Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






AB Editörü'nden Güncelleme: 18. 03. 2006

Yaşlanan Avrupa, Genç Türkiye
Irak savaşı öncesinde ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld savaşa karşı olan Avrupa'yı yaşlı olarak nitelendirmiş ve kıt'anın fena halde tepkisini çekmişti. Kıt'anın yaşlılığı yeni bir veri değil, Avrupa'nın da kendisi için, Amerika kıt'asına nazaran kullandığı bir tanım. Yaşlılık, savaş etme konusunda gönülsüzlükse bunda bir yanlışlık yok ama kıtanın enerjisini kaybetmesi ve bu kaybı nasıl telâfi edeceğini pek bilememesi ciddî bir konu.


Kamu harcamaları kâbusu
AB Komisyonu'nun geçen ay Ekonomik ve Malî İşler Bakanları (ECOFIN) Konseyi'ne sunduğu bir rapor Avrupa nüfusunun ortalama ömrünün 2050 yılında 6 yıl uzayacağını belirtiyordu. Ancak ömrün uzamasına karşılık düşük doğum oranını, savaş sonrasında doğan nüfusun 2010'da emekliliğiyle birdenbire artacak emekli maaşlarını ve elbette yaşlıların sağlık harcamalarını düşündüğümüzde yaşlılığın AB'nin kamu harcamaları kalemlerine olacak etkisi kâbus halini alıyor.

Rapor yaşlanmanın etkilerinin 2010 yılından itibaren hissedilmeye başlanacağı belirtiyor. O yıllarda toplam AB nüfusunda 457'den 454 milyona küçük bir azalma bekleniyor. Çalışma çağındaki 15-64 yaş arası nüfusun ise 2050'ye dek 48 milyon azalacağı, buna karşılık 65 yaş üstü nüfusun 58 milyon ile kayda değer bir artış göstereceği tahmin ediliyor.

Ekonomik ve malî işlerden sorumlu Komisyon üyesi Joaquin Almunia, bugünkü durumda emekli başına dört çalışan düştüğünü, bu oranın gelecekte emekli başına iki çalışana düşeceği düşünülürse, sosyal güvenlik sistemi reformlarına hız kesmeden devam edilmesi gerektiğini belirtiyor. Nitekim AB ülkelerinin çoğunda erken emeklilik hakkı artık yok, emeklilik yaşı ise devamlı yükseliyor.

AB'nin eski 15 üyesinin gayri safî hasılasının 2004-2010 arasında %2.2, 2011-2030 arasında %1.8 ve 2031-2050 arasında sadece %1.3 civarında büyümesi öngörülüyor. 10 yeni üyede ise 2011-2030 arasında %3 olacak büyüme oranının 2031-2050 arasında %0.9'a düşeceği hesaplanıyor. Bu zayıf büyümeye mukabil AB15'in kamu harcamalarının 2020-2040 yılları arasında %4, yeni üyelerde ise %1.5 oranında artacağı tahmin ediliyor.

Türkiye'nin genç, vasıfsız işgücü
Bu zor durumda AB'nin önündeki yollardan birisi elbette göçmen politikaları. Bu çerçevede müstakbel AB üyesi Türkiye'nin genç nüfusunun AB'nin sorunlarına deva olacağı sık sık dile getiriliyor. Ama bu düz mantık maalesef doğru bir ilişki kurmuyor. Zira AB'ye gereken bizde bol bulunan genç ama vasıfsız işgücü değil. İyi yetişmiş, verimli, genellikle hizmet sektöründe faal ve en önemlisi yaşlı Avrupa'nın emeklilik ve sağlık giderlerini dengelemek için yüksek değer üretecek genç bir işgücü. Bu işgücü sınırlı da olsa her gelişmekte olan ülkede var. Ama diğer taraftan, bu işgücünün Avrupa tarafından cezbedilmesi Türkiye dahil tüm kaynak ülkeler açısından beyin göçü anlamına geliyor. Kısacası, "yaşlı AB'ye genç Türkiye" pek temenni edilebilecek bir denklem ve iyi bir argüman değil.

Avrupa, düzenli vasıflı işçi göçüne başlamak için çalışmaları çoktan başlattı. Almanya'dan sonra şimdi de Fransa düzenli bir göçmen politikasını uygulamaya koyacak. Ayrıca AB'ye yeni üye olan ülkelerde şimdilik sadece on iki eski üye ülkede çalışma hakkı olan hatırı sayılır bir vasıflı işgücü mevcut. Sonuçta, yaşlanan AB'nin potansiyel işgücü havuzu eski komünist ülkelerin bu iyi eğitilmiş nüfusu ile özellikle Hindistan, Pakistan gibi kaynak ülkelerin yüksek vasıflı gençlerinden oluşuyor, bizdeki eğitimzede gençlerden değil.








Bu yazı Vatan Gazetesi'nde de yayınlanmıştır.

 
Cengiz Aktar
Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi



Diğer yazılar için tıklayın

 

AVRUPA YOLUNDA
AB EDİTÖRÜ'NDEN




AB'NİN FAALİYETLERİ

AB YOLUNDA
KÜÇÜK BİR ARŞİV


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla