Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR







ALTERNATİF SİSTEMLE ENERJİ DENGESİ - ASED (Devam)

Bugüne kadar bizlere Tıp fakültesinde, en küçük canlı birimi hücre'dir denildi. Atom olduğu söylenmedi. Enerji ve vücuttaki dengesinden hiç bahsedilmedi. Dolayısiyle bütün hekim arkadaşlarımız, çok çok önemli bir bakış açısından uzak yetişiyorlar. Ancak tesadüfen ve kendi kişisel çabalarıyla bir yere gelebiliyorlar.

Aile çevremizde en sık rastlanan şikayet ve hastalıklar nelerdir? Ayrıca polikliniklere gelen hastaların % 80'inde de şunlara rastlanmaktadır.

Kronik ağrılar. ( baş, omuz, kol, boyun, sırt, bel, bacak.) Hastalar bir yığın tetkikten geçirildikten sonra ilaçlara mahkum edilerek, birlikte yaşama önerilir.

Kronik mide ve bağırsak hastalıkları. İlaçla geçmezse ameliyat edilir. (gastrit, ülser, kolit vs..)

Allerjik hadiseler. (rinit, faranjit, sinüzit, bronşit, astım vs..) sürekli antibiotiğe, kortizona mahkumlar.

Adet düzensizlikleri, dismenore, sistit, taş düşürme.

Depressif şikayetler, uykusuzluk, korku, öfke, takıntı, üzüntü, isteksizlik, iktidarsızlık! Bunlar da anxiolitik, anti depressanlara .. bağımlı olurlar.

Aşırı kilolar, sigara, alkol bağımlılıkları.!

Bütün bu hastalıklar için sayısız tetkik yapılmıştır. Dolaplarımız ilaçlarla doludur. En acısı psikolojik diye bir kenara atılmıştır. Acaba çevremizde bu hastalıklardan şikayet eden kaç kişi iyileşmiştir? Oysa, tüm hastalıkların % 80'ini teşkil ediyor. İyileşenler tesadüfen veya kendi gayretleri ile sağlığına kavuşuyor.

Su kirliyse lavaboyu açmak çözüm değil. Bazen sigara içmek enerji dengesi açısından faydalı bile olabilir. Olaylara bu şekilde geniş perspektifden bakınca, haliyle insanlar iyileşemediklerinden, alternatif yollar aramaya başlarlar. Ancak kimileri fayda gördüklerini söylerken, kimileri faydalanamamışlardır. Sonuçta insanlarda tereddüt doğmuştur.

Neden alternatif Tıp? Bakış açısı ne? Etkisi nasıl?

Organizmanın içerisinde kendini tedavi edecek her türlü ilaç mevcuttur. (morfin, kortizon, insulin, hormonlar, enzimler, aminoasitler ve antibiotik yerine kullanabileceğimiz lenfositler vs..) Organizmanın bu sistemi sağlıklı çalıştırabilmesinin tek bir şartı var: O da vücuttaki enerji dengesi!. Bu dengeyi bozan nedir? Kendimiz! Otonom sinir sistemimizin uzun bir süre, giren enerji ve harcanan enerji arasındaki dengesizliğe maruz kalması! Bu süreç içerisinde organizma yeni bir enerji dengesi kurmaktadır yaşamamız için. Bunuda aşırı enerji tüketimine neden olan kaynağı devre dışı bırakarak yapmaktadır. Böylece organizmada kalıcı bloklar oluşmaktadır. Bu olayı kronikleşme olarak adlandırmaktayız. Bloklar çözülmeden kronik hadise geçmez!. Alınan önlemler yetersizdir. Bu nedenle hastaya, hastalığınla birlikte yaşamaya alışacaksın derler!.

