Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Cengiz Aktar
ab@minidev.com
AB Editörü'nden


Güncelleme: 26. 10. 2007
   


‘Bana hektar değil, komşu lâzım’

Bu sözler tarım sübvansiyonunu kontrol etmek üzere çiftliğine gelen AB’li kayıt memuruna bir Fransız çiftçisinin yakınması. Sanayi devriminden bu yana Avrupa’nın yokolan tarım nüfusunun, boşalan kırsalının, şişen kentlerinin veciz ve acıklı bir ifadesi. Ancak eğer bu kafayla gidersek memleketin on yıla kalmadan içinde bulunacağı durum da bu.

Hafta sonu Bahçeşehir Üniversitesi’nde ‘Türk tarımının dönüşümünde organik tarım seçeneği’ adlı 1. Organik Tarım Kongresi toplandı. Daha önce farklı kentlerde benzer çalışmalar yapıldı. Bu kongrenin farkı sadece akademik dünyayı değil, organik tarımla haşır neşir olan üreticiyi, tüketiciyi, gönüllü toplum kuruluşlarını, bürokrasiyi, uluslararası kuruluşları ve dünyamızın gidişatından endişeli vatandaşı bir araya getirmekti. İki gün boyunca ikiyüzellinin üstünde katılımcı interaktif bir ortamda deneyimlerini, kaygılarını, çözüm önerilerini paylaştı. Antalya, Bursa, Erzurum, İzmir, Konya, Samsun tarım fakültelerinden akademisyenler, Bulgaristan, Hollanda, İsrail, İngiltere, Japonya, Polonya, Romanya’dan ve diğer yanda Avrupa Komisyonu, Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası’ndan uzmanların sunduğu 44 tebliğde bu tarım biçiminin dünyamızın bekâsı, kırsal kalkınma, istihdam yaratma, katma değer yaratma açılarından önemi uzun uzadıya tartışıldı. Kurumsal ve akademik yetersizlikler, genetik değişikliğe uğramış tohumlar gibi etkenler detaylandırıldı, çözümler arandı.

Açış konuşmasını yapan Tarım Bakanı Mehdi Eker’in ‘herşey aslına rücu eder’ diyerek dünyamızın vahim gidişatını ve çözüm arayışlarını tasvir eden ifadesi toplantının hatırlarda kalan veciz sözlerinden biriydi.

Doğru bilinen yanlışlar

‘Tarım geri, iptidaî bir faaliyettir. İllâki yapılacaksa yoğun bir biçimde ve insansız yapılmalıdır.’ ‘Hava, su ve toprak ise sonsuzdur. Tepe tepe kullanılabilir.’ İklimsel açıdan içinde bulunduğumuz adêta kıyamet öncesi ortam bu iki temel yanlışın bir anlama ifşası. Organik ve doğa dostu tarım biçimleri bu iki yanlıştan kurtuluşun en değerli çarelerinden biri. İnsan emeği dahil girdiyi emel alan bu tarımsal faaliyet sadece rekabetçi piyasaya tabi ve dünyanın sonunu hazırlamakta olan üretim, tüketim, kısaca varolma biçiminin panzehirlerinden biri. Değerlendirmesini bilen için elbette.

AB’nin paradoksu

Avrupa ülkeleri sanayi devrimi sonrasında kaybettikleri kırsal yaşam sanatını yeniden keşfetmek için epeyidir arayış içerisinde. Zaten bizim buralar da dahil o değişimi daha tam anlamıyla geçirmemiş olan memleketlere duydukları ilginin nedeni biraz da bu arayış değil mi? Arayış, iklim değişikliğinin getirdiği kaygılarla son zamanlarda ayyuka çıkmış durumda. İşte bu çerçevede AB hızla üretim ve tüketim modellerini gözden geçiriyor. Organik tarım, biyoçeşitlilik, kırsal yaşam bu arayışların temeltaşları. Çevre bilinci tarıma ve kırsala verilen malî desteklerin artık neredeyse tek kıstası olma yolunda. Yüzyıllardır birikmiş kirlilikten ve tarımı her anlamda dümdüz etmiş üretim metodları ile tarım lobilerinden kurtulmak elbette kolay değil, ama yön belli.

Halbuki AB’ye üye olma yolunda olan ülkelerde yapılması gereken uyum çalışmaları tarımda tamamen AB’nin şu sırada kurtulmak istediği paradigmadan esinleniyor. AB bir yanda savaş sonrasında kurduğu ve o zamanların koşullarına binaen düşünülen aşırı prodüktivist ‘yeşil devrim’ yaklaşımını terketmeye ve sonuçlarından kurtulmaya çalışıyor. Diğer yanda Polonya ve Romanya örneklerinde açıkça görüldüğü gibi üye olacak ülkelere o yaklaşımın sonuçlarından olan kırsal nüfusun azaltılmasını ve salt rekabetçi mantığı dayatıyor.

Burada yapılacak iş belli. Türkiye biyoçeşitlilik ve tarımsal hafıza anlamında eşsiz bir hazinenin üstünde oturuyor. Çin ve Hindistan tekstilde veya başka sanayilerde belini büker ama tarımda değil. Halbuki tarımı ve kırsalı, bu zenginliğe rağmen gelişmiş ülkelere körü körüne özenmek ve onların yaptıkları tüm yanlışları tekrar etmek anlamına gelen politikalar sonucu yokoluyor. Ancak Türkiye’nin kırsal nüfusunun azalmasına hiçbir durumda tahammülü yok. Temel ilke herşeyden önce o nüfüsu kırsalda yaşatacak bir politika benimsemek olmalı. Organik tarım, doğa dostu ve çevre bilinciyle üretim ile kırsal kalkınma bu politikanın köşe taşları. AB’yi de, Türk tarımına olan yaklaşımını bu politika doğrultusunda yeniden değerlendirmeye iknâ etmek gerekiyor.

Tebliğler www.organik.bahcesehir.edu.tr sitesinde yayımlanacak. Sonuçları bir yayın haline gelecek. Konuşma ve katkılar TRT’nin özel programlarında işlenecek ve böylece çiftçiye ulaştırılacak. Tüm katılımcılar paydaşları bir araya getiren bu çeşit toplantıların sıklıkla yapılmasını temenni ederken sadece organik tarımın değil, tarımın hak ettiği yere geri gelmesini de dile getiriyorlardı.

CENGİZ AKTAR-Vatan

Bu yazı Vatan Gazetesi'nde de yayınlanmıştır.

 
Cengiz Aktar
Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi



Diğer yazıları için tıklayın

AB YOLUNDA
Küçük bir Arşiv

 

 

AVRUPA YOLUNDA
AB EDİTÖRÜ'NDEN




AB'NİN FAALİYETLERİ

ULUSAL PROGRAM

TÜRKİYE İÇİN
KATILIM ORTAKLIĞI

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla