Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR




CY Editörü'nden                            Güncelleme: 06.04.2001

Cinsel yönelim ve cinsiyet rolleri

Doğduğumuz anda bedensel cinsiyetimizin kız veya erkek olduğu genellikle bellidir. Her iki cinse ait cinsel organları da olan ve hermafrodit denen kişilere çok seyrek rastlanır, bunlar da genellikle erişkin yaşa gelmeden ameliyat geçirirler. Çocukluk döneminde, 2-5 yaşlarında iken cinsel kimlik duygumuz gelişir. Kendimizi kız ya da erkek olarak hissederiz. Bedensel cinsiyete ters bir cinsel kimlik geliştiğinde, cinsel kimlik bozukluğundan, transseksüalite durumundan söz ederiz. Bu kişiler psikolojik değerlendirme ve psikoterapi sürecinin sonunda, erişkin yaşlarda cinsiyet değiştirme ameliyatı ile cinsel kimliklerine uygun hale gelirler.

Bedensel cinsiyet ve cinsel kimlikten farklı olarak, ergenlik döneminde cinsel yönelim belirmeye başlar. Cinsel ilgimiz karşı cinsten bireylere yönelikse heteroseksüel, kendi cinsimizden bireylere yönelikse homoseksüel, her iki cinsten bireylere yönelikse biseksüel cinsel yönelimden söz ederiz. Bu cinsel yönelimler içinde en yaygın görülen heteroseksüalitedir, ama bunların hepsi eşdeğer ve normal durumlardır.

Cinsellikle ilgili her konuda yanlış cinsel inanışlar çok yaygındır. Toplumlar bir çok konuda olduğu gibi cinsellik konusunda da sadece yaygın olanı normal kabul etme ve azınlıkta kalanı dışlama eğilimindedir. Bu nedenle, cinsel yönelim farklılıkları da, kişinin kendi içinde ve çevresi ile bir çok kargaşa yaşamasına yol açabilir. Ayrıca cinsel yönelimi ne olursa olsun, bu konuda bireylerin kafasında kavramlar net değildir, birçok ön yargı ve yanlış bilgi vardır.

Eşcinsellerin
cinsel kimlikleri bedensel cinsiyetlerine uygundur. Yani bir erkek eşcinsel, kendini erkek olarak hisseder ve bir erkekle cinsel ilişkide bulunmak ister. Bir kadın eşcinsel de, kendini kadın olarak hisseder ve cinsel eş olarak başka bir kadını ister. Eşcinsellerin bedensel cinsiyetleriyle, kendi cinsel organları ile de sorunları yoktur. Erkek eşcinsel penisinin varlığından ve işlevlerinden hoşnuttur, cinsel eşinde de aynısının olmasını istemektedir. Kadın eşcinsel de cinsel organlarından ve onlara özgü işlevlerden hoşnuttur, cinsel eşinde de aynılarının bulunmasını istemektedir.

Eşcinseller toplum içinde sıklıkla kendi cinsiyetlerine uygun biçimde davranırlar. Erkekse erkek, kadınsa kadın rolünü benimsemiştir. Karşı cinse özgü kabul edilen davranışları gösteren bireyler, heteroseksüeller arasında bulunduğu gibi eşcinseller arasında da bulunmaktadır. Toplum içindeki cinsiyet rolleri, birbirlerinden kesin sınırlarla ayrılmaz, her cinsten bireyler, kendi cinslerine özgü davranışların yanı sıra, öteki cinse özgü davranışlar da gösterebilir. Bireylerin toplum içindeki davranışı, cinsel yönelimleri ne olursa olsun, genellikle bedensel cinsiyetleri ve cinsel kimlikleri ile uygunluk gösterir. Ama bütün erkekler aynı oranda erkeksi veya bütün kadınlar aynı oranda kadınsı görünmezler.

Hemen her bireyde karşı cinse özgü davranışlar görülebilir, ama baskın davranışın karşı cinse özgü olmasına daha seyrek rastlanır. Bu açıdan bakıldığında, eşcinsel erkek de, heteroseksüel erkek gibi, kendini erkek kimliğinde görür ve değişik oranlarda erkek rollerini benimser. Toplum içinde heteroseksüel erkek de, eşcinsel erkek de, farklı belirginlikte ama erkek gibi davranır. Benzer şekilde, eşcinsel veya heteroseksüel kadınlar da, farklı oranlarda kadın gibi davranırlar. Buna rağmen, toplumda eşcinsel erkeklerin kadınsı davranışları olduğu inanışı yaygındır. Oysa eşcinsel erkeklerin çoğu, baskın olarak erkek davranışı gösterir, kendisi söylemedikçe cinsel yönelimi hakkında fikir edinmek de mümkün değildir. Daha az sayıda eşcinsel erkek, erkek davranışlarının yanı sıra belirgin kadınsı davranışlar da gösterir, bunlar medyanın da katkısıyla daha göz önündedir ve toplumsal ön yargıların temelini de bu durum oluşturur. Öte yandan, toplumun eşcinsellere olumsuz bakışı nedeniyle, bir çok eşcinsel, cinsel yönelimini titizlikle saklamak zorunda kalmaktadır. Bunun sonucunda da, belirgin olarak erkek davranışı gösteren çok daha fazla eşcinsel erkek olduğu halde, toplum önünde neredeyse yalnızca belirgin olarak kadınsı davrananlar görülmektedir. Böylece eşcinsel erkeklerin kadınsı davranışları olduğu ön yargısı oluşmaktadır.

Eşcinsellik, psikiyatrik bir hastalık ya da bozukluk değildir. Heteroseksüel ve biseksüel yönelimden farksız bir cinsel yönelim biçimidir. Cinsel yönelimi eşcinsel olan bireyler, kendi içlerinde ve toplumsal çevrelerinde, toplumda yaygın olmayan, azınlıkta kalan her özelliği taşıyan bireylerin yaşadığı gibi ek sorunlar yaşarlar. Ancak, eşcinsellerin daha fazla psikiyatrik sorunu olduğu inanışı da doğru değildir. Elbette tüm heteroseksüeller birbirinin aynı olmadığı gibi, bütün eşcinseller de birbirlerine benzemez. Her bireyin farklı sorunları vardır. Her bireyin karşılaştığı sorunlarla baş etme mekanizmaları farklıdır. Herkesin sorun çözümleme becerisi de aynı değildir. Bunlar doğrudan cinsel yönelimle ilgisi olmayan, bireysel özelliklerdir. Elbette ki, cinsel yönelimi ne olursa olsun,bazı bireylerin psikiyatrik sorunları vardır. Eşcinsellik, doğaya aykırı bir durum da değildir. Bir çok hayvan türünde eşcinsel davranış görülür. İnsan cinsel davranışlarının çoğu üreme hedefinden çok hazza yöneliktir. İnsanlar üremeyi engellemek için birçok yöntem geliştirmektedir. Aslında insan cinselliği için, doğal olmaktan çok, insani bir durumdur da denebilir.

Diğer yazıları için tıklayın


CİNSEL YAŞAM

CY EDİTÖRÜ'NDEN


CİNSEL SAĞLIK
KURULUŞLARI


LİNKLER

CİNSEL
YASALAR
YASAKLAR


SORULARINIZIN
CEVAPLARI


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla