Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






AB Editörü'nden Güncelleme: 12. 11. 2002

AKP ve AB
Seçim sonuçlarını Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) adaylığı açısından değerlendirecek olursak ilk haftanın tablosu hayli müspet ve umut verici. İş dünyası, piyasalar ve liberal kesimin AKP'ye verdikleri desteğin yanında AB ülkeleri ve yetkililerinden gelen tepkiler de olumlu. Avrupa, ilk günlerdeki "islamcı şok" benzeri ifadelerle fikr-i sabitlerini dile getirdiyse de hızla toparlandı ve meselenin dinî değil siyasî olduğunu söyler hale geldi. Dışarıda AKP'nin ne sıfatla anılacağı meselesi üzerinde dikkatle durulması gerekiyor. Müslüman Demokrat veya Muhafazakar Demokrat veya başka bir sıfat. Tanımlamada karar verip bunun terminolojiye girmesinde ısrar edilmeli.

AKP iktidarı, Avrupa'nın latan İslam fobisiyle yüzleşmesini artık zarurî kılıyor. İslamî göndergeleri olmayan başka siyasî partilerin hükûmet olduğu dönemlerde pek su yüzüne çıkmayan bu fobinin şu anki tezahürleri, Müslüman-Laik-Modern bir Türkiye'nin Avrupa ile bütünleşmesini temenni eden Avrupalı siyasî çevreleri harekete geçirmiş durumda. Böyle bir Türkiye'nin Avrupa için olduğu kadar, Batı dünyası ve tüm dünya için olan önemini bilen yabancılar artık seslerini daha gür çıkarmak zorunda. Eski Fransız Cumhurbaşkanı Giscard'ın akıldan ziyade hezeyan dolu beyanatları bir anlamda faydalı oldu. Burada ciddî ve uzun bir uğraş verilecek gibi gözüküyor. AKP'nin politikaları ve uygulamaları bu uğraşa destek veya köstek olacak.

Paradoksal olarak, tek başına hükûmet kuracak ve neredeyse üçte iki çoğunluğa sahip olan AKP bu sayede en az desteğe ihtiyacı var gibi görünüyorsa da aslında teknik ve siyasî nedenlerden ötürü en fazla -AKP dışı -desteğe ihtiyacı olan parti. Teknik olarak partinin AB konusunda desteğe ihtiyacı var. Konuya vakıf eski siyasîler ve uzmanların, şimdiye dek bu işlerle pek uğraşmamış ve aynı zamanda bu işlere uzak kalmaları tercih edilmiş AKP kadrolarına, bürokrasiyle birlikte destek vermeleri faydalı olur. Zira AB hepimizin meselesi ve AB'ye hazırlıkta son üç yılı neredeyse tamamen heba etmiş olan Türkiye'nin artık kaybedecek bir saniyesi dahi yok. Bugünlerde sivil toplum kuruluşlarıyla Ankara'da yapılan AB ve dış politika ağırlıklı toplantılar son derece isabetli.

Siyasî olarak AKP'nin desteğe olan ihtiyacı bu partinin belli siyasî görüşlerce "rejim düşmanı" olarak algılanmasıyla alakalı. Muhalefetteki CHP'nin AB politikası üzerinden AKP'ye verdiği destek, iktidarın meşruiyetini güçlendiriyor. Üstelik bu sayede AB adayı Türkiye'de, diğer adaylarda başından beri olduğu gibi, müstakbel üyelik, ilk kez "ulusal politika" haline geliyor. Diğer taraftan, farklı saiklerle de olsa, parti içinde ve seçmen tabanında bu böyle algılanmasa da Türkiye'nin değişimini artık ister istemez AKP temsil ediyor. AKP seçmeninin dışında başta liberal kanat olmak üzere toplumdan gelen destek bunun en açık ifadesi. Bu durumda da statükoculara karşı değişimi talep ve temenni eden tüm kesimlerin AKP'ye açtıkları kredi iktidarın meşruiyetini güçlendiriyor. Bu desteğin sürmesi tamamen uygulanacak politikalara ve bunların ne derece cesur olacaklarına bağlı. Statükocu çevrelerin her konuda açık veya dolaylı tehditleri karşısında "devlete yakın dururum ve kimseleri ürkütmem" tavrı bu desteğin hızla geri çekilmesine yol açar.

