



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR
|


CY
Editörü'nden
Güncelleme:
24.11.2000
|
Bundan sonra, bu köşede zaman zaman konuk yazarların cinsellikle
ilgili değişik konulardaki görüşlerini de okuyacaksınız. İlk olarak,1
Aralık Dünya AIDS Günü nedeniyle, AIDS Savaşım Derneği Yönetim
Kurulu üyesi Dr. Haluk Pektaş´ın yazısını yayınlıyoruz.
Bu yazıda AIDS hastalığının yaygınlığı, bulaşma ve korunma yolları
hakkında güncel bilgileri bulabilirsiniz.
Dr. Nesrin Yetkin
|
AIDS
Çağımızın vebası olarak nitelendirilen AIDS hastalığının oluşturduğu
tehlike artık gözardı edilemeyecek kadar büyümüştür. Halen ülkemizde
1067 kişinin bu hastalığın virüsünü taşımakta oldukları tesbit
edilmiştir. Fakat ne yazık ki bu rakam buzdağının su üzerinde görünen
kısmıdır. Çünkü bu sayıyı oluşturan kişiler, şans eseri yapılan
kontrol sonucunda bu virüsü taşıdıkları saptanan kişilerdir. Toplumumuzda
birçok kişi bu hastalığın virüsünü taşıdıklarını bilmemekte ve bu yüzden
hastalığın virüsünü çevreye istemeden rahatlıkla bulaştırabilmektedirler.
Dünya Sağlık Örgütü'nün bir ülkedeki virüs taşıdığı saptanmış kişi sayısının
50 veya 100 ile çarpımının o ülkedeki virüs taşıyan toplam kişi sayısı
hakkında kabaca bilgi verebileceği teorisini göz önünde bulundurarak
ülkemizle ilgili basit bir hesap yaparsak tahmini rakamların kaç kişi
civarında olduğunu görürüz.

Bütün
bu korkutucu tablonun yanı sıra, AIDS, bulaşma ve korunma yolları
bilindiği takdirde aslında zannedildiği kadar bulaşıcı ve korkutucu
olmayan bir hastalıktır. Toplumumuz genelinde hastalığın bulaşma
ve korunma yolları tam olarak bilinmediğinden, konuyla ilgili bilgi
gerek eğitim materyallerinin ekonomik yükü gerekse eğitimci sayısındaki
yetersizlikten dolayı toplumun her kademesine iletilemediğinden ve toplumsal
tabuların bilginin yayılma ve yaygınlaştırılmasında zaman zaman bir
engel oluşturmasından dolayı ülkemizde hastalığın yayılışı maalesef
ciddi denebilecek bir hızda olmaktadır.

AIDS hastalığını HIV adı verilen bir virüs yapmaktadır.
Bu virüs vücudun savunma sistemini çökerterek, kişiyi hastalıklara karşı
korunmasız hale getirmekte ve normalde günlük yaşantıda hastalık yapmadan
bizimle beraber yaşayan mikrop ve virüsler, kaybolan vücut direncinden
dolayı hastalık yapar hale gelmekte ve kişi bu hastalıklardan dolayı
yaşamını yitirmektedir.

HIV
virüsü kişinin kanında ve cinsel salgılarında bulunmaktadır. Bulaşma
ise üç yolla oluşmaktadır.
- Anneden bebeğine gebelik, doğum ve emzirme sırasında bulaşabilir.
- HIV virüsünü tasıyan kontrolsüz kan nakilleri ile, HIV'li kan
bulaşmış şırınga, iğne, jilet, diş fırçası, dövme aletleri, akupunktur
iğneleri, iyi sterilize edilmemiş cerrahi tıbbi aletler vs. ile bulaşabilir.
Korunabilmek için ise kontrolsüz kan nakline izin verilmemeli, bir kez
kullanılıp atılan araç gereç kullanılmalı ya da kullanılan aletler her
defasında dezenfekte veya sterilize edilmelidir.
- HIV'li cinsel salgıların cinsel ilişki sırasında karşıdaki
kişinin cinsel organlarına, anüsüne, ağzına veya zedelenmiş cildine
teması ile bulaşma olabilmektedir. Bu bulaşmadan korunabilmek ya HIV
taşımayan kişi ile sadakate dayalı ilişki kurmak ya da ilişkilerde kesinlikle
kondom (Prezervatif) kullanmakla olur.

Bütün
bu bulaşma yollarının yanısıra, HIV virüsü, tükürük, ter, gözyaşı,
tokalaşma, sarılma, öpüşme, ortak kullanılan çatal, kaşık, bardak, tuvalet,
duş, yüzme havuzu, sivrisinek ve diğer böceklerin sokması ile bulaşmaz.

HIV
virüsünün bulaştığının anlaşılabilmesi için bulaşma anını müteakiben
üç aylık bir sürenin sonunda yapılacak kan testi (ELISA) belirleyicidir.
Kişinin virüsü aldığı andan itibaren AIDS hastalığının ortaya çıkacağı
döneme kadar yaklasık 5 yıldan 25 yıla kadar uzayabilen bir taşıyıcılık
dönemi vardır. Bu süreyi belirleyen, kişinin yaşama koşulları, kendisini
diğer hastalıklardan koruması, sağlığını tehdit edebilecek her türlü
etmenden uzak kalması ve beslenmesi gibi faktörlerdir.

HIV'in
bulaştığı düşünülen eşyaların 30 dk. süre ile kaynatılması veya dokuz
defa sulandırılmış çamaşır suyunun içerisinde 30 dk. bekletilmesi virüsün
yok edilmesi için yeterlidir. HIV kurumaya son derece dirençsiz olduğu
için kurumuş olan virüslü bir salgı virüs içermez hale gelmektedir.

Toplumdaki
yanlış kanılardan birisi AIDS'in bir eşcinsel hastalığı olduğu
konusundadır. Sanılanın aksine heteroseksüel kişilerde çok daha sık
görülen bu hastalık bulaşma ve korunma yollarını bilmeyen herkes
için tehdit oluşturmakta, önlenebilmesi ise sadece bilgilenmeye
bağlı olmaktadır.

Son
aylarda tanı ve tedavi konusunda büyük gelişmeler olmuştur. Yeni bulunan
ve birkaç ilacın birlikte kullanılması ile gerçekleştrilen bu tedavi
ile insan vücudundaki virüs miktarı önemli ölçüde azaltılabilmektedir.
Fakat ne yazıktır ki bu tedavilerin maliyeti yaklaşık yılda iki milyar
civarındadır. İlaçlardan başarılı sonuçlar elde edilmiş olsa bile kesin
cevap için henüz erken sayılmaktadır.

Herkese
AIDS'ten uzak sağlıklı günler temenni ederim.

Dr.
Haluk PEKTAŞ
AIDS Savaşım Derneği
Yönetim Kurulu Üyesi
|

CİNSEL
YAŞAM

CY
EDİTÖRÜ'NDEN



CİNSEL
YASALAR
YASAKLAR

SORULARINIZIN
CEVAPLARI
Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|