



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR |

| AB
Editörü'nden |

Güncelleme: 23. 07. 2006
|
Hızla uzaklaşan AB
AB kamuoyunun nabzını tutan ve 65’incisi Mart-Nisan 2006’da gerçekleştirilen
Eurobarometre’nin ilk sonuçları açıklandı. Halkımız bir aday ülke
için ilginç bir tezat teşkil edecek şekilde genişleme devam etsin
mi sorusuna sadece %45 “evet” demiş. “AB’ye güveniyor musunuz?”
sorusuna “evet” diyenler ise %35 ile İngiltere’den sonra en düşük
oranda. AB’ye olumlu bakan yüzdesi 43, nötr 23, olumsuz 26. Bu üç
oranda da bir önceki Eurobarometre’ye göre ciddî oynamalar görülüyor.

Müzakere sürecine giren ülkelerde mevzuat
uyum ve özellikle uygulama çalışmaları her daim alışkanlıkları sarsan,
eski köylere yeni âdetler olarak algılanmış ve bu, AB desteğini
sistematik olarak düşürmüştür. Eurobarometre’yi yorumlayanlar
Türkiye açısından desteği bu kadar düşürecek bir uygulama olmadığını
söylüyor. Bu, teknik konular için bir yere kadar doğru olsa da siyasî
konular için doğru değil. AB, katılım sürecimizin resmen başladığı
1999’dan bu yana Türkiye’den pek çok reform talebinde bulundu ve
hükümetler bunları cesaretle hayata geçirdi. Ne reformlar ne de
Gümrük Birliği anlatıldı.

Ne reformlar ne de Gümrük Birliği anlatıldı
Sorun bu reformların daima “AB istiyor” diye sunulması, toplum ve
bürokrasi tarafından sahiplenilmesi için gereken çabanın sarfedilmemesinde
yatıyor. Buna koşut olarak AB’den siyasî reformlara karşılık sokaktaki
insanın hayatını olumlu etkileyecek ve AB algılamasını değiştirecek
ölçüde bir destek gelmedi. Gümrük Birliği ile gelen su götürmez
iyileşmelerin ise yeterli tanıtımı yapılmadı.

Sonunda AB bugün vatandaşın gözünde havucu olmayan
kocaman bir sopa biçimini aldı. Bu algılamaya AKP tabanının
türban konusunda Leylâ Şahin kararıyla yaşadığı hayalkırıklığı da
eklenince artık bugün hızla düşen bir AB desteği ve tabanın AB’ye
soğuması ile kendini AB işlerini soğutmak zorunda hisseden bir hükümetle
karşı karşıyayız.

AB desteğindeki düşüşü bekliyordum. Mart sonunda
Görünmeyen AB
ve Unutulmaya yüz tutan
AB başlıklı iki makale kaleme almış ve AB işlerinde 17 Aralık
2004’ten bu yana burada gözlemlenen yavaşlamanın ve Avrupa’dan gelen
olumsuz mesajların etkisiyle üyelik sürecinin giderek zora gireceğini
hatırlatmıştım. Birbirini besleyen bu olumsuz dinamikler bugün ülkeyi
başka bir mecraya doğru sürüklüyor.

Karşılıklı isteksizlik
Türkiye tarafında işler şu noktada: Müzakere için merkezde geliştirilen
yapılanma yetersiz. AB ile müzakere, Başmüzakereci’nin yan işi.
Dış ve özellikle içerde yapılması gereken iletişim çalışmaları tamamen
yetersiz. Uyumu ve uygulaması gerçekleştirilmesi gereken onbinlerce
sayfalık AB Müktesebatının çok cüzî bir bölümü dilimize çevrildi.
Uygulamayı hayata geçirme konusunda bürokrasi kadar sorumlu toplumun
hiçbir şeyden haberi yok. Bu genel zaafiyetin nedeni malî ve beşerî
kaynak eksikliğinden çok AB üyeliği konusunda hâkim olan gönülsüzlük.
Hükümet ne kadar gönülsüzse AB işleri de o kadar yavaşlıyor ve
AB o derecede unutulmaya yüz tutuyor. Zira ivme daima ağırlıklı
olarak tepeden geliyor, o ivme kesilince de işler ortada kalıyor.

AB üyeliğimiz için AB kurumlarının da çaba göstermesi gerekiyor.
Bu yolda çaba harcayan AB ülkesi çok az. AB kurumları ise hem isteksiz
hem olanaktan yoksun. Bugün Türkiye’de AB’nin görünür olmamasının
temel nedeni bazı AB kurumları ve bazı AB ülkelerinin Türkiye’nin
adaylık ve üyeliğine olan soğuk yaklaşımları sonucunda maddî olanakların
sınırlı kalması. Orta Avrupa’nın eski aday ülkelerinin üyelik öncesi
dönemlerinde harekete geçirilen malî ve beşerî kaynaklarla karşılaştırıldığında,
AB’nin Türkiye’deki personeli ve fizikî varlığı son derece yetersiz.
AB’nin görünür olması için her şeyden önce mıntıkada mevcut olması
gerekiyor. Bizimki gibi büyük bir ülkeyi lâyıkıyla kapsayabilmesi
için de Birleşmiş Milletler’in büyük operasyonlarındaki gibi icra
yetkisiyle donatılmış yerel bürolar açması şart.

Türkiye’deki hükümetin icraatsızlık ve beceriksizliği, diğer yanda
AB’deki Türkiye karşıtı hatta düşmanlarının usandıran beyan ve tavırları
bugünkü olumsuz tablonun sorumlularıdır. Eurobarometre sonuçlarından
sonra AB’li Türkiye karşıtları ve buradaki gizli gizsiz AB karşıtları
zil takmış oynuyorlardır. Nitekim Frankfurter Neue Presse Türk
halkının AB’ye güveninin azalmış olması için “isabet olmuş”
buyurmuş.

Bugün cevap bekleyen acil sorular şunlar:
AB perspektifinin iyice zayıflamasıyla birlikte ülkenin siyasî
ve iktisadî istikrarının zarar görme olasılığına karşı, hükümetin
gönülsüzlüğüne ve kimi AB ülkelerinin muhalefetine rağmen AB işlerine
kim, nasıl sahip çıkacak? Hükümeti yeniden AB işine teşvik etmek
nasıl mümkün olacak?

AB işleri bugünkü gibi olumsuz ve verimsiz
cereyan etmeye devam ederse Ekim ayında açıklanacak ve ilerlemeden
çok gerilemeyi kayda geçirecek olan İlerleme Raporu ile birlikte
Türkiye’yi yeni bir şok bekliyor. Ancak aklımız umumiyetle şoklarla
geri geldiği için belki de şaşırmamak ve nefes tüketmemek daha mâkul.
.

Bu yazı Vatan
Gazetesi'nde de yayınlanmıştır.

| |
Cengiz
Aktar
Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi
|


Diğer
yazıları için tıklayın
AB
YOLUNDA
Küçük bir Arşiv

|
| |
|

AVRUPA
YOLUNDA AB
EDİTÖRÜ'NDEN


AB'NİN
FAALİYETLERİ

AB YOLUNDA
KÜÇÜK BİR ARŞİV
Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|