|

ALTERNATİF
SİSTEMLE ENERJİ DENGESİ (ASED)

NEDEN
ASED?
Günümüzde yüksek performans, konsantrasyon, motivasyon, yaşam sevinci
ve tam sağlık için, biyoenerji dengemizin mükemmel olması gerekmektedir.

Sinir sistemimiz, doğadaki enerji dengesine uyum gösterecek şekilde
programlanmış olduğundan, dengenin bozulmaması için irademizin dışında
reaksiyonlar gösterebilmektedir. Ne yazık ki yaşadığımız ortam (hava
kirliliği, hormonlu gıdalar, zararlı elektromanyetik dalgalar, ozon
tabakasının delinmesi vs.) yaşam tarzımız (aşırı stres, dengesiz
beslenme, spor yapamama) ve öfke, korku, üzüntü gibi duyguları içimizde
bastırmamız, enerji dengemizi ciddi şekilde bozabilmektedir. Bu
aşamada bedenimizin dili olan ağrı, uykusuzluk, çarpıntı, terleme,
daralma, sinirlilik, yorgunluk, isteksizlik, iktidarsızlık gibi
şikayetler belirmeye başlar. Birçok vak'anın başlangıç döneminde
en değerli uzman hekimler tarafından yapılan muayene ve ileri tetkiklere
rağmen organik bir sebep teşhis edilemediğinden, tedavi için belirtilere
göre (semptomatik) gereksiz ilaçlar önerilmektedir. Oysa meydana
gelen semptomların ana nedeni, vücudumuzdaki biyoenerji dengesinin
bozulmasıdır.

ASED
ile OTOREGÜLASYON:
Vücudumuzun kendi kendini kontrol edebilme yeteneğine otoregülasyon
diyoruz. Ancak etkili bir otoregülasyon için yine enerji dengesi
esastır. Biyoenerjimizin dengede olması sadece hastalıklardan korunmak
için değil, aynı zamanda hastalıkların kısa sürede tedavisi için
de gereklidir. Bunun için her türlü ilaç organizmamızda mevcuttur.

BİLGİSAYAR
ve ASED:
Bugün artık biyoenerji dengemizi bilgisayar aracılığıyla ölçme imkanına
sahibiz. Dengemizde herhangi bir bozukluk teşhis edildiğinde, alternatif
yöntemlerle bu dengesizliği tekrar normal hale getirebilmekteyiz.
Alternatif yöntemlerin amacı, uygun noktalara uyarılar vermek suretiyle
enerji kanallarındaki tıkanıklıkları ortadan kaldırmak ve enerjinin
doğal akışını tekrar sağlamaktır. Bu şekilde sağlanan denge tamamen
doğal olduğu için, yan etkisi söz konusu değildir. Oysa dışardan
alınan ilaçların birçok yan etkileri olduğu bilinmektedir.

SONUÇ:
Vücudumuzdaki biyoenerji dengesini düzeltebilir, yıllardır içimizde
birikmiş olan sinir, öfke, korku, takıntı, üzüntü vs. gibi duyguları
zararsız hale getirebiliriz. Kötü alışkanlıklarımızdan kurtulmamız
(dengesiz beslenme, sigara, alkol, ilaç..); toksinlerimizden arınmamız
(hücresel yaşlanma, enfeksiyon, tümör, polip, ödem, cellülit) yine
biyoenerjimizin dengede olmasıyla mümkündür. Keza bağışıklık sistemimizin
en üst düzeyde olması bu sayede gerçekleşmektedir.

Biyoenerji dengemizin en az 6 aylık aralıklarla ölçülerek değerlendirilmesi,
koruyucu hekimlik açısından büyük önem taşımaktadır.
Dr.M.Arı BALCI (Nöroloji Uzmanı)
Dr. Erhan ÖZER (Algoloji Uzmanı)
Devam
|