



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR |

| AB
Editörü'nden |
Güncelleme:
25. 05. 2006 |
Fransa Ermeni sorununu çözüyor!
Tam
anlamıyla bir saltanat sonu dönemi yaşayan Fransa yalpalayan bir
tekne görünümü veriyor. Dümen kimde belli değil, teknenin çarpacağı
yeri kestirmek kolay değil.

Gelecek yıl Fransa'nın başına geçebilecek olan Sosyalist parti
durduk yerde Ermeni dosyasını, hele bu zamanda, yeniden açtı.
18 Mayıs'ta Parlamento'nun gündemine "Ermeni soykırımı"nın reddini
suç sayan ve cezalandıran bir yasa tasarısı sunacak. Eğer tasarı
Parlamento, Senato ve Cumhurbaşkanlığı onayı sonucunda yasalaşırsa
soykırımın reddi, suçun boyutuna oranla ağır hapis ve para cezaları
öngörüyor.

Fransız sosyalistlerinin oldum olası bir "Ermeni soykırımı" politikası
vardır. Eski savunma bakanlarından Charles Hernu meselenin
azimli bir savunucusuydu. Sosyalist Parti'nin, Ermeni Daşnak
Partisi'ni sosyalist zannederek geliştirdiği ilişkiler ve
Cumhurbaşkanı adayı Ségolène Royal'in eşi, Sosyalist Parti
Birinci Sekreteri François Hollande'ın safiyane yaklaşımı
Ermeni meselesini sosyalistlerin gündeminde tuttu.

Tasarı yasalaşırsa Fransa Ermeni meselesi tartışmasını
halletmiş olacak! Ama bu belki de hayırlı bir gelişme.

Tuzu kuru diaspora Ermenileri, bulundukları Batı ülkelerindeki
hassasiyet ve Musevî soykırımından kaynaklanan suçluluk duygusu
ve yaygın Türkiye karşıtlığını gayet usturuplu kullandılar ve
kullanmaya devam ediyorlar. Olayların cereyan ettiği zaman ve
mekana olan uzaklıkları kimliklerinin parçası haline gelmiş olan
bu faciaya olan yaklaşımlarını birebir etkiliyor. Onlarla Ermeni
meselesinin bugününü konuşmak, hâlâ bu topraklarda yaşayanları
birebir ilgilendiren yapıcı bir tutum beklemek çok zor. Bu
mesele birgün çözülürse Türkiyeli Ermeniler, Ermenistan ve Türkiye
ile çözülecek. Fransa, İsviçre veya Amerika ile değil.

Bu anlamda, Fransa'da Ermeni meselesinin konuşulmasını yasaklayan
yasa tasarısı sayesinde Fransa'daki bu bitmez tükenmez ve sonuçta
hiçbir yapıcı öğe içermeyen kısır tartışma ortamından ilelebed
kurtulacağız.

Ama kendi Cezayir sorununu çözemiyor
Epeyi bir zamandır Fransa, zengin Cezayir'le arasını düzeltmeye
çalışıyor. Yıllardır Cezayir'e karşı Fas'ı destekleyen politikasını
dengelemeye çabalıyor. İlişkileri "Dostluk Antlaşması" adı verilecek
sağlam bir temele oturtmak istiyor. Hatta yakın zamanda Dışişleri
bakanları Cezayir'e, bize teklif edilen "ayrıcalıklı ortaklık"
gibi ne idüğü belirsiz bir "istisnaî ortaklık" teklif etti.

Ancak bu yeni dönem eski dönemin sorgulanması
ile mümkün. Çok kanlı ve acılı bir savaş sonunda Cezayir'in bağımsızlığını
tanıyan Fransa'nın toplumsal belleği Cezayir ile ilgili envai
çeşit hatırayla dolu. 1830'da ülkenin fethi ile başlayan sert
bir müstemleke dönemi; 1870'te Fransız Bakan Crémieux'nün
Cezayir musevîlerine Fransız vatandaşlığı veren ve oraların huzurunu
bir daha geri gelmeyecek şekilde bozan kararı; 1954'te başlayan
kan ve acıyla dolu Cezayir savaşı; 1961'de bağımsızlık sonrasında
orayı terkeden kolon ve Fransız ordusu için savaşmış "harki"
diye anılan Araplardan oluşan bir milyon insan...

Fransa, tıpkı Türkiye gibi, bu sorunlu dönemleri sorgulamaya yanaşmıyor.
Ne zaman Cezayir'de bir yetkili veya Fransa'da bir aydın çıkıp
bu dönemle ilgili resmî tezin dışına çıkan bir laf etse resmî
tekzip geliveriyor. Cumhurbaşkanı Buteflika'nın daha geçenlerde
"bize 1830 ile 1962 arasında kimlik soykırımı uyguladınız;
Berberî mi, Arap mı, Avrupalı mı, Fransız mı ne olduğumuzu bilmiyoruz"
demesi Fransa'da büyük tepki uyandırdı.

Bırakalım sağlıklı bir bellek karşılaştırmasını Fransa 23 Şubat
2005'te, içinde müstemlekeciliğin olumlu yönlerinden söz eden
bir yasayı kabul etti.

"Sizinle aynı düşünceyi paylaşmıyorum, ama düşüncenizi ifade
etmeniz için hayatımı feda edebilirim" diyen Fransız filozof
Voltaire'in kemikleri sızlıyordur...











Bu yazı Vatan
Gazetesi'nde de yayınlanmıştır.

| |
Cengiz
Aktar
Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi
|


Diğer
yazılar için tıklayın
|
| |
|

AVRUPA
YOLUNDA AB
EDİTÖRÜ'NDEN


AB'NİN
FAALİYETLERİ

AB YOLUNDA
KÜÇÜK BİR ARŞİV
Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|