Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






AB Editörü'nden Güncelleme: 27. 06. 2006

AB nihayet Kuzey Kıbrıs'ta

Bir pürüz çıkmazsa AB Komisyonu aybaşında Lefkoşa'da ilk kez tam teçhizatlı bir ofis açıyor. Görev, Kuzey'e verilecek malî yardımın yönetimi.

24 Nisan 2004 Annan Planı referandumunda Türk tarafından çıkan "evet" kararından iki gün sonra AB kurumları kuzeyin bu Avrupa isteğine karşılık vermek üzere hareket geçmişlerdi. Konsey'in talebi üzerine Komisyon bir destek paketi hazırlamış ve bunu 7 Temmuz 2004'te açıklamıştı.

Pakette 2004-2006 yılları için, ağırlıklı olarak çevre, ulaşım ve yerel yönetimlerin kapasite ve altyapı ihtiyaçlarını karşılayarak adanın kuzeyini yavaş yavaş AB mevzuatıyla tanıştıracak 259 milyon avroluk bir malî destek ve Kıbrıslı Türklerin dünyanın geriye kalan ülkeleriyle doğrudan ticaret yapabilmesini sağlayacak ve dolayısıyla iktisadî tecriti kıracak bir tüzük bulunuyordu. 1 Mayıs 2004'ye AB'ye katılan Kıbrıs Cumhuriyeti Kasım 2005'te "doğrudan ticaret" parçasını destek paketinden çıkarttırmayı başardı. 31 Aralık 2005'te de 259 milyon avronun 120'si bütçe harcama esaslarının gadrine uğrayarak çöpe gitti.

Ters tepmeye başlayan inat
Kıbrıs Cumhuriyeti'nin emellerine nail olduğu intibası uyandığı o andan itibaren muhtemelen farklı bir dinamik başladı. Aralarında hatırı sayılır üyelerin de bulunduğu bir grup AB ülkesinde Kıbrıs Cumhuriyeti'nin tamamen olumsuz ve tahripkâr politikasının rehinesi olmayı reddetmeye varacak bir tavır belirmeye başladı. Komisyon'un da çözüm arayan yaklaşımları bu tavır değişikliğinde belirleyici oldu.


İlk ağızda, muhasebecilere takılan 120 milyon avro geri verildi. Doğrudan ticaret tüzüğü konusunda cılız da olsa bir kıpırdanma, bir arayol arayışı var. Ve Kuzey'in ilk ve en somut AB ilişkisi olacak "Malî Yardım Ofisi" açılıyor.

Bu yaklaşımın ortaya çıkmasında ve işlerin bu noktaya gelmesinde Kıbrıslı Rumların bıktırıcı maksimalist politikaları olduğu kadar karşılık olmaksızın limanların Kıbrıs Cumhuriyeti'ne açılmaması konusunda Türkiye'nin ve Mehmet Ali Talat hükümetinin sağlam tavrı belirleyici oldu.

Bugün bulunduğumuz noktada AB-Türkiye-Kıbrıs üçgeninde aylardır süren nahoş itiş kakış ortamından bir nebze olsun farklı yeni bir gelişme söz konusu. İlâveten, önümüzdeki günlerde İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kuzeydeki tazmin mahkemelerini yetkili addederse yeni bir umut ışığı daha ortaya çıkabilir.

Ofis Güney'deki irtibat bürosundan bağımsız
2004 sonunda göreve başlayan Komisyon'da Kuzey Kıbrıs masası Hırvatistan ve Türkiye masalarıyla birlikte Genişleme Genel Müdürlüğündeki "Müzakere eden ülkeler" direktörlüğüne bağlıdır. Açılacak ofis bu masaya bağlı olacak. Güney'deki irtibat ofisi ise her üye ülke için olduğu gibi idarî olarak başında İsveçli üye Wallström'ün bulunduğu İletişim Genel Müdürlüğü'ne bağlı. Kısacası, Rumların, işleri güneyden idare etmedeki yol yordam yoksunu ısrarları sonuç vermemiş bulunuyor.

Kuzey'de eski Tütün Fabrikası binasında hizmete girecek büroda 25 örokratın görev yapması bekleniyor. Başlarında Daimî Temsilci ayarında ve Fransız olacağı söylenen bir müdür olacak. Bu yıl içerisinde 259 milyonun 38'i harcanacak. 5 milyon avro üstü ihaleler Brüksel'de sonuçlanacak ve Kıbrıslı Türkler'e de açık olacak.

Ofisin çalışmaları ilk aşamada doğrudan ticaret tüzüğü konusunda Rum tavrının aşılmasına yetmeyecek. Ancak her anlamda bir "ilk" olan bu ofis AB'nin kuzeye bakışını kuşkusuz olumlu etkileyecek yepyeni bir dinamiğin temelini oluşturacak.

Türkiye'de Kıbrıs meselesinin, ne havucu ne de sopası olan Birleşmiş Milletler'de çözülmesi gerektiğine inanan çok. Bu görüştekiler Kıbrıs Cumhuriyeti'nin üye, Türkiye'nin de müzakere eden ülke olmasına rağmen AB'nin çözümde kat'iyen bir zemin olamayacağını savunur. Yeni Lefkoşa ofisi bu görüştekilerin taze bir muhasebe yapmalarını gerektiren ilk somut gelişmedir














Bu yazı Vatan Gazetesi'nde de yayınlanmıştır.

 
Cengiz Aktar
Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi



Diğer yazılar için tıklayın


AVRUPA YOLUNDA
AB EDİTÖRÜ'NDEN




AB'NİN FAALİYETLERİ

AB YOLUNDA
KÜÇÜK BİR ARŞİV


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla