



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR
|


CY Editörü'nden
MASTURBASYON VE CİNSEL YAŞAMIN GELİŞİMİ

Bütün bebekler, hem kendi bedenlerine hem de dış dünyaya karşı merak duyar
ve öğrenmeye çalışırlar. Her çocuk, cinsel organlarına, burnuna ya
da ayağına duyduğuna benzer bir merak duyar. Gene bebeklik dönemlerimizden
itibaren, bedenimize dokunulmasından haz alırız. Kız ve erkek çocuklar
cinsel organlarına dokunulmasından haz aldıklarını da, parmaklarını ya
da annelerinin memesini emmekten haz aldıklarını öğrendikleri gibi öğrenirler.
Çocuk, her davranışında acıdan kaçınıp, hazza yöneldiği için, cinsel
organlarıyla oynar, masturbasyon yapar. Henüz toplumsal çevrenin yasaklamalarını
öğrenmediği bu dönemlerde, cinsel organlarıyla oynamaktan haz alır. Çevredeki
erişkinler, bu davranıştan rahatsız olur, "ne ayıp", "ne yapıyorsun sen",
"elin taş olur" gibi sözel olumsuz tepkiler gösterebilir, vurma, elini
yakma gibi fiziksel cezalar verebilir, bu nedenle doktora başvurabilirler.
Oysa bu çocuğun doğal gelişiminin, aynı zamanda kendi bedenini keşfetme
sürecinin bir parçasıdır. Bu sırada karşılaşılan tepkiler ise, çocuğun
ilerideki yaşamında cinselliğe bakışının ilk belirleyicileri olacaktır.
Bu engelleyici ve cezalandırıcı tutumlar, insanların bu doğal davranışı,
ayıp, günah gibi kavramlarla birleştirmesine, yapmaktan kaçınmasına, yaptığı
için de suçluluk veya yersiz kaygılar duymasına neden olur. Masturbasyon,
kişinin kendi kendine bedenini, cinsel organlarını uyararak, cinsel haz
aldığı ve doyuma ulaştığı bir eylemdir. Aynı zamanda masturbasyon,
herkesin kendi bedeninin cinsel hazlarını keşfettiği, cinsel doyumu öğrendiği
bir yoldur. Cinsellikle ilgili her konuda olduğu gibi, bu konuda da bir
çok yanlış inanış ve anlamsız yasaklar vardır. Masturbasyon, hastalığa,
güçsüzlüğe, vereme, sivilceye, körlüğe, saç dökülmesine yol açmaz.
Başka biriyle korunmasız kurulan cinsel ilişkiler, bel soğukluğu, frengi,
AİDS, hepatit gibi bazı hastalıkların bulaşmasına yol açabilirken masturbasyonun
bu tür bir tehlikesi olamaz, tek kişilik bir eylemdir. Masturbasyonun
cinsel gücü azaltması söz konusu değildir, tersine deneyim kazandıracaktır.
İlerde kurulacak eşli ilişkilerde sorun yaratacağına, erken boşalma, sertleşme
zorluğu, hatta kısırlığa sebep olacağına inananlar vardır. Oysa masturbasyon
deneyimi, ilerde cinsel eşlerle ilişki kurmada ancak kolaylık yaratabilir.
Çünkü kişi ne kadar deneyimliyse, o kadar az sorun yaşayacaktır. Başka
bir insanın bedenini ve cinselliğini tanımada, birlikte haz üretmede,
kendi bedeninin isteklerini ve hazlarını tanımanın ancak yararı olabilir.

Masturbasyon her iki cins için ve her yaşta doğaldır. Kendi kendine
haz almanın ve cinsel dürtüleri doyurmanın sağlıklı bir yoludur. Herhangi
bir tehlikesi ve zararı yoktur. Henüz eşli cinsel ilişki kurmamış,
düzenli bir cinsel yaşamı olmayan genç erişkinlerin masturbasyon yapması
değil, yapmaması daha zararlıdır. Çünkü cinsel isteklerin doyurulması
sağlıklıdır. Eşli cinsel ilişkiler kurulduktan sonra da masturbasyon,
bireysel bir haz kaynağı olarak varlığını sürdürür.

Bazı insanlar da masturbasyon fantezilerinin varlığından veya içeriğinden
rahatsızlık, suçluluk duyarlar. Oysa fanteziler, cinsel
yaşama renk katar, değişkenlik getirirler. Kişiye özel ve önemlidirler,
gerçekleştirilmeleri gerekmez, bu istenmeyebilir veya olanaksız olabilir.
Başkalarıyla, hatta cinsel eşle de paylaşılmaları zorunlu değildir. İçerikleri
ne olursa olsun, yalnızca o kişiyi ilgilendirirler, cinsel uyarılmayı
ve hazzı arttırıcı işlevleri vardır. Cinselliğin dürtüsel yanı olduğu
gibi öğrenilen bir tarafı da vardır. Cinsel yaşamımızın gelişimini
üç basamaktan oluşan bir süreç olarak tanımlayabiliriz. Birinci basamakta,
masturbasyon ile kendi bedenimizi, cinsel hazlarımızı ve cinsel doyumu
öğreniriz. İkinci basamakta, bir cinsel eşin bedenini tanır, birlikte
cinsel haz üretmeyi, bir anlamda cinselliğin fiziksel boyutunu paylaşmayı
öğreniriz. Üçüncü basamakta ise düşünsel ve duygusal boyutta da
paylaşımlar yaşadığımız bir cinsel eşle sevişiriz. Cinsel yaşam erkeklerin
çoğunda bu basamakları izleyerek gelişir. Masturbasyona ilişkin kaygılar
taşısalar da erkeklerin tamamına yakını masturbasyon yapar. Erişkin yaşamlarının
başlangıcında çoğu para karşılığı da olsa, cinsel eşlerle ilişkiye girer.
Çoğu yaşamlarını bir cinsel eşle uzun süreli paylaşır. Toplumumuzda cinsellik
kız çocuklara daha belirgin olarak yasaklanır, çoğunluğu cinsel dürtülerini
bastırmayı öğrenir, masturbasyonu bile denemez, fiziksel cinselliği öğrenecek
ortamı olmaz. Böylece kadınların çoğu ilk iki basamağı atlayarak, doğrudan
uzun süreli ilişki kurdukları bir eş ile cinsel yaşama başlarlar. Bu durum,
ilk ve orta okulu atlayarak liseye başlayan birinin yaşayacağı zorluklar
kadar sorun yaratabilir. Yaşamın başka alanlarında olduğu gibi, cinsel
yaşamımızda da her şeyin ayrı bir yeri, uygun zamanı ve önemi vardır.
Dr. Nesrin Yetkin
|

CİNSEL
YAŞAM

CY
EDİTÖRÜ'NDEN



CİNSEL
YASALAR
YASAKLAR

SORULARINIZIN
CEVAPLARI
Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|