AKP liderinin AB ülkeleri siyasî karar mercileriyle 13 Aralık Kopenhag Zirvesi öncesinde görüşme niyetinde olduğunu bildirmesi Türkiye'nin AB perspektifi açısından olduğu kadar, seçim kampanyası esnasında pek AB'den söz etmemiş olan bir partinin yeni açılımı olarak da isabetli. Ancak burada zaman faktörü göz önüne alındığında İtalya, İspanya ve Yunanistan ziyaretlerinin dışında diğer ülke yöneticilerinden randevu almak çok çetin görünüyor. Bunun bir çaresi 9-10 Aralık da Genel İşler Konseyi'nin olağan toplantısı nedeniyle bir araya gelecek olan 15 ülke dışişleri bakanlarıyla bu toplantıda gündem dışı olarak görüşmek olabilir. Dar zamanı göz önünde tutarak, AB kurumlarına yönelik en olabilecek girişim ise Avrupa Parlamentosu'nun iki hafta sonraki genişleme konulu toplantısına aday ülkelerden çağrılı olan Karma Parlamento Komisyonları parlamenterleri arasında Türkiye'den katılacak olan yeni 12 parlamenterin biran evvel seçilerek katılımlarının sağlanması olabilir.

Gerek AB kurumları ve ülkeleriyle olan ilişkilerde olsun, gerek topluma yönelik demokratik reformlarda olsun AKP hükûmetinin vereceği en önemli sınav uygulamada ve en canalıcısı uygulamanın kapsamında olacak. Bugüne kadar, "islamcı" diye adlandırılan siyasî görüşlerin temsilcileri özgürlükleri daima kendi lehlerine ve maruz kaldıkları engellere karşı savundular. Bugün dahi bazı AKP yöneticileri, özgürlük denince "başörtüsü" ve "siyasî yasaklar"ın ötesine geçemiyor. Tabir yerinde ise "sadece kendine müslüman"lık gibi bir tavır. Dolayısıyla temel hak ve özgürlüklerin önündeki tüm engellerin kaldırılmasına yönelik somut icraat, örneğin DEP'li milletvekillerinin yeniden yargılanmaları gibi çok anlamlı olabilecek uygulamalar, genel beyanatlardan çok daha etkin olacaktır. Eğer AKP iktidarı diğerkamlık veya empatiyi temel alan bir yaklaşım sergileyebilirse diğer "mazlumların" güvenini kazanır, AB kıstaslarını böylelikle yerine getirir, ülkenin önünü açar, orta sağa ve ülke idaresine kalıcı bir şekilde yerleşir.

Yeni ortamda sivil topluma yeni görevler düşüyor. 13 Aralık Cuma günü Kopenhag Zirvesi'nde 15 hükûmet ve devlet başkanı muhtemelen Türkiye'ye şartlı bir perspektif verecek. İlerleme raporunda belirtilen ve ayrıca hepimizin bildiği eksikliklerin tamamlanması koşuluyla 2003 yılının ilk yarısında diğer aday ülkelerle olduğu gibi Türkiye ile de müzakere süreci hazırlık süreci ile beraber yürütülmeye başlanacak. Bu zaman zarfında -ve şimdiden- gerçekleşecek olan icraatlar hem toplum hem AB'li karar vericiler için iktidarın değişim ve AB üyeliği konusundaki iradesinin kanıtlarını teşkil edecek. Sivil toplum kuruluşlarının yeni dönemde icraatları yakın takibe almaları, birebir izlemeleri, diğer taraftan da bilgilendirme işlevini kamu ile birlikte yerine getirmeleri gerekiyor. Bu amaçla AB ile ilgili çalışmalar yapan bir avuç vakıf ve derneğin, tekrarı engellemek, eldeki az imkanı en iyi şekilde değerlendirmek ve kuruluşların uzmanlık alanları çerçevesinde işbölümünü gerçekleştirmek amacıyla, her kuruluşun kimliğini koruyan esnek bir çatı altında bir araya gelmeleri yararlı olacaktır.

3 Kasım sonrasında, ülkenin tek çıkar yolu olan "AB dinamiği sayesinde değişim" AKP'nin de tek çıkar yolu gibi duruyor. Bu ortak kader, umalım en iyi şekilde değerlendirilsin. Zira AB uyumunda değişim karşıtlarına verilecek her taviz hazırlık sürecini geç bıraktıracak, üyeliği zora sokacak ve toplumun AB dinamiğinden mahrum kalmasına sebep olacak. İMF ilişkisinin çok ufak rötuşlarla devam edeceğini varsayarsak ve İMF programının toplumsal bedelinin, tıpkı diğer adaylarda yapıldığı gibi, AB uyumu sayesinde dengelenmesi zaruretini hatırlarsak AB konusundaki en küçük geri adım sonuçta İMF programını zora sokabilir ve hükûmeti tehlikeli popülist çarelere mecbur bırakabilir. Bunun da kimseye kalıcı yararı olmaz.


Dr. Cengiz Aktar
Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi,
AB Genişleme Süreci Uzmanı



Diğer yazılar için tıklayın


AVRUPA YOLUNDA
AB EDİTÖRÜ'NDEN




AB'NİN FAALİYETLERİ

AB YOLUNDA
KÜÇÜK BİR ARŞİV


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla