Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Güncelleme: 30.05.2001
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki
Gümrük Birliği ne getirdi?


Türkiye'de son günlerde GB'nin Türkiye'nin aleyhine işlediği yolunda birtakım söylemler yoğunlaştı. Böyle olup olmadığını anlamanın en iyi yolu, ya GB nin Türkiye Ekonomisi'ne olan genel etkisini ekonometrik bir analizle ele almak ya da GB sonrasında Türkiye'nin dış ticaretinde meydana gelen gelişmeleri incelemektir.

Gümrük Birliği Teorisi'ne göre yapılacak parsiyel bir analizde (tek bir sektörün ışık altına alınması) GB sonrasında dış ticaretin seyri izlenir. Bunun için GB'nin ticaret yaratıcı etkileri (trade creation) ile ticaret saptırıcı etkileri (trade diversion) karşılaştırılır. Ticaret sapmasının ölçülmesi için hem daha uzun vadeli, hem de daha detaylı bir analiz gerekir. Ayrıca Türkiye, öngörülen 5 yıllık geçiş döneminin sona ermesiyle AB'nin Ortak Gümrük Tarifesi'ni (OGT) bazı hassas ürünlerde ancak 1 Ocak 2001 de üstlenmiştir. Ticaret sapmasının en önemli nedenlerinden biri, GB öncesi ticaret yaptığınız partnerlere GB sonrası kabul edilen OGT nedeniyle daha yüksek gümrük vergisi uygulamak zorunda kalmanızdır. Dolayısıyla bu analizde Gümrük Birliği'nin ticarette yarattığı sapmayı ve bu yüzden meydana gelen kaybı değil, ticaret yaratıcı etkisini inceleyeceğiz.

Türkiye'nin 1 Ocak 1996 dan bugüne kadarki dış ticaret istatistiklerinin incelenmesi sonucunda GB'nin ticaret yaratıcı etkisi açıkça görülebilir.Aşağıdaki tabloya göre Türkiye'nin AB ile olan toplam ticaret hacmi 1995 yılında 27,9 milyar USD'dan GB nin ilk yılı olan 1996 da 34,7 ye çıkmış, sonra sırasıyla 37,1, 37,6, 35,7 ve 2000 yılında da 40,7 milyar USD'a ulaşmıştır. Gümrük Birliği ile geçen 5 yılda AB-Türkiye Ticaret hacmi ortalama olarak her yıl 37,1 Milyar USD olarak gerçekleşmiştir. Bu da beşinci yıl sonunda, 1995 yılındaki ticaret hacmine oranla % 46 lık bir artışa denk gelmektedir. Şimdi bu rakamlardan da anlaşılabileceği gibi GB'nin ticaret yaratıcı etkisi olmuştur ve hiç tartışılmayacak kadar açıktır.

Bu aşamada araştırılması gereken iddia GB'nin AB'nin yararına, ama Türkiye'nin zararına çalışıp çalışmadığıdır. Yani Türkiye ihracatını arttıracağı yerde, sadece ithalatını mı arttırmıştır? Tablodan görüleceği gibi Türkiye'nin AB'ye olan ihracatı GB öncesi son yıl olan 1995 yılında 11 milyar USD iken, 1996 da 11,5 milyara, daha sonra sırasıyla 1997'de 12,2, 13,5, 14,3 ve 2000 yılında yine 14,3 milyar USD olmuştur. GB'de geçen 5 yıl boyunca AB'ye yapılan ihracat ortalama olarak 13,2 milyar USD olarak gerçekleşmiştir. Bu da 1995 yılına göre % 30 luk bir artış anlamına gelmektedir. Bunu, sadece sanayi ürünleri için geçerli olan ve tarım ürünlerini kapsam dışı bırakan yarım bir GB ile ve çok yakın zamana kadar da AB den kendisine yapısal dönüşümler için vaat edilen tek kuruşu dahi almadan gerçekleştirmiştir. Unutulmaması gereken diğer bir nokta da Türkiye'nin bunu AB üyesi ülkelerin ekonomilerine hakim olan kötü konjonktüre, hatta durgunluğa rağmen başarmıştır. Bu başarı Türkiye'nin dinamik ve yaratıcı özel sektörüne aittir.

Türkiye'nin AB den yaptığı ithalata gelince 1995'deki 16,9 milyar USD'dan, 1996 da (GB'nin ilk yılı) 23,1 e, 1997 de 24,8 e yükselmiş, 1998 de 24 milyar USD'a, ulaşmıştır. 1999 da, kriz nedeniyle oluşan talep kısılması sonucunda 21,4'e düşmüş ve son olarak 2000 yılında ise beklendiği gibi bir sıçrama göstererek 26,4 milyar USD olmuştur. İthalat düzenli ve istikrarlı bir şekilde artarak 5 yılda ortalama olarak yıllık 24 milyar USD olarak gerçekleşmiş, ve GB öncesine oranla % 56,5 artış göstermiştir. Ancak bu artış tüketim mallarından daha çok, ara malı ve sermaye malları ithalatından oluşmaktadır ve bunun için endişeye yer yoktur. Görüldüğü gibi GB'nin ticaret yaratıcı etkileri gözönüne alındığında, hiç de tek taraflı işlemediği ortaya çıkmaktadır. Önümüzdeki birkaç yılda yapısal dönüşümler tamamlandığında ve alınacak AB yardımları sayesinde, ve tam olarak işleyen bir Gümrük Birliği ile (OGT nin tam anlamıyla üstlenilmesi) ayrıca GB'nin kapsamı, tarım ürünlerini de kapsayacak şekilde genişletildiğinde olumlu etkilerinin çok daha fazla olduğu görülecektir.

T. Mesut Eren
Yrd. Doç. Dr., İstanbul Kültür Üniversitesi


Diğer yazılar için tıklayın


AVRUPA YOLUNDA
AB EDİTÖRÜ'NDEN




AB'NİN FAALİYETLERİ

AB YOLUNDA
KÜÇÜK BİR ARŞİV


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla