Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






AB Editörü'nden Güncelleme: 29. 04. 2006

Dora Bakoyannis
Dora Bakoyannis Yunanistan Dışişleri bakanı olalı sadece iki ay olmasına rağmen sanki senelerdir bakanmış intibası vermiyor mu? Zira Bakan neredeyse her gün Türkiye'nin AB süreci ve Kıbrıs meselesi hakkında konuşuyor.

Bakan göreve geldikten beri aşağı yukarı şunu dile getiriyor: Annan planı ölmüştür; Türkiye AB üyeliği için gereken tüm şartları yerine getirmelidir; Türkiye bu şartları yerine getirmeyerek AB geleceği açısından çelişkili bir tutum sergilemektedir; Türkiye'nin AB sürecine olan desteğimiz ebedî değildir.

Yürütülen mantık nispeten yeni ve daha net. Kıbrıs konusunda şimdiye kadar verilen mesajların, en azından görünür işitilir olan mesajların aksine Papadopulos'un politikası harfiyen Yunan dışişlerinin Kıbrıs politikası haline gelmiş durumda. Annan planı ölmüş demek, Kıbrıs meselesinin ancak Papadopulos'un görüşleri doğrultusunda çözülebileceği demek. Türkiye'nin AB yükümlülüklerini uygulama zorunluluğu da Gümrük birliği ek protokolunun uygulanarak limanların Kıbrıs Cumhuriyeti gemi ve uçaklarına açılması demek. Bu düz mantık sonucunda sanki Kıbrıs diye bir mesele yokmuş gibi, ek protokolü imzalamış ama onaylamayan ve liman açmayan Türkiye, AB yolunda tutarsız davranıyor deniyor. Sonunda bir de yumuşak tehdit var.

Esasında Yunanistan'ın Brüksel'de Fransa'nın başını çektiği Kıbrıs Cumhuriyeti, Danimarka ve bir kaç üye ülkeyle Eğitim Kültür anabaşlığında fiilî müzakerenin başlamasını engelleyen tavrı biliniyor. Gerekçe gayrimüslim vatandaşların buradaki eğitim sorunları. Yunanistan karşıtı olarak algılanan bu haklı sorunlar ve özellikle vakıf malları üzerinde oynanan oyunlar büyük bir olasılıkla hükümetin tasarrufu değil, hükümetin farkında dahi olmadığı marifetler. Çözüm karşılıklı oturup konuşmakta.

Buna mukabil malî işbirliğinde banka alımı ve ortak banka kuruluşu hayata geçiyor. Eski husumetlerle yeni ortaklıklar birarada yürüyor ve ekonomik diyalog siyasî diyalogun yine önünde.

İpler gerilmemeli
Belki Bakoyannis'nin Türkiye politikası vizyonunu abarttık. Genç olmasını büyüttük. Eninde sonunda bir politikacı olduğunu, Yunanistan'da politikanın genelde milliyetçi popülizm temelinde ve Türkiye üzerinden yapıldığını, kendisinin de Yeni Demokrasi'nin başına geçmek gibi bir temennisi olabileceğini unuttuk.

Zira yapıcı bir tutum sergileyecek olan bir Yunanistan Dışişleri bakanı Kıbrıs Cumhuriyeti'nin çözümden ancak kendi bildiği şekilde çözüm anladığını ve sonuçta bunun çözümsüzlük demek olduğunu nasıl bilmez? Kıbrıslı Rumların yeniden birleşmek konusunda gayet gönülsüz olduklarını nasıl görmezden gelir? Buna karşılık Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Türkiye ile AB üzerinden hesaplaşma niyetini, bunu 1998 öncesinde Yunanistan'ın oynadığı Türkiye karşıtı rolü üstlenerek ifa ettiğini ve bunun son derece verimsiz ve bugünün şartlarında da gayet tehlikeli bir politika olduğunu nasıl unutur?

Kasım'da, bir türlü Türkiye'ye gelemeyen Başbakan Karamanlis ile ilgili şöyle yazmışım: "...son iki yılın gelişmeleri bu seviyede bir güven tazelemeyi haydi haydi gerektirmekte. Türkiye'ye AB yolunda en ciddî desteği verebilecek olan AB üyesi ülkelerden biri şüphesiz Yunanistan. Bütün bunlara rağmen bugün Yunanistan hükümeti sanki Türkiye'nin AB yoluna girmesinden rahatsız olmuş izlenimi veriyor."

Ve şöyle bitirmişim: "İki ülkeye miras kalan ve neredeyse bin yıla dayanan sorun ve anlaşmazlıkların birkaç yılda hallolmasını beklemek makûl değil. Bu anlamda da 1999'da Türkiye'nin AB adaylığıyla girilen yeni dönemin başlamasında payı olan Yunanistan'ın büyük resmi gözden kaçırmaması gerek. Zira artık ortak sorunlar yeni bir ortaklık zihniyetini temsil eden AB içerisinde çözülecek."

Türkiye'nin olduğu kadar Yunanistan hükümeti ve çiçeği burnunda dışişleri bakanının da kâbusu, Türkiye'nin AB sürecinin Kıbrıs, Eğitim politikası veya başka bir nedenden kopmasıdır.















Bu yazı Vatan Gazetesi'nde de yayınlanmıştır.

 
Cengiz Aktar
Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi



Diğer yazılar için tıklayın

 

AVRUPA YOLUNDA
AB EDİTÖRÜ'NDEN




AB'NİN FAALİYETLERİ

AB YOLUNDA
KÜÇÜK BİR ARŞİV


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla