Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Cengiz Aktar
ab@minidev.com
AB Editörü'nden


Güncelleme: 17. 10. 2007
   


Rakamlar ve masallarla Türkiye

Ceza Kanunu’nun 1 Haziran 2005’te yürürlüğe girmesinden bu yana 301 konuşuyoruz. Eskiden 159 ve 312 konuşurduk. Bir nevî ‘rakamlarla Türkiye’. Hukukçular TCK’da 301 gibi düşünce özgürlüğü düşmanı toplam 26 madde saptamışlar. Devletlilerin iddiasının aksine 301’den 2005’te 29, 2006’da 72 yargılandı. 2007 rakamlarını sabırla bekliyoruz.

Bizde rakam çok: 58.000’lerde dolaşan borsa, 1.20’lerde sürünen dolar ve 10.000 dolarlara çıkacak ve her derde deva olacak adam başı millî gelir. Bu rakamlarla ilgilenenler umumiyetle öncekilerle pek ilgilenmiyor. AKP hükümetleri bu grupta. Parayla saadet partisi...

Daha başka rakamlar da var: ABD Kongresi komisyonunda 27 oya karşı 21oyla kabûl edilen 1915 ile alakalı 106 numaralı karar tasarısı, Irak sınırına yığılmış 150.000 asker, şehit olan ve şehit olmayan sayısız cenaze...

853 kere ‘301 değişecek’

Ama dönelim en meşhur rakam, 301’e. Hani Dışişleri bakanının 404 olarak tanımladığı 301’e. Bir hükümet yetkilisi ilk defa ne vakit “301 değişecek” demiş ve bu ifade ne kadar telaffuz edilmiş? Üşenmedim Google’da araştırdım. Neticeler şöyle: ‘301 değişebilir’ için yaklaşık 443 sonuç, ama ‘301 değişecek’ için 853 sonuç. ‘301 kaldırılacak’ içinse sadece 9 sonuç geliyor ve hepsi 301’in kaldırılması olasılığı sonucunda endişelerini dile getiren millîler.

Konu ilk kez 12 Nisan 2006’da 9. sözde reform paketi vasıtasıyla gündeme taşınmış. Dışişleri Bakanı Gül 301 için ‘düşüncesini ifade ettiği için hiç kimse hapishanelerde değil. Şu anda yasa değişikliğine ihtiyaç yok’ demiş. Ustaca ifadeler. Tıpkı Cumhurbaşkanı sıfatıyla geçende Avrupa Konseyi’nde sarfettikleri gibi. Hapiste kimse olmayabilir. Birinin girmeye vakti olmadı zira vuruldu, diğerleri ise ya yargılanıyor, ya da mahkûmiyetleri temyizde.

2006 sonbaharında 301 duruşmalarında yaşanan kepazelikler esnasında Erdoğan dışarda, Çiçek içerde daha keskin dil kullanmışlar. 4 Ekim 2006’da İngiliz Guardian gazetesi hükümete dayandırdığı haberinde müjdeyi vermiş: ‘301 ay sonunda değişebilir’. Aynı gün müzakerelerin ilk yılı için Ankara’da bulunan AB’li Olli Rehn Türkiye’yi 301 nedeniyle ifade özgürlüğü konusunda uyarmış, Erdoğan da bu maddede değişiklik beklediğini ifade etmiş. Tam bir yıl önce.

Zamanın Adalet Bakanı Çiçek ise 4 Kasım 2006’da : ‘301. madde değişmez değil, değişebilir, zaten yedi kez değişmiş. Yanımızda kimlik taşır gibi kocaman dosya taşıyoruz’ buyurmuş. Gazeteciler Federasyonu toplantısında konuşan Çiçek İlerleme Raporu’nda, ‘Türkiye’nin şunu (!) bunu eksik’ diye sizi rahatsız eden birtakım unsurların önemli bir kısmının Türkiye’den servis yapıldığını çok net biliyoruz’ demeyi de ihmal etmemiş. Şimdinin ‘Reformlardan Sorumlu Başbakan Yardımcısı’ bu yılki rapora bakalım ne diyecek.

Sonra seçim dönemi geldi, 301 zamanı değil dendi. Şimdi de anayasa dönemi başladı ve AKP artık topyekûn demokratikleşme gerçekleşeceğinden yeni anayasayı bekleme gereğini dile getiriyor. Bu esnada Agos editörleri için olduğu gibi mahkûmiyetler berdevam.

Esasen AKP TCK’da özgürlükleri kısıtlayan maddelerin değiştirilmesi veya kaldırılması konusunda başından beri niyetli değil, bilakis. Fikrini değiştirmesi için, 301’den cezalandırılarak hedef haline gelen Hrant Dink’in infazı bile yetmedi. Zira teşhisi, toplumun ezici çoğunluğunun ‘en geniş ifade özgürlüğü’ diye bir talebi olmadığı yönünde. Bu bağlamda dinin kamusal alandaki yeriyle alâkalı değişiklerle yetinileceği, diğer yanda Ermeni ve Kürt meselelerindeki gelişmelerle iç ve dış politikasını milliyetçi hamaset üzerine kuran AKP’nin ifade özgürlüğünün sınırlarını genişletmek için bir tasarrufu olmayacağı açık. Seçimle gelen umudun daha 3. ayı dolmadan karamsarlığa dönüşmesinde işte bu çeşit tercihlerde bulunan siyasî iradenin aslan payı var. Yani yeni rakamlara dikkat.

CENGİZ AKTAR-Vatan

Bu yazı Vatan Gazetesi'nde de yayınlanmıştır.

 
Cengiz Aktar
Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi



Diğer yazıları için tıklayın

AB YOLUNDA
Küçük bir Arşiv

 

 

AVRUPA YOLUNDA
AB EDİTÖRÜ'NDEN




AB'NİN FAALİYETLERİ

ULUSAL PROGRAM

TÜRKİYE İÇİN
KATILIM ORTAKLIĞI

Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla