Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






AB Editörü'nden Güncelleme: 25. 05. 2006

AB serbest dolaşım korkusunu aşıyor mu?
Avrupa Komisyonu Şubat'ta yayımladığı raporla yeni üye ülkeler vatandaşlarının serbest dolaşımına 1 Mayıs 2004'te getirilen sınırlamaların katılımdan iki yıl sonra sonra ilk değerlendirmesini gerçekleştirdi. Serbest dolaşım, üye ülke vatandaşlarının diğer bir üye ülkede çalışabilme ve ailesiyle birlikte yerleşebilme özgürlüğüdür.

Avrupa'nın, uzayan ömürler ve düşük doğum oranlarının sonuçlarıyla başedebilmek için artıdeğer üretecek kalifiye işgücü göçüne ihtiyacı olduğu artık kabul görmüş bir gerçek. Ancak politikacılar bunu dile getirmekten ve önlem almaktan çekindikleri gibi tam aksi yönde kararlar alıyorlar. İşini kaybetmekten korkan Batı Avrupalı'ya hoş görünmek gerekiyorsa da Doğu Avrupa'dan veya AB üyesi olmayan ülkelerden kalifiye işgücüne ihtiyaç var.

Eski üyelerden İngiltere, İrlanda ve İsveç dışındaki oniki ülke on yeni üyeden Kıbrıs ve Malta dışındakilerin vatandaşlarının serbest dolaşımına toplam yedi yılı aşmamak üzere sınırlama getirmişti. Daha önce de Yunanistan'a yedi, İspanya ve Portekiz'e de altışar yıl sınırlama getirilmişti. Komisyon raporunda serbest dolaşımın önem ve yararını bir kez daha kanıtlayarak sınırlamaların kaldırılmasını tavsiye etti.

Rapor, işçi hareketliliğinde arz-talepin daha belirleyici olduğunu saptıyor ve dolaşımı sınırlamanın işgücü piyasasında yapılması gereken düzenlemeleri geciktirmek ve kayıtdışı istihdamı teşvik etmekten başka işe yaramadığını vurguluyor. Nitekim eski üyelerin sosyal taraflarının çoğu bu önlemlerin kaldırılmasını temenni etmiş. Zira AB vatandaşı olan Doğu Avrupalı batıda yerleşemiyorsa da oraya turist olarak gidip gizli çalışabiliyor.

Geçen iki yıl boyunca sınırlama getirmeyen üç ülkeye yeni üyelerden toplam 450,000 olmak üzere, 290.000 İngiltere'ye, 140.000 İrlanda'ya ve sosyal güvenlik sistemini de açmış olmasına rağmen sadece 22.000 İsveç'e işbaşvurusu yapılmış. Rakamlar toplam çalışan nüfuslar içinde % 0,1 ile 0.2 arasındaki oranlara karşılık geliyor. Ağırlıklı olarak eğitim, kamu hizmetleri, sağlık ve inşaatta yoğunlaşan kalifiye bir göçmen kitlesi.

Bugüne kadar yayımlanan tüm çalışmalar yeni katılımların hem bu ülkelere hem eski üyelere gayet olumlu yansıdığının altını çiziyor. Sosyal damping, yatırımların yeni ülkelere kaçması, yeni üyelerden yoğun göç gibi korkuların tamamen yersiz olduğunu ancak bu korkuların politikacılar tarafından istismar edildiğini gösteriyor.

Kapılar aralanıyor, ancak
Nisan sonunda eski üyelerden Finlandiya, İspanya, Portekiz ve Yunanistan yeni üye ülke vatandaşlarına kapılarını açacaklarını teyid etti. Belçika ve Fransa sınırlamayı tedricen kaldıracağını, geriye kalanlar ise sınırlamayı devam ettireceklerini bildirdiler.


Ancak bu gelişme illâ yeni Avrupalıların koşa koşa eski ülkelere gidecekleri anlamına gelmiyor. Alalım Çek Cumhuriyeti örneğini. Çeklerin komşusu Almanya 1 Mayıs 2004'ten beri yeni üye yurttaşlarının serbest dolaşımına izin vermiyor. Buna karşılık kalifiye Çeklere ayrılmış bir kotası var. Ama son iki yılda kotanın sadece %18'i kullanılmış. Nedeni yetersiz dil bilgisi ve en önemlisi göçün beraberinde getirdiği bir sürü sorun. Bu ilgisizlik 2004'ten beri dolaşıma açık olan İrlanda'yı harekete geçirmiş ve Çekleri İrlanda'da çalışmaya razı edebilmek için özel promosyonlar düzenlemişler.

Fransa, tıpkı Türkiye gibi, bu sorunlu dönemleri sorgulamaya yanaşmıyor. Ne zaman Cezayir'de bir yetkili veya Fransa'da bir aydın çıkıp bu dönemle ilgili resmî tezin dışına çıkan bir laf etse resmî tekzip geliveriyor. Cumhurbaşkanı Buteflika'nın daha geçenlerde "bize 1830 ile 1962 arasında kimlik soykırımı uyguladınız; Berberî mi, Arap mı, Avrupalı mı, Fransız mı ne olduğumuzu bilmiyoruz" demesi Fransa'da büyük tepki uyandırdı.

Epi topu 15 eski üye ülke vatandaşının %4'ü başka bir AB ülkesinde yaşıyor ve bunlar arasında çalışan işgücünün sadece % 1.5'i başka bir AB ülkesinde çalışıyor. " Mecbur kalmadıkça kimse doğduğu yeri terketmez" kuralının basit bir kanıtı.

















Bu yazı Vatan Gazetesi'nde de yayınlanmıştır.

 
Cengiz Aktar
Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi



Diğer yazılar için tıklayın

 

AVRUPA YOLUNDA
AB EDİTÖRÜ'NDEN




AB'NİN FAALİYETLERİ

AB YOLUNDA
KÜÇÜK BİR ARŞİV


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla