



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR
|


CY
Editörü'nden Güncelleme:
04.05.2001
Erkekler
her zaman cinselliğe hazır mıdır?
Cinselliğin dürtüsel bir yanı olduğu kadar öğrenilen bir
yanı da vardır. Cinsel davranışlarımızı, dürtülerimiz kadar, belki daha
da çok, cinsellik hakkındaki düşünce ve inanışlarımız belirler. Her konuda
olduğu gibi, cinsellik konusunda da yargılarımızı, o konuda edindiğimiz
bilgi ve deneyimler oluşturur. Kendi yargılarımızı oluştururken,
hepimiz içinde yaşadığımız toplumun değer yargılarından, yasaklarından,
kurallarından etkileniriz. Cinselliğe karşı geliştirdiğimiz bu tutum,
hem cinsel davranışlarımızı hem de beklentilerimizi şekillendirecektir.

Cinsellik
konusunda bir çok yanlış inanış, yıllardır insanların cinsel yaşamını
etkilemekte ve bir çok cinsel soruna neden olabilmektedir. Bunların önemli
bir bölümü, toplumda beklenen kadın ve erkek rolleriyle ilgilidir.
Bu yanlış inanışların ne insan cinsel dürtüleri ne de cinsel yanıt
fizyolojisi temelinde bir dayanağı yoktur. Ama insanların cinsel
yaşamdan, kendilerinden ve cinsel eşlerinden beklentilerini şekillendirerek
bir çok sorun yaratabilirler.

Erkekler her zaman cinselliğe hazır mıdır? Hayır, erkekler de kadınlar
da her zaman cinsel istek duymazlar. O dönemde ya da o gün, başka bir
şey kafalarını meşgul ediyor olabilir, gergin olabilirler, keyifsiz olabilirler
ya da sadece cinsel isteksiz olabilirler. O anda cinsel istek duymazken,1
saat sonra duyabilirler. Cinsel istekleri varken,10 dakika sonra kaybolabilir.
Bütün bu değişimler kadınlar için de erkekler için de doğal ve
olağan durumlardır.

Ayrıca insanlar her cinsel istek duyduklarında, bir cinsel
etkinliğe girişmek istemeyebilirler. Anlık, geçici istekleri
olabilir. Basit bir dokunmaya istek duyabilir, ama bu cinsel etkinliği
ilerletmek istemeyebilirler. Oysa cinsellikte erkekten beklenen rol,
bu doğal ve gerçek durumla pek bağdaşmaz. Yanlış inanışlarımız,
erkeklerin her zaman, her koşulda, her türlü cinsel etkinliğe istekli
ve hazır olduğunu ya da olması gerektiğini dayatır.

Bu
inanış, erkekler üzerinde büyük bir yük oluşturur, kendilerinden
beklentileri ile gerçek istekleri arasında çatışma
yaratır. Her hangi bir cinsel eşin talebini reddetmek, erkekler
için kadınlar için olduğundan çok daha zordur. Bunu yalnızca karşılarındaki
kişiye değil, asıl kendilerine ve çevrelerindeki diğer erkeklere açıklamakta
büyük güçlük yaşarlar. Bir çok erkek, gerçekten istemeden giriştikleri
cinsel etkinliklerde, fizyolojik olarak istediği yanıtları veremediği
ya da kendi gerçek dışı beklentilerini karşılayamadığı için sıkıntı
yaşar, cinsel sorunu olduğunu düşünmeye başlar ve bu süreç
yarattığı kaygı nedeniyle gerçek bir cinsel işlev bozukluğuna kadar gidebilir.

Gerek kadınlar gerekse erkekler cinsel istekleri olsa da her koşulda
cinsel etkinliğe girişmek istemeyebilir. Ortamda hoşlarına gitmeyen bir
şeyler olabilir, yakın çevredeki, bitişik odada, alt katta ya da sokaktaki
herhangi bir durum caydırıcı olabilir. Birinin gelecek ya da arayacak
olması, rahatsız edilme ya da anlaşılma olasılığı kaygılandırabilir.

Herkes cinsel eşini dürtü ve düşüncelerine göre seçer. Erkeklerin
de her kadını cinsel açıdan çekici bulması gerekmez. Kadın çok
güzel ya da herkes tarafından beğenilen biri de olabilir, ama bu o
erkeğin o kadını çekici bulması için yeterli değildir. Düşünsel olarak
onayladığımız her kişinin, bizim için cinsel açıdan da çekici olması gerekmez.
Birini cinsel açıdan çekici bulmak, insan olarak beğenmekten,
onaylamaktan, hatta insan olarak sevmekten farklı bir şeydir.
Diğer yandan da, cinsel açıdan çekici bulduğumuz her kişiyi onaylamayabilir,
insan olarak sevmeyebiliriz. Bu durumda o kişi ile herhangi bir
cinsel etkinlikte bulunur ya da bulunmayız, bu seçimi dürtülerimiz
ya da düşüncelerimize göre yapar, cinsel davranışlarımızı yönetebiliriz.

Ama birini insan olarak beğendiğimiz için, onun bizim için cinsel
cazibe de kazanmasını bekleyemeyiz. Cinsel eşimizi beğensek de beğenmesek
de, onu cinsel açıdan çekici bulmalıyız. Bu açıdan bakıldığında,
elbette erkekler de her kadını cinsel eş olarak istemeyebilirler. O
anda, orada ve o kadınla cinselliğe istekli ve hazır olmayabilirler.

Sonuç
olarak, ne kadınlar ne de erkekler; hiçbirimiz, her zaman, her koşulda,
her cinsel eş ile cinselliğe istekli ve hazır olamayız.

Diğer
yazıları için tıklayın
|

CİNSEL
YAŞAM

CY
EDİTÖRÜ'NDEN



CİNSEL
YASALAR
YASAKLAR

SORULARINIZIN
CEVAPLARI
Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|