



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR |

| AB
Editörü'nden |
Güncelleme:
12. 09. 2003 |
Savaş mantığından Arabesk konsere
"Savaş mantığı" (logique de guerre)! 1991 Körfez
savaşı öncesinde Mitterrand ısrarla, daha barış mantığından
savaş mantığına geçmek için erken olduğunu dile getirirdi. İlk
duyuşta politikacıların ağzından çıkan birçok afakî lakırdı gibi
algılanabilecek bu tanımlama, varolma ile yokolma arasında gidip
gelmiş, özellikle 1939-1945 savaşını yaşamış bir jenerasyonun
ferdi olarak Mitterrand'ın ve genelinde Avrupalıların 1945'ten
sonra dünyadaki sorunların çözümünde başvurdukları temel okuma
kılavuzunu anlatıyor: Meselenin ve tehlikenin boyutları ne olursa
olsun ilk akla gelen barışçı çözüm. Savaş en, ama en sondaki çare.
Ülkemizde ise gerek iç gerek dış sorunların çözümü için akla gelen
ilk çare. Zira Avrupalı için sorunlar çözüm bekleyen olgulardır,
bizde (ve ABD'de) ise sorunlar millî bütünlüklerimize oluşturdukları
tehdit derecesine göre değerlendirilir. Bu temel fark herhalde
Avrupa ile olan bir çok farklılığımız arasında en "uyumlaşmayacak"
olanı. Ya biz değişeceğiz, ya da bu işler zor olacak.

Irak'a asker yollama konusunda birkaç aydır süren tartışma bu
temel yaklaşımın gayet sadık bir ifadesi. Önce askerler meselenin
önemi konusunda fikir beyan ediyor, Amerikalı meslektaşlarıyla
fikir alışverişinde bulunuyorlar, siviller dışişleri vasıtasıyla
görüşmelere dahil olsa da müzakereleri asker götürüyor. Toplantılar
sonrasında yapılan açıklamalarda asker son kararın Meclis'te olduğunu
dile getiriyor ve sanılıyor ki demokratik işleyiş yolunda. Halbuki
gerçek bir demokratik işleyiş içerisinde sivil iradenin yani yasama
ve yürütme erklerinin sadece son değil ilk kararı da vermesi,
eğer asker yollama kararını aldıysa askere genel siyaseti izah
etmesi ve askeri teknik cevabın hazırlanmasıyla görevlendirmesi
gerekiyor. Savaş meraklısı ABD'de dahi Irak ile ilgili karar
askerden değil, sivilden çıktı, asker uyguluyor. Zira son tahlilde
seçmenin hesap sorabileceği tek merci seçilmiş olan siyasîler,
atanmış olan asker değil.

* * *

Irak'taki kardeşlerimizin temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere
12.000 tepeden tırnağa silahlı asker yollanacakmış. Amaç Irak'ın
bir an evvel istikrara kavuşmasıymış. Askeriye bir aralar, Türkiye'nin
Kürt bölgelerine, ortalık durulduktan sonra adına "vatandaşı kazanmak"
denen ve "sivil idarenin veremediği" ima edilen hizmeti götürmeye
soyunmuştu. Artık pek ortalıkta görünmüyor, perişan olmuş bir
bölgede yapılması gereken işlerin boyutlarıyla başedebilmesi elbette
mümkün değil, ayrıca da bu işler onun işi değil. Bugün de Irak'ta,
AKP'li vekillerin meseleyi yerinde incelemelerinden sonra benzer
bir iyiniyet harekâtından dem vuruluyor. Irak'ta yapılması gereken
tek işin idarenin Iraklılara bırakılması olduğunu aklının ucundan
dahi geçiremeyen, buna karşılık Iraklılara zavallı çocuk muamelesi
yapan bir acıma duygusu sarmış durumda etrafı. Buraların oryantalizmi
de bu olsa gerek.

Iraklı komşulara gösterilen yakınlık, aynı bölgede yaşayan ve
Iraklılar gibi Arap ve Kürt olan Türkiye Cumhuriyeti yurttaşına
gösterilmemeli mi? Üstelik bunun için tezkere de gerekmiyor. Ulusal
çıkarsa bizim oralar ulusal çıkarın en mükemmelini temsil ediyor
olmalı. Bölgesel istikrarsa, bölge aynı istikrarsız bölge. Kaldı
ki Türkiye'den daha varsıl olan, altyapısı bizim altyapıdan daha
gelişmiş, uluslararası camianın da hatırı sayılır miktarda insanî
destek verdiği bir ülkeden söz ediyoruz. Askerî niyetlere kılıf
gibi duran bu spontane sevgi seli sonuçta iki arabesk konserle
aslına rücû edeceğe benziyor.



Diğer
yazılar için tıklayın
|
|

AVRUPA
YOLUNDA AB
EDİTÖRÜ'NDEN


AB'NİN
FAALİYETLERİ

AB YOLUNDA
KÜÇÜK BİR ARŞİV
Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|