Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






AB Editörü'nden Güncelleme: 12. 04. 2006

Darfur’da bir Başbakan
Başbakan 29 Mart’ta Sudan’ın Darfur bölgesini ziyaret etti. Arapça Furların ülkesi anlamına gelen bu talihsiz bölge 1996’dan beri süren ve 2003’te şiddetlenen bir içsavaşın cereyan ettiği yer. Yüzölçümü Fransa kadar olan Darfur aslında çöl ve orada herkese yer yok. Arap asıllı göçer çobanlar ile yerleşik çiftçi Kara Afrikalılar arasında süregelen toprak kavgaları Arap ağırlıklı Hartum hükümetinin ırkdaşlarını desteklemesiyle çığrından çıkmış bulunuyor.

Bölgenin araplaştırılmasına başkaldıran Kara Afrikalıların iki gerilla hareketine karşı Hartum destekli Arap Cancavid gerillasının yüz bin sivili katlettiği, iki yüz bin kişinin de çatışma sonucunda açlık ve hastalıktan öldüğünü tahmin ediliyor. Bölgede ayrıca iki milyondan fazla insan etnik temizliğe uğramış ve yerinden yurdundan olmuş durumda. Bunlar arasında iki yüz kırk bini komşu ülke Çad’da mülteci durumunda. Bu insanlık faciasının müsebbibi doğrudan Hartum hükümeti değilse de üç yıldır bu faciaya hiç bir çare bulamadığı, Cancavidleri desteklediği ve BM’nin çabalarını kösteklediği biliniyor.

Günümüzün en vahim insanlık dramı
Bugün uluslararası camia açısından Darfur’da süregelen, insan eliyle yapılmış en ciddî boyutlardaki insanî felâket ve açık seçik bir insanlık suçu. Bush, Powell ve pek çok Avrupalı yetkili şifahî olarak Darfur’da olanlar için soykırım ifadesini kullandı. Mart 2005’te BM Güvenlik Konseyi Darfur’daki insan hakları ihllalerinin sorumlularını yeni kurulan Uluslararası Suçlar Mahkemesi tarafından sorgulanmasını talep etti. İşte Başbakan böyle bir ortamda ve uluslararası camianın söylediğinin tam aksine “Burada asimilasyon ve soykırım olmadığı düşüncesindeyim” dedi.

2003’ten beri Darfur’u ziyaret etmiş ne Müslüman ne gayrimüslim bir Başbakan yok. Darfur’daki katliama göz yuman ve dünyanın kara listesindeki Sudan hükümetine hoş görünmek istemek neden o vakit? Medeniyetleri buluşturma çabası ya da Müslüman dış politika gereği desem, değil. Ölen de öldüren de mümin. Sakın Arap yanlısı dışpolitika olmasın?

Ticaret yapalım derken göz çıkarmak
Mart ortasında Dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Tüzmen’in ziyareti esnasında Başbakan seviyesinde bir ziyaret ve hoşa gidecek bir beyanat iyi mi olur dendi acaba? Hükümetin Sudan üzerinden Afrika’ya ticarî açılım planladığı biliniyor. İyi de şimdi bu beyanatı Araplar dışında hangi Afrikalıya anlatabileceğiz? Zira tüm bu ülkeler Arap Cancavid’in katlettiği Kara Afrikalılarla dayanışma içerisinde! Özal’ın ırkçı Güney Afrika’ya silâh satımında aracı olmada beis görmemesinin nasıl bugün aleyhimize döndüğünü en iyi oraları ziyaret eden Başbakan bilir.

Baktım Sudan’la ticaret hacmine, geçen yılki 153 milyon dolar hacim ağırlıkla Türkiye lehine, 230 milyon dolarlık da yatırım stoku var. Sudan büyük olmasına rağmen çok yoksul bir ülke, millî geliri 20 milyar dolar civarında. Ticaretin milyar dolarları bulması kolay değil. Esas petrol ve gaz önemli ama Türkiye’nin dünya sahnesinde daha böyle bir ihtisası yok. Bu sınırlı ticareti yapabilmek için de illâ Darfur’da olup biteni reddetmek mi gerekiyordu?

Gereksiz bir girişim
Dünya devleti olmaya soyunmadan ve uluslararası genel görüşün aksine beyanlarda bulunmadan önce bir fayda-maliyet tahlili yapmak gerekir. Darfur beyanının sadece Batılı müttefikleri rencide edecek bir beyan olmayacağını, esas Kara Afrikalıları rencide edeceğini zira onların koloniyal geçmiş konusunda en az Avrupalılarla olduğu kadar komşuları Araplarla da görülecek hesapları olduğunu bilmek gerekir.

Tüm bunları Dışişlerimiz bilir ama anlaşılan o ki tavsiyesi pek dinlenmemekte.

Kendi sorunlarımız ve yakın çevremizdekilerden başımızı kaldırıp dünyada olup bitene bakacak halimiz pek olmasa da talihsiz Darfurlulardan bu tatsız vesileyle bahsetmiş olmak ayrı bir talihsizlik.












Bu yazı Vatan Gazetesi'nde de yayınlanmıştır.

 
Cengiz Aktar
Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi



Diğer yazılar için tıklayın

 

AVRUPA YOLUNDA
AB EDİTÖRÜ'NDEN




AB'NİN FAALİYETLERİ

AB YOLUNDA
KÜÇÜK BİR ARŞİV


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla