili yanlış inanışlarımız, hepimizin davranışlarını
değişik ölçüde kısıtlar ve cinsel ilişkinin birçok keyfini engeller.

Cinsellikte
sınırlar ve kurallar, sadece o cinsel eylemi yaşayan kişiler
tarafından belirlenmelidir. Hiçbir kişinin, hiçbir çiftin cinsel ilişkisi,
başka insanları ilgilendirmez. Herkes kendi cinsel yaşamını cinsel
eşiyle birlikte kurar.

İnsan cinsel yanıt döngüsü, bugün kabul edilen fizyolojik temellere
göre, istek, uyarılma ve orgazm aşamalarını izler.
Ancak unutulmamalıdır ki cinsellik bir fizyolojik temele dayanmakla
beraber, aslında ondan fazla bir şeydir. Aynen açlık dürtümüzün
doyurulması için yemek yememiz gerekmesi, ama yemek ve sofra kültürünün
getirdiği çok daha zengin hazlar olduğu gibi. Açlığımızı gidermek dışında,
hepimizin değişik ölçüde sevdiğimiz yemek tatları, baharatlar, sofra geleneklerimiz,
yemeklerin süslenmesi, hatta sağlığımıza zararlı gıdalara düşkünlüklerimiz
var.

Genel cinsellik anlayışı, cinsel ilişkiyi sadece bir kadın ve bir
erkek arasında yaşanan, kısa bir ön sevişme, penisin sertleştiği anda
kurulan vajinal cinsel birleşme ve erkeğin bir an önce boşalmasıyla biten,
toplam 10-15 dakikalık bir eyleme indirger. Çizdiğim bu genel çerçeve
elbette biraz abartılı, ama buna benzer bir çerçevenin dünyada yaşayan
tüm insanların cinsel gereksinimlerini karşılamaktan çok uzak olduğu da
açık. Herkes karşı cinsten birini eş olarak seçmez, kendi cinsinden biriyle
sevişmek isteyebilir.

İki
erişkin insanın cinsel ilişkileri, birlikte ürettikleri ve
paylaştıkları hazlardan oluşur. Sevişme bütünsel bir olaydır, girişi,
ana bölümü ve finali olan bir kompozisyon ödevi, ya da tez çalışması değildir.
Bedenlerimiz aracılığıyla ve çoğunlukla cinsel organlarımızı
kullanarak cinsel ilişki kurarız, ama temelde beyinlerimiz ile sevişiriz.
Cinsellik iki cinsel organ arasında oluşan mekanik bir olaydan
ibaret değil, iki insan arasındaki en yakın iletişim biçimlerinden
biridir.

Bütünsel bir sevişmede dokunma, sarılma, öpüşme, okşama, sürtünme, cinsel
uyarılma, penis sertleşmesi, ıslanma, vajinal veya başka türlü cinsel
birleşme, oral seks, orgazm, boşalma, hepsi ve her bireyin ve çiftin
isteklerine göre daha fazlası da olabilir. Bunların hepsini cinsel
ilişkinin ayrı ayrı keyifleri olan bölümleri olarak kabul edebiliriz.
Birinin diğerine göre daha keyifli olması genel bir kural değil, kişisel
değişkenliktir.

Hepimiz sevişmenin bazı parçalarını daha cazip bulabilir, daha
sık uygulamak isteyebiliriz, ama bu sadece o anda ve bize
özgü bir yeğlemedir. Başka insanlar için de aynı olması gerekmez,
aynı şekilde her cinsel eşimizle ya da her gün yeğlediğimiz özellikler
de değişebilir. Genel anlamda cinselliğin de bizim cinsel davranışlarımızın
da değişmez ya da tek tip olması gerekmez. Her sevişmede cinsel
uyarılmamız aynı olmayabilir.

Erkekler peniste sertleşme olmadan da cinsel haz alabilirler, ama
böyle bir durumda yaşadıkları kaygı ya da sevişmeyi kesme davranışları
nedeniyle kendi hazlarını engellerler. Kadınlar da çeşitli nedenlerle
ıslanma yeterli olmasa da cinsel haz alabilirler.

Cinsel birleşme keyifli bir cinsel etkinliktir,ama mutlaka ve her sevişmede
yer alması zorunlu değildir. Cinsel birleşme cinselliğin hedefi,
olmazsa olmaz bir parçası da değildir, sadece bir bölümüdür. Aynı
şeyi boşalma ve orgazm için de söyleyebiliriz. Her sevişmede erkeğin mutlaka
boşalması ya da kadının mutlaka orgazm olması gerekmez.
Bununla beraber o cinsel ilişki iki taraf için de cinsel hazlar yaratabilir
ve doyumlu olabilir. Orgazm saniyelerle, cinsel birleşme dakikalarla sınırlıdır,
sevişme ise saatler boyu sürebilir.

Cinselliği
genel çerçevelere sığdırmaya çalışmak, sadece birçok insanın cinsel doyumsuzluğunu
yaratır. Kendimizi tek tip bir çerçeve ile sınırladığımızda da, kendi
cinsel sorunlarımızı ve doyumsuzluklarımızı yaratırız. Belki de eşli cinsel
davranışlarımız için tek sınır, cinsel eşimizin de eşit isteği ve katılımı
gereğidir.


Diğer
yazıları için tıklayın
|

CİNSEL
YAŞAM

CY
EDİTÖRÜ'NDEN



CİNSEL
YASALAR
YASAKLAR

SORULARINIZIN
CEVAPLARI
Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|