



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR
|


CY
Editörü'nden
Güncelleme:
13.10.2000
CİNSEL SORUNLU ÇİFT NE YAPMALI

Geçen
hafta çeşitli cinsel sorunların, cinsel işlev bozukluğu tanısıyla
cinsel tedavi gerektiren durumlardan çok daha fazla yaşandığını söylemiştim.
Özellikle ilişkinin başlangıcında, evliliğin ilk günlerinde, eşlerin
birbirlerini yeterince tanımadığı dönemlerde birçok cinsel güçlük
yaşanır. Unutmayın ki,cinsel dürtülerimiz doğuştan var olmakla
beraber, cinsel etkinlikler öğrenilen davranışlardır. Oysa kadın
da erkek de cinsel konuda doğru bilgi almamıştır. Kadınların
çoğu kendi bedeninin cinselliğini ve tepkilerini bile tanımaz. Genellikle
erkek cinselliği konusunda doğru veya deneyime dayalı bilgisi yoktur,
duyduğu şeylerin çoğu da yanlış ya da abartılıdır. Çoğu kadın erkek
bedenini, cinsel organını evleninceye kadar hiç görmemiştir. Bu bilinmezlikten
kaynaklanan kaygıları, korkuları, kaçınmaları vardır. Cinsel deneyimin
adım adım öğrenerek, haz alarak ilerlemesi gerekirken,
doğrudan cinsel birleşme ile başlaması uygun değildir. Birçok kadının
cinselliği zevkli bir olay olarak algılamamasına ve bazen yaşamı boyunca
cinselliğe uzak kalmasına yol açar.

Erkekler kendi bedenlerini, cinsel organlarını tanırlar ve cinsel yanıtlarını
bilirler. Ancak çoğunun kadınlarla cinsel deneyimleri çok azdır,
çoğunlukla paralı ya da kaçamak cinsel ilişkilerle sınırlıdır. Bu deneyimler
çoğu erkeğin cinsel etkinlik davranışlarında beceri kazanmasını sağlamaz.
Hatta paralı veya kaçamak cinsel ilişkiler, kısa sürede tamamlanmaları
gerektiği için, erken boşalmanın öğrenilmesine neden olabilir.
Ayrıca yaygın yanlış inanışların etkisiyle, erkeklerin kendi cinsel
becerilerine ilişkin kaygıları vardır. Bütün bu nedenlerle, yeni
bir birliktelik kadın için de erkek için de kaygılarla başlar.
Oysa cinsel ilişki, iki insanın katılımıyla, birlikte üretilen bir
haz sürecidir. Cinsel organlar arasında gerçekleşen mekanik bir
olay değildir. Hiç kimsenin öteki için katlandığı bir görev, bir
angarya değildir. İki insan arasında bir savaş, bir şiddet eylemi ya
da bir şeylerin kanıtlanması gereken bir alan da değildir. Cinsel ilişkiden
alınabilecek hazzı arttırmak da yok etmek de eşlerin elindedir.
Doyumlu bir cinsel ilişki yaşamayı herkes ister. Bunun için eşlerin
iletişimi çok önemlidir. Keyifli cinsel davranışları öğrenmek, cinsel
hazları geliştirmek, cinsel ilişki sürecini zenginleştirmek karşılıklı
çaba gerektirir.

Cinsel
yaşamınızda bir sorun olduğunu düşünüyorsanız, bunu beklemeden eşinizle
konuşmalısınız. Yaşamın başka alanlarında olduğu gibi, cinsellikte
de sorunlar nadiren kendiliğinden ortadan kalkar. Asla böyle
bir sorun yokmuş gibi davranmamalı, sorunu cinsel eşinizden saklamaya
çalışmamalısınız.

Saklama
davranışının en yaygın olarak bilineni, kadının orgazm oluyor gibi davranmasıdır.
Bu masum görünen davranış, cinsel ilişkilerin aynı şekilde sürmesini
ve cinsel sorunun yerleşmesini sağlar. Kadın, zevk almadığı cinsel
etkinliklere ilgisini yitirir, cinsel ilişkiyi angarya gibi görmeye
başlar. Erkek, eşinin isteksizliğinden, sevişmeye katılmamasından
şikayet eder. Oysa ilk anda bu sorun konuşulursa, kadın daha fazla
ve doğru şekilde uyarıldığında orgazmı yaşayabilir ya
da birlikte profesyonel yardım aranabilir. Saklama davranışı,
günün birinde profesyonel yardım arandığında da çözümü zorlaştırmaktadır.

Cinsel
yaşamda herhangi bir aksaklık olduğunda, yapılabilecek en önemli hatalardan
biri de, durumu aile bireyleriyle konuşmaktır. Aile bireylerinin
cinsellik konusunda daha bilgili olup, yararlı önerilerde bulunmasına
çok seyrek rastlanır. Ama eşlerden birini suçlayıp, ek bir baskı
oluşturmaları çok sık yaşanır. Ayrıca cinsel yaşamınız hazları
ve sorunlarıyla, yalnızca sizi ve cinsel eşinizi ilgilendirir. Eşiniz
bu konunun üçüncü bir kişiyle paylaşılmasından ek bir rahatsızlık duyabilir.

Cinsel
sorunu olan çift, öncelikle bu konuyu açıkça ve içtenlikle konuşmalıdır.
Ancak unutmayın ki, cinsellik hassas bir konudur. Eşlerin davranış ve
konuşmalarında samimi olurken, kırıcı olmamaya da dikkat etmeleri
gerekir. Bazen geçici bir sorun, eşin olumsuz tutumu, küçümseyen, yargılayan,
suçlayan sözleri nedeniyle kalıcı hale gelebilir. Konuşmanın amacı,
durumu yargılayıp suçluyu saptamak değil, karşılıklı durumu anlamaya
ve açıklamaya çalışarak, birlikte bir çözüm yolu bulmak olmalıdır. Sorunu
konuşamıyorsanız ya da çözümleyemiyorsanız, profesyonel yardım almayı
düşünebilirsiniz. Çözümsüz görünen birçok cinsel sorun, kısa süreli
cinsel danışmanlıkla düzelebilir.

Dr.
Nesrin Yetkin
|

CİNSEL
YAŞAM

CY
EDİTÖRÜ'NDEN



CİNSEL
YASALAR
YASAKLAR

SORULARINIZIN
CEVAPLARI
Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|