Otonom sinir sistemi, dışardan ve içerden gelen uyarılara çok hassastır. Sürekli bizi korumaya ve enerjimizin dengeli biçimde vücuda dağılması için uğraşmaktadır. Hayatiyetimizin devamı için öncelikle 1.nci derecedeki hayati organlarımızı düşünmektedir. Örneğin, aşırı enerji tüketimine gittiğimiz bir korku veya öfke anını düşünelim. Organizma, ikinci veya üçüncü derecede önemi olan sistemleri devre dışı bırakarak, oraya enerji göndermez. Enerjiyi o an için 1.nci derecede önemli sistemlere yönlendirir. Örneğin; hormonların dengelenmesini devre dışı bırakır! Veya hafıza ve konsantrasyon merkezlerini kapatır veya daha az çalışmasını sağlar. Eğer bu durum uzun süre devam ederse bloklaşma veya kronikleşme meydana gelir. Organizma, nereyi devre dışı bıraktığını unutur. Bu dönemde siz istediğiniz kadar tetkik ve tedavi yaptırın, netice alamazsınız. Ne yazık ki sırf bu yüzden milyonlarca insan gereksiz yere ameliyat masasına yatmaktadır. Orada da yapılan nedir? Vücudun artık onaramadığı kısmı devre dışı bırakmak. Dikkat ederseniz operatörlerimiz ameliyat sonrasında bir sürü yasaklarda bulunurlar. (Zayıflayacaksın, beslenmene dikkat edeceksin, kafaya birşey takmayacaksın, sigara veya alkolü bırakacaksın...) Hastada artık aklı başına geldiğinden, bunları harfiyyen uyguluyor. Aslında bunları baştan uygulasa hastalık ortaya çıkmayacaktır.

Neden aklımız başımıza gelmeden dikkat edemiyoruz? Bu sorunun temel cevabı şu: ENERJİ DENGESİ nedir bilmiyoruz. Dolayısıyla bunu dengede tutmasını da bilmiyoruz. Bugün elimizdeki imkanlarla enerji dengemizin ne durumda olduğunu bilgisayarla tespit edebiliyoruz. Blokları tespit edip açabiliyoruz. Dolayısıyla enerjimizi mümkün olduğu kadar (bozukluğun derecesi ve süresi, geçirilmiş ameliyatlar, kullanılmış ve hala kullanılan ilaçlar engel) düzeltebiliyoruz!. Bu şekilde organizmanın rejenerasyon kudretini tekrar devreye sokabiliyoruz. Toplumumuzda en sık görülen kronik hastalıkları tam veya eskisinden çok daha iyi hale getirebiliyoruz. Aynı zamanda bastırılmış korku, öfke, takıntı ve üzüntülerden kurtarabiliyoruz.

Enerji dengemizi bozabilecek alışkanlıklardan kurtulabilmek için dengeli beslenmeli, spor ve meditasyon yapılmalıdır. Enerji dengemizin stabil kalabilmesi, ancak bu şartlar yerine gelirse olur. Hastalığın başında bu dengeleri sağlamak çok daha basit. Keşke hastalar öncelikle bize gelse. İleri tetkikleri, uzmanlık konsültasyonlarını biz istesek!.

Elbette batı tıbbının bütün nimetlerinden faydalanacağız. Ancak öncelikle hastalıkların oluşumunu önlemeliyiz. Sağlıklı toplum, ekonomik istikrar için bu gerekli. Dolayısıyla, sağlık için gereksiz yere yapılan trilyonlarca liralık harcama da önlenmiş olur. Hastane ve polikilinikler, gerçekten ihtiyaç duyan hastalarla dolar. Enerji dengelemede kullanılan yöntemlerin başında ise akupunktur, laser ve mezoterapi gelmektedir.

Dr. Erhan ÖZER
Algoloji (Ağrı tedavi) Uzmanı

Dr. Balcı Sağlık Hiz. Ltd. Şirketi
Bağdat cad. 256 / 4
Göztepe / İstanbul
(0216) 355 50 95 - (0216) 358 82 23

Önceki Bölüm


ALTERNATİF TIP

A.T EDİTÖRÜ'NDEN

A.T HABERLER

AKUPUNKTUR

ALEXSANDER
TEKNİĞİ


AROMATERAPİ

ASED

AYURVEDA

BİYOTERAPİ

ÇİGONG

FENG SHUİ

HAREKETLİ KUVVET

HOMEOPATİ

HİPNOZ

KİNESİOLOJİ

KİROPRAKTİK

KRİSTAL TERAPİ

REİKİ

REFLEKSOLOJİ

RENKLERLE TERAPİ

SHİATSU

T'Aİ CHİ CH'UAN

VEDİK ASTROLOJİ

YOGA

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 




Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla