Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






Avrupa'nın Yolları Taşlı...

Ermeni Tasarısı Hakkında
1915 yılına dek bu topraklarda Ermeni unsuru vardı. Bugün ise İstanbul'da yoğunlaşmış son derece cüz'i bir kitlenin dışında yok.
Bizler ise hâlâ burdayız. Gerçeklerin en önemlisi budur. Geriye kalanı ikincildir. Artık ülkemizin en dinamik, aydın, emsal teşkil eden ve istikbali temsil eden kesimlerinin tartışmayı reddederek bizleri soykırım gibi dehşetengiz bir kara lekenin töhmeti altında bırakma aşamasına getiren resmî ağızın çekim alanından, keskin sirke efeliğinden, "Onlar da bizi kesti" diyerek iki yanlışın bir doğru etmediğini unutmaya yatkın marazi tavırlardan ve yedi düvelin alaya aldığı inandırıcılıktan tamamen uzak negasyonist söylemden kurtulması elzemdir.
Kim ne derse desin, Osmanlı mirasçısı olan Türkiye insanının bu meselenin, tutkulardan uzak, bilimsel verilerin ışığında ve cesaretle ele alınması için gerekli seferberliği kendi demokratik bekası ve istikbali için gerçekleştirmesi elzemdir.
Türkiye ancak bu şekilde kendisiyle barışacak ve istikbale daha güvenli ve özgür bir şekilde bakabilecektir. Gönül ister ki, Ermeni meselesinde kendisiyle hesaplaşmış bir Türkiye, bu muhasebeleri hâlâ yapamamış bazı batılı dostlarımıza örnek teşkil edebilsin...



Siyasallaşmalı mı siyasallaşmamalı mı?
Kimin, neyin siyasallaşıp siyasallaşamıyacağı kararını, Türkiye gibi ülkelerde erkan-ı devliyye verir. Her şey gibi hemencecik gündemden düşmesine rağmen, Avrupa dillerinde Kürt, Türkçe'de ise Doğu meselesi konusunda Belediye Başkanlarının derdest edilmeleri ile başlayan siyasallaşma tartışması, siyaset kavramının, eğer muktedirlerin kendi güdümlerinde değilse, nasıl korkulacak bir nesne olduğunu hatırlatıyor. Bu aynı zamanda, tek parti döneminin meşhur eşhasından Nevzat Tandoğan'ın "Bu ülkeye komünizm gelecekse onu da biz yaparız" lafının altındaki mantığın bir uzantısıdır. Resmi Nevruz kutlaması veya Sivil Toplum Kuruluşu denince Kızılay'ın adres gösterilmesi ise hep bu toplum fobisinin tezahürleridir.



Düşmanla barışma üzerine
Yüksek mevkilerdeki bir siyasetçimizin, geçenlerde Van'da yaptığı bir konuşma esnasında barış diye bağıran dinleyicilere belli kesimlerle barışılamıyacağını doktor doktor anlatıyordu hatırlarsınız. Bu, İsrail devlet adamı Şimon Peres'in BBC televizyonundaki Hard Talk programında Tim Sebastian'a yaptığı bir çıkışı aklıma getirdi. Gazeteci, Peres'e, Filistinlilerle barış yapmanın ne kadar zor ve tehlikeli olduğunu ima eden bir çanak soru soruyor ve karşılığında şu cevabı alıyordu: "İyi de insan herhalde dostuyla değil düşmanıyla barışacaktır." Yüce Allah her memlekete böyle yalın ve keskin akıllar ihsan eylesin.



Katılım Ortaklığı'nda Niyetimiz Nedir?
Katılım Ortaklığı Belgesi, kimisinin Yol Haritası dediği belgedir. Avrupa Komisyonu diğer aday ülkeler için aynılarını 3 ayda hazırladıydı 1998'de. Türkiye kolay lokma değil, o yüzden belge ancak yıl sonunda hazır olacak! Karşılığında Türkiye "Müktesebatın Kabulü için Ulusal Program"ı kaleme alacak.
Her iki belge de tek taraflıysa da karşılıklı müzakerelerle sonuçlandırılacak. Kavga kısa ve orta önceliklerin saptanmasında ortaya çıkacak. Çünki Hükûmet, İlerleme Raporları'nda belirtilen eksikliklerin bir çoğuyla hemfikir değil. Katılım Ortaklığı'nın gecikmesinin bir sakıncası var o da Katılım Ortaklığı olmadan mali imkanların verilmesinin imkansızlığı. Müktesebatın aktarılması ve siyasi kriterde yol alınması amacıyla kurulması gerekli kurumlar ve verilmesi gereken formasyona mali imkan gerekiyor ve AB bu imkanları ancak Katılım Ortaklığı'nı sonuçlandırmış adaylara tanıyor.



Komisyon'un Ankara Temsilciliğinin web sitesi
Avrupa Komisyonu Avrupa Birliği'nin icracı sekretaryasıdır. 13 aday ülkenin hazırlık süreçlerinin belli başlı sorumlusudur. Komisyon'un Ankara Temsilciliği'nin web sitesi Türkiye'nin AB ile olan ilişkilerinde konuyla ilgili herkese gerekecek bilgi ve belgeleri içermekte. Site, Ankara Anlaşması, Karma Protokol, Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilen projeler, Türkiye için Avrupa Stratejisi, Türkiye'nin AB üyeliği üzerine Komisyon'un görüşü, Gündem 2000, Aday ülkelerin İç Pazara entegrasyonu üzerine Beyaz Kitap, 1998 ve 1999 İlerleme Raporları ve daha birçok bilgi sunuyor. Kasım ayında Türkiye'ye sunulacak hayati belge Katılım Ortaklığı da AB'nin şeffaflık politikası uyarınca ve diğer adaylarınkilerle beraber sitede yerini alacak böylelikle her yurttaş Türkiye'den ve kendisinden ne istendiğini bilecek. www.deltur.cec.eu.int



Diğer yazılar için tıklayın


AVRUPA YOLUNDA
AB EDİTÖRÜ'NDEN




AB'NİN FAALİYETLERİ

AB YOLUNDA
KÜÇÜK BİR ARŞİV


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla