




Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR
|

Büyük Şef Seattle

Toprağımızı almak önerinizi düşüneceğiz. Eğer kabul etmeye karar verirsek,
bir koşulumuz olacak: Beyaz adam bu toprağın hayvanlarına kardeşleri gibi
davranacak... Kızılderililer sizin yollarınızı, sizin adetlerinizi anlamazlar.
Çayırlarda çürüyen binlerce bufalo gördüm!.. Beyaz adamın, geçerken dumanlı
demir attan vurup bıraktığı ve ne amaçla öldürdüğünü hala anlayamadığım
binlerce bufalo.. Ben vahşiyim ve dumanlı demir atın bufalodan nasıl önemli
olabileceğini anlayamıyorum!.. Ve biz vahşi olduğumuzdan bufaloyu yalnız
aç kalmamak için öldürürüz. Hayvanlar olmadan insanlar nedir ki? Eğer
bütün hayvanlar yok olsaydı, insan ruhu o büyük yalnızlığa dayanamaz ölürdü.
Ayakları altındaki toprakların, büyük babalarımızın külleri olduğunu çocuklarınıza
öğretmelisiniz. Toprağın, akrabalarımızın yaşamlarıyla dolu olduğunu çocuklarınıza
söyleyiniz. Böylece toprağa saygı duyarlar.

Bizim çocuklarımıza öğrettiğimizi, siz de kendi çocuklarınıza öğretin:
Dünya anamızdır. Dünyaya ne kötülük olursa, oğullarına da aynı kötülük
olur. Eğer insanlar yere tükürürlerse, kendi yüzlerine tükürürler. Biz
bunları biliyoruz. Dünya insanlara ait değildir. İnsanlar dünyaya aittir.
Bütün her şey, aileyi bağlayan kan bağı gibi, birbirine bağlıdır.

Halkım için ayrılan bölgeye gitme önerinizi düşüneceğiz. Ayrı ve barış
içinde yaşayacağız. Geri kalan günlerimizi nerede geçireceğimiz o kadar
önemli değil artık. Çünkü çocuklarımız babalarının aşağılandığını görürler.
Kalan günlerimiz çok olmayacaktır. Bir zamanlar sizin gibi güçlü olanların
ve ormanlarda özgürce dolaşanların mezarları da kalmayacak. Onları anmak
ve yaslarını tutmak için, bir zamanlar bu dünyada yaşamış olanların çocukları
da kalmayacak... Bunun için neden yas tutalım?

Kabileleri insanlar yapar. İnsanlar gidince, kabileler de olmaz. Kızılderili
de yok olur. Tıpkı denizin dalgaları gibi; insanlar gelir ve insanlar
gider. Şimdi de sanki arkadaşıymış gibi kendisiyle konuşabilen Tanrısıyla
birlikte beyaz adam gelmiştir. Bildiğim bir şey var ki, belki beyaz adam
da bir gün bunu keşfedecektir. Siz nasıl şimdi bizim toprağımıza sahip
çıkmak istiyorsanız ve sonunda sahip olduğunuza inanacaksanız, aynı şekilde
Tanrınıza da sahip olduğunuza inanıyorsunuz. Ama hiçbir zaman olamayacaksınız!..
Eğer Tanrı sizin anlattığınız gibi gerçek Tanrı ise, sevecenliği yalnız
beyaz adama olamaz.

Beyazlar da bir gün diğerleri gibi geçip gideceklerdir. Tıpkı denizin
dalgaları gibi. Yatağına pislik yığmaya devam eden, bir gece kendi pisliğinde
boğulacaktır.

Son,
bize bir sırdır... Sizin getirdiğiniz gibi bir sonu biz anlayamıyoruz.
Dipdiri tepelerin konuşan tellerle lekelendiğini, ormanın gizli köşelerini
neden pek çok beyaz adamın kokusunun doldurduğunu, vahşi atların neden
tutsak edildiğini, bufaloların neden katledildiğini biz anlamıyoruz. Böyle
bir son bize bir şey anlatmıyor. Çalılıklar nereye gitmiş?.. Kartal nereye
kaybolmuş?.. Hızlı koşan bir ata ve av avlamaya neden veda etmek gerecekmiş?..
Bütün bunlar ne demektir?.. Yaşamın sonu... Ve; herhalde yeniden yaşamaya
çalışmanın başlangıcı...

Toprağımızı alma önerinizi düşüneceğiz. Kabul edersek, bu belki de bize
vaat ettiğiniz bölge için olacaktır. Orada belki de kalan günlerimizi
gönlümüzce yaşayabiliriz. Bu dünyada, son Kızılderili de yok olduğu zaman,
yalnızca çayırlar üzerinde bulut gibi hareket eden bir anı kalacaktır.
Bu kıyılar, bu ormanlar halkımın ruhunu koruyacaktır. Çünkü onlar bu dünyayı
yeni doğan bir çocuk anasının yürek atışını nasıl severse, öyle severler...
Öyle ise, toprağımızı alırsanız, onu bizim sevdiğimiz gibi seviniz. Onunla
bizim ilgilendiğimiz gibi ilgileniniz. Anılarını da aynen saklayınız.

Onu çocuklarınız için; bütün gücünüzle, bütün aklınızla
ve bütün kalbinizle koruyunuz ve seviniz.

Göreceksiniz... Bütün bunlardan sonra,
kardeş de olabiliriz.

Diğer
yazılar için tıklayın
|

Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|