Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






AB Editörü'nden Güncelleme: 12. 04. 2006

Commandatore Berlusconi ile Professore Prodi
Pazar ve Pazartesi yapılan İtalyan seçimlerini Prodi'nin başında bulunduğu 13 partiden müteşekkil ortanın solu koalisyonun kazanması bekleniyor. Eğer sonuç beklendiği gibi çıkarsa bu, İtalya'nın AB politikalarına yaklaşımı açısından gayet olumlu olacak ama İtalya'nın Türkiye'nin AB sürecine olan yaklaşımı açısından o kadar olumlu olmayabilir.

Türkiye dostu Berlusconi ?
Geçtiğimiz yıllarda Berlusconi'nin bizim Başbakan'la kurduğu dostluk İtalya'nın AB üyeliğimize olan yaklaşımını belirleyen tek veriydi. Berlusconi'nin Türkiye'ye verdiği destek özünde AB'yi sadece ABD gözlüğüyle okuyan bir politikanın sonucuydu. Irak savaşına koşa koşa girmiş olan İtalyan Başbakanı'nın genişleme konusundaki mezhebi gayet geniştir. Bu, hiç tereddüt etmeden AB dışında kalmış olan tüm civar ülkeleri hemen ve gözünü kırpmadan AB üyesi yapacak temelsiz bir yaklaşımdır. Nitekim Berlusconi'nin başında bulunduğu 17 partiden oluşan ortanın sağı koalisyonun bu seçim için hazırladığı hükümet programının AB'ye değinen bölümleri on satırdan azdır. Buna mukabil Prodi programında AB, sayfalarca işlenmektedir.

Berlusconi'nin başında bulunduğu hükümet genelde AB konusunda ve özelde genişleme konusunda gayet gevşek bir AB modelinden yanadır. 2001 yılında kurulan hükümette eski Dünya Ticaret Örgütü başkanı, saygın bir Avrupalı ve partilerüstü kişilik olan Dışişleri bakanı Renato Ruggiero'nun hükümetin AB konusundaki kuşkucu politikasından ötürü görevde sadece yedi ay kalabildikten sonra istifasını verdiğini hatırlayalım.

Nitekim Berlusconi hükümetinin Türkiye'nin AB üyeliği konusundaki tavrı olumlu olsa da bu tavır içinde bulunduğumuz sürece engel olmamaktan öteye geçmez. Buna mukabil koalisyonun önemli ortakları, kararlı AB karşıtı Kuzey Ligi veya Ulusal Birlik partileri Türkiye karşıtı tavırlarını Başbakan'ın ağırlığını koymasıyla gemler ama düşüncelerini başka ortamlarda ifade etmekten kaçınmazlar. Eski bakanlar Rocco Butiglione, Roberto Calderoli ve Umberto Bossi bu gruptadır.

Prodi'nin sorumlu tavrı
Hıristiyan Demokrat kökenli Romano Prodi ise Türkiye'nin tam üyeliğine hiçbir zaman çok sıcak bakmadı. Buna rağmen 1999-2004 arasında ifa ettiği Avrupa Komisyonu başkanlığı görevi esnasında AB'nin Türkiye ile olan inişli çıkışlı ilişkilerini Genişlemeden sorumlu Komiser Verheugen'e ihâle etmişti ve onun işine karışmazdı. Bu sayede Komisyon Türkiye'nin hazırlık çalışmalarını olabildiğince tarafsız ve objektif bir şekilde icra etti. Prodi 2002 sonlarında bir aralar, dinî konulardan sorumlu danışmanı Avusturyalı diplomat Michael Weninger'in etkisiyle Türkiye'ye üyelik yerine özel statü verilmesini ifade eder gibi olduysa da sonuçta 2004'te AB hükümetlerinin aldığı müzakerelere başlama kararını kabul etti.

Seçim kampanyası esnasında Türkiye'nin üyelik sürecini ve genişleme politikasını seçim malzemesi haline getirmemeye dikkat etti. Sadece Berlusconi'nin yetersiz AB politikasının İtalya'nın AB içindeki etkisini zayıflattığını ve ülkeyi AB'den uzaklaştırdığını vurguladı.

Eğer Prodi Başbakan olursa tıkanıp kalmış olan İtalyan ekonomisini nasıl canlandırır, o belli değil. Ama onun AB deneyimi ve bilgisi hem İtalya'nın AB'deki konumu açısından hem de derin sorunlarla boğuşan AB için yararlı olacak. Aynı şekilde Prodi'nin varlığı, Avrupa'da Türkiye'nin üyeliğine bakışa ve genişleme konusunda başlayacak olan tartışmaya ciddî bir boyut getirecek.

Professore'nin İtalya-Türkiye ilişkileri ve AB üyeliğimiz konusundaki tavrının nasıl biçimleneceğini görmek için çok beklemeyeceğiz.













Bu yazı Vatan Gazetesi'nde de yayınlanmıştır.

 
Cengiz Aktar
Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi



Diğer yazılar için tıklayın

 

AVRUPA YOLUNDA
AB EDİTÖRÜ'NDEN




AB'NİN FAALİYETLERİ

AB YOLUNDA
KÜÇÜK BİR ARŞİV


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla