Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






AB Editörü'nden Güncelleme: 25. 05. 2006

Müzakere yoldaşımız Hırvatistan
Hırvatlar bu aralar dertli. Tembel talebeyle birlikte imtihana hazırlanmak hoşlarına gitmiyor. Hocalara, bizi başka sınıfa koyun diyorlar. Nitekim müzakerelerin başlamasının üzerinden sadece altı ay ancak geçmişken Hırvatistan aldı yürüdü.

Cumhurbaşkanı Sanader ve tüm Hıristiyan Demokrat camia, birlikte müzakere eden Hırvatistan ile Türkiye'nin birbirlerinden ayrılması çağrısında bulunuyor haftalardır.

Elbette Katolik dayanışmasından sonuna kadar faydalanan Hırvatistan'la Hıristiyan Demokratların hedef tahtası Türkiye'yi karşılaştırmamak gerekiyor. Ama yine de gerçek şu ki biz bu işe ciddî yaklaşmıyoruz, Hırvatlar ise, çok sonra yola koyulsalar da işi inanarak yapıyorlar ve bizi geçmiş durumdalar.

5 yıllık AB ilişkisi
Hırvatistan bağımsızlığını Haziran 1991'de ilân ediyor ve beş yıl boyunca hem topraklarındaki Sırplar hem de Sırbistan'ın saldırılarına maruz kalarak çok acılı bir dönem geçiriyor. Eski Yugoslavya'nın en müreffeh ülkesiyken perişan oluyor. AB macerası da bağımsızlığı kadar taze. 1992'de tanınmasından sonra 2001'de bizim Ankara Anlaşması benzeri bir İstikrar ve Ortaklık Anlaşması imzalıyor. 2003'te üyelik talebi, Haziran 2004'te müzakerelerin başlatılması kararı ve sancılı bir dönemden sonra Ekim 2005'te bizle birlikte müzakerelerin başlaması. Sancılı dönemi yaşamasının nedeni savaş suçlusu general Ante Gotovina'yı bir türlü Lahey Divanı'na teslim edemiyor olmasıydı.

Hırvatistan'ın siyasî sicili pek parlak değil. Zagreb'e başkaldırdıktan sonra kovulan 200.000 Sırp asıllı Krajina'lının çoğu daha hâla Sırbistan'da mülteci. Ülkenin, II. Dünya Savaşı esnasında Yugoslavya'yı kasıp kavuran faşist milis Ustaşa ile hesaplaştığını söylemek mümkün değil. Ama bunlara rağmen Hırvatlar ülkelerini modern bir Avrupa ülkesi konumuna getirmek için canla başla çalışıyorlar.

AB işlerini "Dışişleri ve AB Bütünleşmesi Bakanlığı" yürütüyor. Başmüzakereci eski Brüksel Daimî Temsilcisi Vladimir Drobnjak. Ekibinde Brüksel Daimî Temsilcisi, pek çok değişik Bakanlık müsteşarı, Zagreb Sanayi ve Ticaret Odasından iki yönetici ile akademisyenlerden oluşan on beş müzakereci yardımcısı var. (Merak edeceklere: www.eu-pregovori.hr)

Brüksel'deki Genişleme Genel Müdürlüğü sorumluları geçenlerde Drobnjak'ın orayı ablukaya aldığından, bizimkinin ise yüzünü unuttuklarından yakınmıştı. Tarama toplantılarına istisnasız şekilde konuların uzmanı akademisyenlerle geldiklerini ve Komisyon uzmanlarıyla dişe diş tartışma kapasitelerinin büyük beğeni topladığını belirtmişlerdi.

Bizde irade eksik
Bizim taramacı ekiplerin Gümrük Birliği döneminden kalan deneyimleri ve kimi bürokratların kişisel çabaları sayesinde genelde Hırvatlardan aşağı kalır tarafları olmasa da, mesele bu değil. Nitekim Komisyon geçen hafta sonunda, taraması Kasım-Aralık'ta görünüşte başarıyla tamamlanan "Kamu ihaleleri" ve "Rekabet politikası" başlıklarında fiilî müzakere açmama tavsiyesinde bulundu. Nedeni Türkiye'nin, ayrıntılı tarama esnasında eksiklerini ne şekilde ve ne zaman tamamlamayı düşündüğüne dair bir taahhüt altına girmemesi ve irade beyan etmemesi.

Eksiklerin neler olduğu 2005 İlerleme Raporu'nda, ilk başlık için 73-75 diğeri için 80-81'inci sayfalarda var. Mâlum, korumacı bir kamu ihalesi ve şeffaf olmayan bir rekabet zihniyetinden örnekler. Halbuki örneğin Rekabet politikası'nda, Gümrük Birliği kapsamında olduğu ölçüde Türkiye Hırvatistan'dan fersah fersah ilerdeydi.

Kamu ihalelerinde ise Hırvatlar AB mevzuatıyla tam uyumlu Kamu ihaleleri yasa taslağını Mayıs'ta bitirip yıl sonunda yasalaştıracaklarından fiilî müzakerenin açılması kesin.

















Bu yazı Vatan Gazetesi'nde de yayınlanmıştır.

 
Cengiz Aktar
Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi



Diğer yazılar için tıklayın

 

AVRUPA YOLUNDA
AB EDİTÖRÜ'NDEN




AB'NİN FAALİYETLERİ

AB YOLUNDA
KÜÇÜK BİR ARŞİV


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla