|

Cevaplar
Güncelleme:
08.06.2001
Sık
kürtaj
Halk arasında kürtaj olarak adlandırılan tıbbi müdahale,
istenmeyen bir gebeliğin başlangıcında, vajina yoluyla
ceninin ve rahmin iç yüzeyinin alınmasından oluşan küçük bir
ameliyattır. Her ameliyat gibi, küçük de olsa risk taşır. Bu ameliyat
sırasında anestezi uygulanıyorsa, bunun da ayrı riskleri olabilir.
Kürtaj, sık sık başvurulacak uygun bir doğum kontrol yöntemi
değildir. Gebelik istemiyorsanız ve sık sık kürtaj gerekiyorsa,
öncelikle uygun bir doğum kontrol yöntemi kullanmaya başlamalısınız.
Hem bu konuda karar vermek hem de şu andaki durumunuzda kürtajın
risklerini ve gereğini gözden geçirmek için bir kadın hastalıkları
uzmanına başvurmalısınız.

Eşcinsellikten
kurtulmak
Cinsel
kimlik ve cinsel yönelim
konusundaki yazılarımda ve bu konudaki önceki yanıtlarımda
da söylediğim gibi, heteroseksüel, biseksüel ya da eşcinsel yönelimi
değiştirebilecek bir tedavi yöntemi yoktur. Cinsel yönelimi
değiştirmeyi hedefleyen girişimler hem etik değildir hem de başarılı
olamazlar. Cinsel yönelim yelpazesinin bir ucunda tam heteroseksüalite,
diğer ucunda da tam homoseksüalite yer alırsa, ortada değişik oranlarda
biseksüel yönelimler olduğunu söyleyebiliriz. Bu yelpazede eşcinselliğin
biseksüeliteye yakın kısmında yer alan kişiler karşı cinsle de cinsel
ilişki kurabilirler. Bu bağlamda kafanızda karışıklık varsa, eşcinsellikten
kurtulmak amacıyla değil ama kendinizi daha iyi tanımak ve kabul
etmek için, bu konularda çalışan bir psikiyatri uzmanına ya da
psikologa başvurabilirsiniz.

Geç
boşalma mutlaka tedavi edilmeli mi?
Geç boşalma yazımda, bu cinsel
işlev bozukluğunun her zaman aynı şiddette olmadığını, bazı hafif
tiplerinin kişiye fazla sorun yaratmayabileceğini söylemiştim. Eşli
cinsel etkinliklerde hiçbir zaman boşalamamak, hemen her zaman sorun
yaratabilir, en azından çiftin çocuk isteğinin önünde bir engel
oluşturur. Ancak cinsel birleşme sırasında yarım saatte boşalan
bir erkek, bu durumdan memnun da olabilir. Uzun süren cinsel birleşme
kendisi ya da cinsel eşi için bir sorun oluşturmuyorsa, zaten tedavi
de aramaz. Öte yandan, cinsel tedaviler yapıları gereği, zaten bireylerin
isteğine bağlı olarak yapılır. Her hangi bir cinsel işlev bozukluğu,
kişi veya çift için sorun oluşturmuyorsa, tedavi ortamı oluşmaz.
Eşlerden biri tedaviyi istemiyor veya çaba harcamaya yanaşmıyorsa
da cinsel tedavinin başarılı olması, hatta uygulanması mümkün olmaz.
Bütün cinsel tedavilerde, eşlerin her ikisinin de değişim isteği,
motivasyonu, çabası olmazsa olmaz ön koşuldur.
Diğer
cevaplar ve konular için tıklayın
|