AT
Editörü'nden...
Güncelleme:
18.12.2000

Bir
önceki yazımızda fizik bedenimizi çevreleyen enerji alanından
"aura"dan, "şakralardan", enerji merkezlerinden ve özelliklerinden
söz etmiştik. Şimdi konumuza kaldığımız yerden devam edelim.
Evrensel enerji - Aura ve Chakra'lar II

HASTALIK VE OLUŞUMU

Hastalık, yaşam enerjinizdeki kesilmelerin ya da dengesizliklerin
sonucudur. Hayatınızda sizin yaptığınız ya da yapılmasına izin
verdiğiniz dengesizlik ve rahatsızlıklarla ilgili olarak, bedeninizin
sizi bilgilendirme işlemidir. Böylesi kesiklik ya da dengesizlik,
tek bir üzüntüden, küçük küçük sinirlenmelerden ya da hayatınızda
tam olarak çözümlenmemiş ve unutulmuş eski bir kavgadan ileri
gelebilir. Veya daha yeni geçirdiğiniz bir tecrübenin sonucu da
olabilir. İçinde bulunduğumuz ruhsal durumdan dolayı aura ve şakralardaki
enerji akışında meydana gelen bu değişiklikler, insanın enerji
bedeninde bir dengesizlik yaratır. Meydana gelen bu dengesizlikler
veya enerji eksikliği fizik bedenimizde hastalıkları oluşturur.
Hastalık, fiziki bedende kendini göstermeden önce, psişik ya da
astral bedende, aura'da görünür. Aura okuyabilen bir kişi, hastalık
meydana gelmeden önce onu teşhis edebilir ya da en azından bir
hastalığın gelmekte olduğunu söyleyebilir.

POZİTİF DÜŞÜNCELER, AURANIN "IŞIN BEDENİN" YAŞAM KAYNAĞIDIR

İnsanın enerji alanı (aurası) her bir insanın ruhsal tekamül seviyesine
göre değişiklik gösterir. İnsan düşünce bazında genişledikçe aurası
da genişler. Ve aura (manyetik alan) ne kadar genişlerse ileri
gidebileceği her frekansı kendine doğru çekmeye başlar. Bu tamamen
insanın içinde bulunduğu ruhsal duruma (düşüncelerine ve duygularına)
bağlıdır.

İnsan dünyaya gelip yetişkin biri olmaya başladığında beyni, aklı
ve mantığı gelişir, belirginleşir. Ve çeşitli etkiler ve frekanslar,
enerjiler, belirgin bir biçimde ortaya çıkmaya başlar. Ve bu durum,
bir takım dalgalarla ruha yüklenmeye başlar. Ve insan beyinde
üretmeye başlar. (değişik düşünce kalıpları, inanç sistemleri
vs.) Ve insan bu ürettiklerini, düşünceler, dalgalar halinde ilk
önce ruha, sonra da boşluğa (evrene) verir. İşte bu, insanın aurasıdır.
(Işın bedenidir)

Pozitif
düşünceler ve enerjiler, auramızın (ışın bedenimizin) yaşam kaynağıdır.
Ve devamlı ışın hücreleri oluşturur ve devamlı toplar. Bunun adına
sevgi de diyebiliriz.

Negatif
düşünceler ise, devamlı verir ve alamaz. Bu veriş, bir boyutta
artık kişinin kendi aurasından (ışın bedeninden) verişe döner.
Ve çeşitli hisler sonucunda (ego, bencillik, öfke, korku, kıskançlık,
dedikodu, nefret vb. gibi) beyin artık pozitif düşünce üretemez
ve auraya (ışın bedene) yeni hücreler, yeni enerjiler kazandıramaz.
Tam tersi diğer hücreleri de yokeder. Bu durum hastalıklara zemin
hazırlar.

Bedenimiz
enerji ile yaşar ve evrendeki enerjiye ihtiyaç duyar. Evrensel
enerjiyi bedene alma yollarından biri de bilinçli ve düzenli olarak
yapılan solunum egzersizidir. Prana yahut "hayat
enerjisi" adı verilen bu enerji ve oksijen, bedene ve zihine
canlılık verir.

Ayrıca
şakralar üzerinde yapılan çalışmalar, renk çalışmaları, imgeleme
çalışmaları, çeşitli meditasyonlar ve yoga çalışmaları, kendimizi
bilme ve bulma yolunda yapılan her türlü kişisel gelişim
çalışmaları, beyin kapasitemizi gittikçe arttıracak ve auramıza
(ışın bedenimize) iyice pozitivite yükleyecektir.

Aldığımız
enerjiyi kendimizde tutmak ve sağlıklı kalabilmek için şunlara
da dikkat etmeliyiz:
1. Hayatta karşılaştığımız olaylarda dengede kalmayı öğrenmek.
2. Diğer insanlarla olan ilişkilerimizde iyilik ve sevgiyi
ön plana almak.
3. Düşüncelerimizi kontrol ederek, pozitif düşünme alışkanlığını
kazanmak.
4. Enerjimizi iyi yönde kullanmak.

Diğer
yazılar için tıklayın